son haberler

Futbolun ABALILARI, Hakemlerimiz…

Yayınlanma Tarihi: 10 Ağustos 2015 okunma

Muhammet KIŞLA heredots@gmail.com

Futbolun papyonluları kulüp başkanları ve hemen yanında bulunan yöneticileri, kravatlıları ise teknik sorumlularıdır. Eşofmanlıları antrenörler ise şortluları piyasası her zaman olan futbolculardır. Formalıları ise artık dünyaca tanınmış, futbola damga vurmuş işte geçmişte Maradona gibi şimdilerde Messi gibi, Ronaldo gibi ve bizim Arda Turan gibi artık marka oyunculardır. Futbolun bir de kramponları vardır ki, asıl savaşçılar bunlardır. Her takımda savaşan cephenin en önünde olmasına rağmen hep şortlularla formalıların gölgesinde kalan isimsiz yıldızlardır.

Peki futbolun papyonluları, kravatlıları, formalıları, şortluları, kramponluları olur da ABALILARI olmaz mı? Peki kimdir bu ABALILAR?

Hakemlerdir, tabii ki! Futbolun en kolay fatura kesilenleri, vurun abalıya misali kulüp idarecilerinin, teknik adamların, futbolcuların olası bir maraziyetini vurun abalıya misali fatura ettikleri kesim. Dahası tribünlerin en keskin müdavimlerinin, ağzı leş kokanlarının galiz küfürlerine maruz kalan ABALILAR sahanın ortasında en savunmasız olanları hakemlerimiz. Bazen arı kovanına çomak sokulmuş misaline eş değer kaçarken peşinden küfürlerle, yumruk ve tekmelerle kovalanan, yere yatırılıp çiğnenen, şerefi sorgulanan, anasına, eşine, yedi ceddine kadar küfredilen, kafasına bozuk para çakmak atılan, kaçacak, sığınacak yeri olmayan ABALILAR yara bere içinde futbola hizmet etmeye çalışan içimizden birileri. Futbolcular kadar antrenman yaparlar ya, niye dersiniz? Saha içerisinde olası bir saldırı anında 100 metre yarışçılarına rahmet okutarak kaçmak için diyesim geliyor. Hem de öyle böyle bir kaçış değil, sağından solundan, önünden arkasından, her istikametten gelecek saldırıları radara yakalanmayan hayalet uçaklar marifetiyle bertaraf etmek için.

ABALILAR dedim ya, hakemlerimiz, hastanelerin acil servislerinde hasta yakınlarının saldırılarına maruz kalan sağlık çalışanlarımızdan, okulunda, hatta sınıfında öğrencilerinin gözü önünde velilerin tekme tokat, bıçak ve hatta silahlı saldırılarına maruz kalan öğretmenlerimizden bir farkları yoktur. Herkes hata yapar, abalılarımız da hata yapacak. Ancak herkesin 90 dakika boyunca yaptığı onlarca hatayı en sonunda yanlış düdük çalan, hatalı bayrak kaldıran hakeme fatura etmesi gayri ahlakidir ve insani bir tutum değildir.

Cüneyt Çakır, Şampiyonlar Ligi finali yönetti. Göğsümüz kabarmadı mı! Elbette kabardı. Demek ki bir hakem yetiştirmek, Şampiyonlar Ligi veya Dünya Kupası finali yönetmek milletçe bizleri mutlu etmeye yetiyor. Bugün Cüneyt Çakır hocamızın Türk Hakemliğini getirdiği nokta Arda Turan’ın çocukluk rüyasını gerçekleştirerek Dünya Kulübü Barcelona’ya transfer olmasından daha az önem arz etmez.

Abalılarımız, hakemlerimiz için Ordu’da yıllar süren bir devrin sona ermesiyle Hakan Gültepe başkanlığında yeni bir dönemin kapısını açtı. Merkez Hakem Kurulu Başkanlığı’na getirilen Kuddusi Müftüoğlu ve ekibinin yaptığı bu atamayı Ordu hakemliği için bir milat olarak değerlendiriyorum. Ordu hakemlerimizin futbolculuk dönemim ve sonrasını kapsayan yaklaşık 15 yıllık süreçte hangi aşamalardan geçtiğini de iyi biliyorum. Niyetim birilerini suçlamak değil, herkesin kendi anlayışına göre hizmetleri olmuştur. Ama, Ali Aydın’dan sonra onun yerini alabilecek en az 3-5 hakemimiz vardı ki göz göre göre harcandılar desem yeridir. Bunun sebebi şudur veya budur demiyorum. Ben sadece var olan potansiyelin neden harcanmış olduğunu sorguluyorum. Bunun mutlaka sebepleri vardır, bilenler biliyordur.

Hakan Gültepe başkanlığında yeni İl Hakem Kurulu’na başarılar diliyorum. Önlerinde zaman var, ama gerek hakemlerimizin eğitimi, gerek de üst klasmanlara yükselmeleri için önemli çabaları olacak. Bu anlamda sorumlulukları da çok büyük. Allah yardımcıları olsun.

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Yeniden Ünyespor

4 Temmuz 2015