son haberler

Bayramlar Tatil Zamanları Olunca

Yayınlanma Tarihi: 8 Eylül 2017 okunma

Zeki ORDU zekiordu@hotmail.com

 

Milletçe bir bayramı daha arkada bıraktık. Ömrü olana çok bayramlar gelip geçecek.

Hep söylenir bayramlar beraberlik ve dayanışma günleridir diye. El hak doğrudur. Daha doğrusu o sözün söylendiği zamanlarda öyleydi.

Günümüzde milli ve dini diye ikiye ayırdığımız bayramların en uzunu kurban bayramı. Kimi inancından, kimi adetten, kimi gösteriş olsun diye kurban kesiyor. Biz kimsenin niyetini bilemeyiz ama bu şekilde bir tasnif eskiden beri yapılır.

Kurban kesmenin ve kurbanlıkların şartlarını yıllardır söyleyip duruyorlar. Bu hususta ilmihal bilgisi verecek değiliz. Zaten ülkemizde spordan, siyasetten ve dinden anlamayan yok gibi. Bu açıdan bir de biz ukalalık yapmayalım.

Her ne kadar kurban kesmenin ve kurbanlıkların özellikleri hakkında bilgi verilse de “niyet” hakkında bilgilendirilme yapılmasının imkanı yoktur. Çünkü kimse kimsenin içini bilemez.

Burada üzerinde durmak istediğim asıl konu bayram günlerinin uzunluğu. Bu birçok kişiyi ilgilendiriyor. Başta turizmciler olmak üzere bazı cüzdanı kalınlar ve onlara ayak uyduranlar da bu uzun süreyi tatil yaparak geçirmek istiyor. Eh buna kimse itiraz edemez. Madem o günler çalışma saatleri dışında o halde o süreyi istediği gibi kullanır.

Ramazan ve kurban bayramları önü ve arkası tatile rastlayınca birleştiriliyor ve bir yerlere ziyaret yapmak imkanı doğuyor. Artık telefonlar da görüntülü görüşebiliyoruz. Video çekip muhatabımıza yollayabiliyoruz. Yani “iletişim” denilen şey teknoloji sayesinde gelişti. Sünnet, nişan, düğün davetiyeleri bile “whatsApp” denilen sistem üzerinden yapılıyor. Mesela eli öpülen bir büyüğün fotoğrafı ana ve babaya gönderilip elini öpmüş varsayabilirsiniz.

Dualar, yemek tarifleri, gezilen ve görülen yerler, aklınıza ne gelirse bu sistem üzerinde el aleme gösterilebilir. Siz böylece bir görevi ifa etmiş olursunuz. Tatilinize de kaldığınız yerden devam edersiniz.

Özellikle Karadeniz’de fındık, yaz tatili ve kurban bayramı  bir araya gelince bir taşla birkaç kuş vurulmuş olur.

Çok eskilerden bayramlar  dayanışma günüydü. O zamanlar bayramlar herkes için aynı manaya geliyordu. Günümüzde kimine tatil, kimine dinlenme ve bazılarına da bayram olduğu için topyekûn aynı duyguları paylaşamıyoruz. Öyle olunca da bayram günleri tatil günleri ile karışıyor.

Artık büyük şehirlere dönüşler başladı. Karne tatiline kadar uzun süreli tatil yok. Karne tatilinden sonra ramazan bayramı ve yaz tatili art arda gelecek. Bu arada buluna resmi tatiller “dinlenme” amaçlı kullanılacak ve hayatımız devam edecek.

Kim bundan sonra bayramları birlik ve dayanışma günleridir diyorsa eksik söylüyor. Artık o kavram herkes için geçerli değil.

Her ne ise.

Muhataplarına:

İyi bayramlar…

İyi tatiller…

İyi dinlenmeler…

 

 

 

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Çiçekleri Soldurmayın

17 Kasım 2017 okunma
Bir taş olarak yaratılmış olmak neyi ifade eder? Bir çiçek, bir kuş olarak dünyaya gelmek mesela… Üzülüp sevinemeyen, kendi hâllerinde… Çok zaman varlıklarından bile haberdar olmadığımız… Ne hesapları var, ne umutları. Ne de hayattan bekledikleri…... Devamını Oku

Sen Yazma Önce Bana Söyle

10 Kasım 2017 okunma
Günlerden bir gün bir ilçede ilçe ile ilgili bir yazı yazmıştım.  Yazının konusu ilçenin belediye başkanından bir istekti. Üstelik maddi hiçbir külfeti yoktu. Bir yere  isim verilmesini istemiştim. Bu işin yapılması için kanuni işlemler nasıl... Devamını Oku

Mazide Kalmış İki Hatıra

3 Kasım 2017 okunma
Kimseler Görmesin Çevre dostu. Ham maddesi ağaç olan kâğıttan yapılan ve bugünkü “poşet” denilen petrol artığı çevre tahribatçısına yerini bırakana kadar insanlık tarihine hizmeti oldu. İçerisine bir şeyler konulduğunda silindirik bir hal alan ve... Devamını Oku

AYNUR’CA

27 Ekim 2017 okunma
Ne kadar ararsanız arayın evde hazırlanmış yemeğin tadını başka yerde alalamazsınız. Çünkü annelerimiz yaptığı bütün yiyecekleri bildiğimiz yemek tariflerine göre yapmaz. Şayet öyle olmuş olsaydı aynı malzemelerle yemek yapan herkes aynı lezzeti... Devamını Oku

Hatırası Yeter

20 Ekim 2017 okunma
Tavan Arası Bir evin tarihi… Geçmişin hatırası… Mazide saklanan eşya… Yazılı olmayan tarih… Tavan arası. Nasıl izah edilebilir başka. Sonra lazım olabilir zannıyla imha edilmeye kıyılamayan ama belki de hiç kullanılmayan eşyaların bulunduğu yer.... Devamını Oku

Yüzünde Göz İzi Var

13 Ekim 2017 okunma
Biz sormadan da anlarız. Biz ne izahat isteriz ne bir delil. Mademki seviyoruz, tanırız onu… En az kendimiz kadar. Biz ne kadar bizsek, sevdiklerimizde en az o kadar bizdir. Biz yâri de, ağyarı da biliriz. Tanırız… … Bir bakışı, bir nefesi çok şey söyler... Devamını Oku

Kendinden Kaçmak

6 Ekim 2017 okunma
Hasret… Kaybettiklerimiz mi bulamadıklarımız mı? Her ne kadar ‘gün bu gündür, dem bu dem’ deyip başka şey düşünme diyenler de az değil. Peki, başka şey düşünmüyorlar mı hakikaten? Düşünemiyorlar mı yoksa? Kendi kendilerine kaldıklarında zihninden... Devamını Oku

Sonbahar Esitileri

30 Eylül 2017 okunma
Sonbahar yani halk deyimiyle güz.  Kadim edebiyatımızda hazan diye geçen mevsim. Hakkında önemli yazılar yazılan iki “bahar”dan biri. Edebiyatımızda yaz ve kış mevsimleri  ilkbahar ve sonbahar kadar sık işlenmemiştir. Biz baharı sürur /neşe olarak... Devamını Oku

Küstürdüm Gônüli Güldüremedim

22 Eylül 2017 okunma
Neşet Ertaş’ın hatırasına Gönül kelimesini en güzel telaffuz eden usta… Gönül adamı… Bazı şeyler vardır ki kelimeler izah edemez. Ne kadar söylersen söyle, ne kadar yazarsan yaz bir yanı eksik bırakılır. İşte “gönül” de böyle bir kelime.... Devamını Oku

Sala

15 Eylül 2017 okunma
Şimdi “selâ” olarak bilinen cenaze ilanının; eskiden halk aksanına göre söylenişiydi. Teknolojinin tam olarak hayatımıza girmediği zamanlardı. Radyonun dışında haberleşme aracı yoktu. 1970’li yıllarda telefon sayılı hanede vardı.  Gazete bayii olan... Devamını Oku