son haberler

Döner Çeşme Meydanı Nasıl Olacak ? Ünye Döner Çeşme Meydanı Adı Nereden Geliyor?

Yayınlanma Tarihi: 2 Eylül 2016 okunma

Misafir Kalem unyetv@unyetv.net

Daha önce köşemizde yazmıştık fakat yeniden yazalım.

Osmanlı mimarisinde çok güzel bir uygulama vardır.

Deprem olayını haber vermesi amacı ile mimaride uygulanan bir sistem.

Camiler başta olmak üzere halkın kalabalık olduğu yerlerde sütunlar halinde yuvarlak mermerler madeni kalıplar ile temele bağlanıyor.

Deprem olduğu zaman bu direkler dönmeye başlıyor ve orada bulunan halk haberdar olup kaçınca depremin ölüm kaybı azaltılmış oluyor.

Ünye’deki meydan da bir çeşme ve çeşmede böyle bir sistem vardır. Yani dönen direkler.

Bu nedenle ‘’Döner direkli çeşme meydanı’’ zaman içinde kısaltılarak ‘’Döner çeşme meydanı’’ adını almıştır.

DÖNER ÇEŞME MEYDANI GEÇMİŞİ

Bu çeşme Ünye halkının daha doğrusu esnafın toplanma alanına adını vermiştir.

Bakın Sözlü Tarih çalışmalarımız da konuğumuz olan merhum Cemal Torunoğlu bu konuda neler anlatmaktadır. Ki kendisi ile görüştüğümüzde 90’lı yaşları çoktan aşmış idi.

‘’Döner çeşme meydanını Rumlar yapmış. Etrafındaki esnafın toplanma yeri olarak kullanılmış. Eskiden burada taşlar vardır ve dokunulduğunda dönüyordu. Onlar tabi hep yıkıldı, yerine benzeri yapıldı ama iyi yapamadılar tabii ki. Onun dışında esnafın toplantı yeri olarak kullanılmış.

Esnaf toplanıp Ünye ile ilgili kararlar alırmış.

İlginç ve çok demokratik bir uygulama. Isparta ve Atina gibi bir şehir devletlerinde halkın toplandığı ve şehirle ilgili kararlar aldığı Agoralar (şehir meydanı) gibi.

Ünye tarihi için çok değerli Cemal Torunoğlu ile Döner Çeşme Meydanı’na bakan Sofra Restoranda görüşüyor ve soruyoruz kendisine;

‘’Döner Çeşme Meydanı’ndaki diğer binalardan bilgi alalım sizden?’’

Anlatıyor Cemal TORUNOĞLU

‘’Karşıdaki Bayraktar’ın binasının tam üstü Rumların iş hanıydı. Dışarıdan buraya gelen yolcular burada yatardı. Altında zahire dükkânları vardı. Fındık, fasulye, mısır satılırdı. Şu diğer binada aynı şekilde idi.

CEMAL TORUNOĞLU ANLATIYOR

Üç kardeşlerindi, bunun karşı tarafı şimdi yapılan binanın yeri (şimdi ki Ünye zabıta müd. ve Ordu Büy Şeh. Bel. Geçen bina) kasaphane idi. İleri doğru (Fatsa yönünde) devam ederdi kasap dükkanları.

Burası daha çok Rumların kasaphanesiydi. Burada hiç Türk esnaf yoktu, daha sonra geldiler. Burası yine küçük bir meydan idi ama ortada ufak bir bina vardı. Burada otururlar, her şeye burada karar verirlerdi.’’

Cemal Torunoğlu’na Sofra Restoran’ı soruyoruz;

‘’Bu bina da üç kardeşindi, üç kapısı vardır. Üç kardeşin yazıhaneleri ayrı ayrı idi. Burada soya, kendir, fasulye, fındık… hepsi satılırdı. Halktan onları alırlardı, alınan mallar gemi ile Avrupa’ya gönderilirdi.

Bu bina çok güzel bir bina hiç bozulma yok. Çok sağlam Rum binası. Depremde hiçbir şey (1939 Erzincan depremi, halk arasındaki deyim ile Arz-ı Ekrem –(Büyük deprem) olmadı.

Döner çeşmede, daha sonra farklı iş yerleri de açılıyor bunlardan en ünlüsü 6. Durak.

Bugün etrafında 3 tarihi bina ile zaten tarihi zenginliği olan küçük bir meydan fakat kent sosyolojisinde derinliği çok.

ŞİMDİ NASIL DÜZENLENCEK?

‘’ Meydan teknik sorunları nedeni ile elden geçiriliyor. Eskisinden daha güzel olacak’’ deniliyor. Tabi ki yenilenen her şey daha güzel olur.

Öncelikle OBB’ye geçen eski zabıta binası benim kanaatimce tıpkı OBB binası gibi (iç ve dış restorasyondan sonra) olacak.

Ben binayı çok beğendim. Osmanlı Mimarisi gibi sade, vakur bir havası var. Alt katı sergi salonu ve gayet güzel. OBB önündeki alanı ise ilk gördüğümde ‘’çok beton, beton çölü gibi’’ diye düşünmüştüm.

Ünye Döner Çeşme Meydanı’na da aynısı yapılacak.

Döner Çeşme Meydanı bize çok ama çok samimi geliyordu. Çünkü yaşanmışlığımız var. Aslında son düzenleme ile gerçek anlamda bir meydan değil de birçok özelliğin sığdırıldığı ya da sıkıştırıldığı ‘’küçük bir alan’’ gibiydi.

AHH MÜMKÜN OLSA DA ESKİ HALİ İLE DÜZENLENSE

Ütopya değil bu fikir fakat tabii ki çok zor. Düşünebiliyor musunuz, turist (yerli-yabancı) kaynayan bir Ünye meydanında kendi ürettiğimiz organik ürünlerin satıldığı NOSTALJİK BİR MEYDAN.

Kasaplar ne olacak? Demeyin. Ünye’de çok lezzetli sucuklar yapılırmış. İşkembe, sakatatlar bugün beslenme uzmanlarının gözdesi.

Fındık satış noktalarımız yok turistik.

‘’Akkuş fasulyesi nereden bulabiliriz?’’ diye soruyor insanlar.

  1. Durak gibi çok cici bir kafe hizmeti veriliyor zaten meydanda.

O iki çöp teşkilatından kurtarıp bol çiçekli balkonları, yerden ışıklandırma ve natürel zemin malzemeleri ve birkaç doğal aksesuarla tabii ki eskisinden çok çok daha güzel olur o meydan.

Ordu’daki meydanda ‘’Akıllı Bisiklet İstasyonları’’ projeleri var. Bizde de olmasını çok önemsiyoruz.

Havuzların temizliği zabıtalara zor geliyormuş. Tamam, havuz da olmasın. ‘’Döner sütunlu çeşme’’ mutlaka olacakmış.’’ Lütfen, lütfen aslına uygun olsun. (fotoğrafları var elde)

Ağaçlara gelince ‘’zemine zarar veriyormuş kökleri’’ öyle söyleniyor dezavantajları yok kökleri zemine zarar vermeyen ağaçlarda var. Hem kaç yıl sonra zarar verecek. Yolların garantisi 20-25 yıl zaten.

Meydanlarda sadelik çok önemlidir. Estetik en önemlisidir. Teknik tabii ki. Peki, sosyolojik özellik. Ya tarihi özellik. Ağaç olmasa da olur. Ancak Ünye kent merkezi o kadar beton çölü haline geldi ki.

Dört mevsimin yaşandığı ülkemizde bize mevsimleri hatırlatan ağaçlar istiyoruz kentimizde,  “MEYDAN DEYİP GEÇEMİYORUZ, SİZDE GEÇMEYİNİZ LÜTFEN’”

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Kaç Yaşında Evlenmeliyiz?

18 Mayıs 2018 okunma
Bu soru 22 yaşında evlenen biri olarak bana sorulduğunda kesin ve net cevabım 20-25 yaş aralığında evlenmek olur. Bazıları bu yaş üniversite yaşı, kariyer yaşı dese de çevremden ve kendimden tecrübem fikrimin değişmemesini sağladı. İnsan 20-25 yaşında... Devamını Oku

Bir Kış Daha Döndü Yaza

11 Mayıs 2018 okunma
Mevsimle birlikte yeşerdi yapraklar. Geçen yazdan kim bilir kaç yaprak yeşeremedi bu baharda ama yeni mevsim ile yeni dünyalar oluştu her tarafta. Ayrılmak zor, hem de çok zor. Dün yanında olanın bugün sıcaklığını hissedememek! Yeni sıcak kalp atışları... Devamını Oku

Şimdi Köyün Tam Sırası!

4 Mayıs 2018 okunma
Hemen herkesin sıkça karşılaştığı sorudur; Köyün neresi? Eskiden daha neşeli, daha kalabalık olsa da şimdiler de köyde parmakla sayılacak kadar insan yaşıyor. Nedeni ile ilgili çeşitli yorumlar yapabiliriz ama bence, şimdi tam sırası köyde vakit... Devamını Oku

Ünye’ye Yunusca Bakış

27 Nisan 2018 okunma
Yeşil ve mavinin yakıştığı bir başka yer düşünüyorum, düşünüyorum ama bulamıyorum. O zaman Ünye’yi anlatmaya devam ediyorum. İlk yazım ile ilgili güzel dilek ve temennileriniz için teşekkür ediyorum. Dedim ya ilk yazımda, Ünye ile başlamayan bir... Devamını Oku

İskele’den Çakırtepe’ye Ünye

20 Nisan 2018 okunma
Kainat Oku-mak ile başlayıp yazmak ile devam ediyor. Bir kelam etmek gerekir yaşadığımız yere, yaşadığımız ülkeye, yaşadığımız insanlığa ve yaşadığımız dünyaya. Merhaba yazımın ulaştığı her zümreye. Gazetecilik mesleğinde yazmak çok zordur.... Devamını Oku

Hata Bizim Suç Bizim

2 Haziran 2017 okunma
Okullar, eğitmenler çoğaldı ama “Neden yeni nesil çok bozuldu?” diye yakınılıyor. Her mahallede kuran kursları açıldı ama elinde Kur’an ile evine dönen teyzeler halen daha dedikodu yapıyor? Camii cemaati çoğaldı ama camileri dolduran bu amcalar ve dedeler... Devamını Oku

BEN MUHAFAZAKÂR DEĞİLİM

5 Mayıs 2017 okunma
Muhafazakâr Ramazan ayında oruç tutmayanı kınıyor; Kadir Gecesi’nde, cuma gününe de faiz yiyenlere karşı aynı tepkiyi vermiyorsa ben muhafazakâr değilim… Ramazan orucunu farz kılan Allah; faizi de haram kılmıştır iki emirde aynıdır. Eğer muhafazakâr... Devamını Oku

Heves

7 Nisan 2017 okunma
Kitaplar  konuşur  da  çoğu  kişi  duyamaz  sesini. İnsanlar  genelde  günlük  işlerini  yaparlar.  Geriye  kalan  boş  vakitlerinde  ise  genelde  keyif  veren  geçici  zevklere  verirler  kendilerini.  Son  zamanlarda  özellikle  sanal ... Devamını Oku

Hangi Yön (Karar Doğru)?

24 Mart 2017 okunma
Bundan on sene önce düşüncelerimden dönmem belki de imkânsızdı, şimdi ise zamanın verdiği tecrübe ile düşünüp araştırmayı öyle karar vermeyi tercih ediyorum. Napolyon diyor ya “Çok düşünen kararsızdır” işte bugünlerde bende tam bunu... Devamını Oku

Zincir-Gökyüzü

11 Mart 2017 okunma
Zincir adını duyunca kiminin aklına güzel bir kolye, kiminin ise tutsaklık gelir. Suç işleyenlerin ceza nedeniyle tutsak edilmesini anlarım da; sizin hayatınızı yönlendirmek için düşüncelerinize, doğrularınıza, ideallerinize, hatta “içinizdeki çocuğa”... Devamını Oku