son haberler

Fetöcü Siyasetçileri de Alın İçerideki Garibanları Salın

Yayınlanma Tarihi: 23 Eylül 2016 okunma

Şakir GÜREL sakirgurel@hotmail.com

Fetöcü teröristlerin 15 Temmuz darbe girişimini, Ankara’da tüm acımasızlığı ile hisseden, yaşayanlardanım.

Aradan 2 ayı aşkın bir süre geçti.

28 Şubat Sürecini de yaşayan, o dönemde telafisi imkansız mağduriyetler yaşamış biri olarak, bu 2 aylık süreci bir nevi gözlemledim, gözlemliyorum.

 

En sonda yazacağımı baştan söyleyeyim;

Avrupa yakasında da, Anadolu yakasında da herşey aynı, değişen birşey yok. Eski tas, eski hamam. İktidar veya muhalefetteki etkin siyasi figürler aynı, yerel yöneticiler aynı, il ve ilçe başkanları aynı, devlet medyasında etkin olanlar aynı.

Genelde bunlara dokunulmuyor, dokunulmak istenmiyor veya dokunulamıyor mu?

Şimdilik bize muamma.

 

Aynı olmayan, farklı olan şeyler yok mu?

Var elbette…

Şu anda içeride yatan çoğu garip, sahipsiz, safiyane duygularla ve ibadet aşkı ile Fetöye destek olmuş, kandırılmış sıradan insanlar, esnaflar, memurlar.

İçeridekilerin hepsi mi böyle?

Değil elbet…

Hatta İçeride olanların kahır ekseriyeti cezayı fazlasıyla haketmiş isimler de olabilir. Lakin bir suçsuzu, bir günahsızı boş yere içeride tutmak, ona lazım olan adaleti geciktirmek, üstelik bunu devlet eliyle yapmak, 28 Şubatı yaşayan ve bilen biri olarak söylüyorum, zulmün en büyüğüdür.

Meseleyi şahsileştirmemek adına bendenize anlatılan mağduriyetleri , benim bizzat tanıdığım, masumiyetlerine şahitlik edeceğim resmi-gayri resmi isimleri burada zikretmeden söylüyorum; Bundan daha büyük zulüm ise haksız yere Fetöcü damgası ile yaftalanmış, hapse atılmış mağdurların karşısında, Fetöcü oldukları ayan-beyan olan her kademede etkin siyasi figürlere dokunulmaması, dokunulmak istenmemesi veya dokunulamamasıdır. Şimdiye kadar Fetöcülükten içeriye alınanların bu cezayı, uygulamayı fazlasıyla haketmiş olsalar bile Fetöcü siyasilere dokunulmaması ya da mış gibi yapılıyor olması da devlete, millete zulümdür, daha önemlisi ihanettir. Bunun kamu vicdanında da bir izahı yoktur.

 

Siyasilere dokunulmaması bir strateji gereğiyse, siyaset kurumunun bir nevi çökmemesi için tedbirli davranılıyorsa, bunu bir şartla anlamak ve kabullenmek mümkün olabilir. Bu şart; bir erken yerel ve genel seçimdir. Erken seçimden kasıt normal süresinden bir kaç ay önce değil, bugünden itibaren birkaç ay sonrasında bir erken seçim…

Yoksa Fetöcüler yakında Fetöcü olmayanları, Fetöcü diye siyasetten tasfiyeye başlayacaklar. Bunun işaretlerini de ” Siyasilere dokunulsun-dokunulmasın” yazıları, tartışmaları ile vermeye başladılar bile.

Gelecek sayıda , 28 Şubat zulmü, Devletteki ehliyetsiz, liyakatsız ve sadakatsizliği konu edeceğim yazımda buluşmak dileği ile…

 

 

 

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Sayın Bakana Bir Öneri; “Fetöcülere Biraz Daha Dikkat”

30 Eylül 2016 okunma
Geçen Sayıdaki yazımı bitirirken, bu yazımda 28 Şubat zulmü, Devletteki ehliyetsiz, liyakatsiz ve sadakatsizliği konu edeceğimi yazmıştım. Bu konuya gelecek sayılarda yine değineceğim. Lakin gündemin akışı içerisinde şimdi FETÖCÜLERin mağduriyet... Devamını Oku

Ahmet Hakan’a Yapılan Saldırı Basın Özgürlüğüne Yapılmıştır…

1 Ekim 2015 okunma
Yeni ünlenmeye başladığı yıllardı. Milli Görüş sahibi insanların bağışları ile kurulan Kanal 7 Televizyonu’nda Haber Müdürlüğü ve Anahaber Spikerliği yapıyor, İskele-Sancak programını sunuyordu. İyi bir gazeteci ve başarılı bir televizyoncuydu.... Devamını Oku