son haberler

Son Devir Ünyeli Osmanlı Ulemâsı – I

Yayınlanma Tarihi: 30 Eylül 2017 okunma

M. Ufuk MİSTEPE mistepe@gmail.com

Osmanlı’da hukukçu, öğretim üyesi ve din adamlarının oluşturduğu zümreye ULEMÂ (Âlimler) denilmekteydi. Buyurdular ki: Sôfiyyenin işi görmek, ulemânın işi ise bilmektir. Fukâra (tasavvuf ehli) işleri Hak’tan görür, ulemâ Hak’tan bilir.

Osmanlı Ulemâsı hakkında derli toplu bir çalışmayı 1981 yılında Sadık ALBAYRAKSon Devir Osmanlı Ulemâsı” adlı eserinde Medrese ve Millî Gazete Yayınları arasında beş cilt olarak yayımlamıştı. Eserdeki Ünyeli Osmanlı Ulemâsı’nı sizlere aktarmaya çalışacağım. Aynı konuda bir diğer çalışmayı da Ünyeli Araştırmacı ve Yazar İrfan DAĞDELEN daha sonra “Sicill-i Ahval Defterlerinde Ünye Doğumlu Osmanlı Devlet Adamları” adlı 160 sayfalık eserinde 2004 yılında Ünyeliler Derneği Yayınları arasında yayımlamıştı.

Ünye doğumlu bu ilim erbâbını isterseniz daha yakından yaşam öyküleriyle tanıyalım.

AHMET ŞÜKRÜ EFENDİ (Ünyeli)1

«Kadızâde» denmekle mâruf nüvvabtan Mehmet Kadrî Efendi’nin oğlu olup, 1279 H. senesinde Ünye’de doğmuştur. Ünye’de rüştiyeyi bitirdikten sonra Müderris Ali Efendi’den sarf, nahiv, mantık, halebî, mültakâ ve dürer okumuştur. Ayrıca İstanbul’da Bayezit Dersiâmlarından Mustafa Efendi’den ulûm-i âliye ve âliyeyi tederrüs ederek icâzet almıştır.

9 Teşrinievvel 1301’de Eyüp Mahkeme-i Şer’iyyesi’nde kâtiblik vazifesi ile devlet hizmetine dahil olmuştur. 3 Teşrinievvel 1306’da Mecidözü Kazası Niyâbeti’ne tâyin olunmuştur. 7 Teşrinievvel 1308’de ayrılmıştır. 5 Mayıs 1309’dan 14 Mayıs 1311’e kadar Daday, 10 Ağustos 1311’den 1 Mart 1313’e kadar Gürün, 23 Temmuz 1314’den 1 Temmuz 1316’ya kadar Sarışaban, 2 Teşrinievvel 1316’dan 12 Eylül 1318’e kadar Araç, 17 Mart 1319’dan 23 Şubat 1320’ye kadar Karaman Kazaları Niyâbetleri’nde bulunmuştur.

Kanuna muhalif hareketlerinden ötürü Sarışaban Kazası’nda mahkemeye verilmiş ve sonunda suçsuz görülmüştür. Karaman’dan hizmetini iyi bir şekilde ifa ettiği tebeyyün ettiğinden 5. sınıf niyâbete terfi ettirilmiştir. Bunun üzerine 21 Temmuz 1321’den 05 Temmuz 1323’e kadar Karaisalı, 6 Kânunisani 1323’den 23 Haziran 1325’e kadar Köprü Kazaları niyâbetlerinde bulunmuştur. Son vazifesinde hakkında tekrar şikâyet vâki olduğundan azl edilmiştir. Buna sebep olarak da gayr-ı resmî çekilmesi gereken bir telgrafın ücretini sahibinden alarak resmen çektirmiş olmasıdır.

12 Ağustos 1326’dan 22 Temmuz 1328’e kadar Çeşme Niyâbeti’nde bulunmuş ve bu tarihten itibaren mazulen vazifeden ayrılmıştır. Fakat 08 Mayıs 1329’da Mesudiye Kazası Niyâbeti’ne tâyin edilmiştir. Akabinde İrade-i Seniyye ile 3 Kânunievvel 1329’da Beyanabad Niyâbeti’ne nakl edilmiştir. 13 Mayıs 1330’da buradan ayrılmıştır. Medrese’tül Kuzat’tan mezun olmadığından kadılığa tâyini muvafık görülmemiş ve 15 Teşrinievvel 1331’de Kalecik Kazası’na bağlı bir nahiyenin niyâbetine tâyin edilmiştir. (Sicil Defteri, c. 5, sh. 44)

ALİ ENVER EFENDİ (Ünyeli)1

Nüvvab’tan El-Hac Ali Efendi’nin oğlu olup, 1264 Hicrî yılında Ünye Kazası’nda doğmuştur. İlk tahsilden sonra İstanbul’a gelerek Bayezit Câmii Dersiâmlarından Hafız Eşref Efendi merhumun halka-i tedrisine devam etmiş ise de Mekteb-i Kuzât’ta ikmal-i tahsil ile tarîk niyâbetine sulükî hesabiyle icazet alamamıştır. «Sema’hane-i Edeb» ve «Kurûn-i Hakkî» adlı Arapça risaleleri terceme suretiyle ruhsatnâme istihsal etmiştir. Türkçe ve Arapça tekellüm ve kitabet ettiği gibi Farsça’ya âşina bulunuyordu.

6 Receb 1292 senesinde Mekteb-i Kuzât’tan neş’et etmiştir. 5. sınıf niyâbet ehliyetnâmesine haiz olan Ali Enver Efendi, 18 Kânunisani 1291 senesinde Çarşamba, 25 Mart 1295’de Edlib, 14 Teşrinievvel 1298’den 5 Kânunisani 1300’e kadar saniyen Çarşamba niyâbetine tâyin edilmiş ve 7 Kânunisani 1300 tarihinde Canik Bidayet Mahkemesi Ceza Reisliği’ne tâyin edilmiştir.

Hakkında vâki olan şikayet üzerine 9 Teşrinievvel 1302’de azl ile 07 Ağustos 1303’den 16 Temmuz 1305’e kadar Lâpseki, 21 Kânunisani 1305’de Biga, 3 Kânunievvel 1306’da Alaşehir ve 15 Haziran 1307’de Ordu Niyâbeti’ne nakl etmiştir. Ordu Müftüsü ile Müderriszâde Ahmet ve Mehmet Sait Efendi imzalı telgraflarla şer’i şerîfe mugayir hareketlerle salât-ı hamseyi terk ve işrete devamı, niyâbette kalması şer’î bakımından mahzurlu görülerek 14 Eylül 1308’de azl edilmiştir. 12 Teşrinisani 1309’da Çerkes, 31 Mayıs 1312’de Ünye (4 Kânunievvel 1312’den 31 Mart 1313’e kadar Ünye Kaymakam vekâletinde bulunmuştur), 15 Mart 1315’de Yıldızeli, 12 Kânunisani 1317’de Merzifon Niyâbeti’ne (burada iken Ermeni Kilisesi ile bir takım hâdiseler meydana getirmiş ve asayişi bozar mahiyette görüldüğünden) buradan azl ile 29 Eylül 1319’da Dâridere (Edirne) Niyâbeti’ne tâyin edilmiş ve 12 Nisan 1322’de Bilâd-ı Devriye’den Maraş Mevleviyeti tevcîh olunmuştur.

29 Haziran 1323’de Mihaliç Niyâbeti’ne tâyinle üçüncü sınıf memuriyete terfi’i suretiyle 01 Eylül 1324’de Meclis-i Meşayıh Başkâtibliği’ne tâyin edilmiştir. Fetvâhane’de müteşekkil Tensîk Komisyonu kararı ile 01 Eylül 1325’de bu kâtiblikden ayrılmıştır. Aynı tarihte ise Meclis-i Mesalih-i Talebe Kâtibliği’ne tâyin edilmiştir. Buradan da ayrılarak 16 Teşrinievvel 1325’de Yeniköy Niyâbeti’ne tâyin olunmuş ve 24 Eylül 1327’de hıtam-ı müddetine mebni infisal etmiştir.

Uhdesine Gurre-i Rebiulevvel 1324’de Bilâd-ı Devriye’den Maraş Mevleviyeti tevcîh olunmuştur. 12 Teşrinisani 1329’dan itibaren mazuliyet maaşı almış ve 11 Teşrinisani 1336 senesinde vuku’u vefatı ile zevcesi İfaket Hanım’a maaş tahsis edilmiştir: 11 Kasım 1920. (Sicil Defteri, c. 3, sh. 113/114)

MEHMET NURÎ EFENDİ (Ünyeli)4

Fatsa Kazası A’şâr Memuru Ahmet Efendi’nin oğlu olup, H. 1280 (M. 1864) senesinde Ünye’de doğmuştur. Rüştiyeyi birinci bitirdikten sonra Ünye’de bulunan Sadullah Efendi Medresesi’nde ulemâdan Hacı Yusuf Efendi’den âlî ilimleri bitirip icazet almıştır. Akabinde İstanbul’a gelip Bayezit dersiâmlarından Tokatlı Hoca Mustafa Efendi’nin ders halkasına girmiştir. Akaidden başlayıp icazet almış ve imtihanla girmiş bulunduğu Mekteb-i Nüvvab’tan da Şevval 1309’da üçüncü sınıf niyabet tezkeresine nail olmuştur.

Mektepten çıktıktan sonra bir yıl kadar Büyükçekmece Şer’iyye Mahkemesi Kâtibliği’nde bulunmuştur. Mayıs 1310’da Ergiri niyabetine tâyin olunmuştur [Niyabet; naip olma durumudur. Naiplik (nâiblik); idârî, dinî ve hukûkî konularda yetki sahibi olan kişilerin yetki ve vazifelerini vekil olarak yürüten kimselere verilen unvan]. Şubat 1313’ten Şubat 1315’e kadar Nablus, ayrılış tarihinden 1318’e kadar Hama, Temmuz 1320’den Mart 1322’ye kadar Trablusşam niyabetlerinde bulunmuştur. Mayıs 1325’ten Nisan 1327’ye kadar Midilli, Şubat 1327 (1911)’de ise Kudüs niyabetine tâyin edilmiştir.

Uhdesine Rebiulevvel 1325’de İbtidaî Altmışlı Bursa Müderrisliği tevcih olunmuş ve Rebiulevvel 1326’da Hareket-i Altmışlı’ya terfi’ ve Şaban 1321’de de İzmir pâyesi ile taltif olunmuştur. Mart 1330 (M. 1914) tarihinde Kudüs’ten azl edilmiştir.

Ünye Kazası Naibi İsmail Efendi’nin ifadesine göre Mayıs 1337 ile Haziran 1337 tarihleri arasında Ünye’de vefat etmiştir. (Sicil Defteri, c. 3, sh. 89)

Devam edecek…

KAYNAKÇA :

1 ALBAYRAK, Sadık – Son Devir Osmanlı Ulemâsı (İlmiye Ricalinin Teracim-i Ahvali), Cild : 1, Medrese Yayınları No. : 4, Zafer Matbaası, İstanbul, 1980, 336 sh. + Ekler.

4 ALBAYRAK, Sadık – Son Devir Osmanlı Ulemâsı (İlmiye Ricalinin Teracim-i Ahvali), Cild : 4 – 5, Millî Gazete Yayınları No. : 1, İnceleme ve Araştırma Dizisi : 1, Zafer Matbaası, İstanbul, 1981, 571 sh. + Ekler.

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Canik Sancağı ve İdarecileri – V

14 Haziran 2018 okunma
Giresun Kaymakamı Mehmed Ziya Bey 1903 yılında görevinden alınarak yerine Ünye’den Kaymakam İbrahim Halil Paşa atanmıştır. İbrahim Halil Paşa (1902), İbrahim Halil Tarhan (1903), Arif Bey (1904) ve Fahreddin Kiper 1909 yıllarında Ünye’de kaymakamlık... Devamını Oku

Ünye’de Karantina Ve Tahaffuzhâne – I

8 Haziran 2018 okunma
Karantina, bulaşıcı ve salgın hastalıklardan korunmak için insan veya hayvanların belli bir yerde gözetim altında tutulmasıdır. Etimolojik olarak; “yolcuların gözetim altında tutulma süresi” demek olan ve İtalyanca ‘kırk’ anlamına gelen quarantena’dan... Devamını Oku

Tarihî Değerlerimiz – V

1 Haziran 2018 okunma
Köprübaşı’nda Lâhna Deresi’ni takiben 150 m içeriden sol istikamete doğru bir 100 m daha ilerlediğinizde Balık Değirmeni mevkiine varırsınız. Burada değirmen yoktur.. ama belirli bir mesafe önünde ve arkasında vaktiyle değirmen varmış. U şeklinde taş... Devamını Oku

Ünye’ye Dair Dört Osmanlıca Belge

25 Mayıs 2018 okunma
Sayın Murat Dursun TOSUN, Ünye ile ilgili olarak Osmanlıca yazılı 4 dosyada bulunan belgeleri inceleyip bizlere de istifade imkânı sağlamıştır. Ünye Makaleleri içerisinde yer almasında fayda mülâhaza ettiğim bu transkripsiyon çalışmasını sizlerle... Devamını Oku

Ünye’de İz Bırakan Eşkıya ve Çete Reisleri – II

18 Mayıs 2018 okunma
Bu uzun makale dizisinde, birlik ve beraberliğe daha çok ihtiyaç duyduğumuz bugünlerde özellikle tarihin tekerrür etmemesine odaklı ders alınması gereken acı ve tatsız yaşanmışlıklar ele alınmıştır(konuyu istismar etmeye eğilimli, okuma kültüründen... Devamını Oku

Ünye’nin Demografik Yapısı – V

11 Mayıs 2018 okunma
Lozan Barış Konferansı’nda 30 Ocak 1923’te Yunanistan’da yerleşik Müslümanlarla Türkiye’de yerleşik Ortodoks Rumların zorunlu göçünü öngören Mübadele Sözleşmesi imzalanmış ve 24 Temmuz 1923’te Lozan Anlaşması ile onaylanmıştı. Türkler için... Devamını Oku

Canik Sancağı ve İdarecileri – IV

4 Mayıs 2018 okunma
1805 tarihinde Erzurum’dan idarî olarak ayrılan Şarkî Karahisar tekrar Trabzon Livasına bağlanmıştır. Bu tarihlerde Ordu (Bayramlı ve Bucak) ve yine Ordu’ya bağlı Hapsamana (Gölköy) nahiyeleri de Şarkî Karahisar’a bağlıydı. Bayramlı, Ordu şehrinin 4 km... Devamını Oku

Tarihî Değerlerimiz – IV

27 Nisan 2018 okunma
Karadeniz sahilinde 16. ve 17. yüzyıllarda en mühim ticaret iskelesi Ünye’de mühim bir tersane mevcuttu ve devletin ihtiyaç duyması halinde savaş gemileri de inşâ edilirdi. Özellikle Osmanlı Devleti’nin savaşa girdiği yahut donanmanın güçlendirilmesine... Devamını Oku

Muhaceret Anlatımlarında Ünye Kazası

20 Nisan 2018 okunma
Şubat 1916 ve sonrasında, önce Erzurum’un düşüşü ve sonra Karadeniz sahili boyunca Fındıklı’dan itibaren Rize’ye doğru Rus kuvvetlerinin ilerlemeye başlaması1 bölge insanını göçe zorlamıştır. Trabzon vilâyet merkezinde ve çevresinde Şubat 1916 ve... Devamını Oku

Ünye’de İz Bırakan Eşkıya ve Çete Reisleri – I

13 Nisan 2018 okunma
Osmanlı topraklarına göç eden ve sayıları yüzbinlerle ifade edilen muhacirlerden bir kısmı kanunsuz işlere tevessül ederek, birtakım problemlere sebep olmuşlardı. Aşağıda belge ve kaynaklara dayalı anlatılan bu olaylar genele şâmil değildir ve tahmin... Devamını Oku