son haberler

Tarihî Değerlerimiz – I

Yayınlanma Tarihi: 22 Aralık 2017 okunma

M. Ufuk MİSTEPE mistepe@gmail.com

Ünye’mizde hâkimiyet ya da ekonomik ilişki kurmuş bilinen kavim, zümre ve milletler ile devletlerini.. Kaşkalar, Hititler (daha doğrusu Hatti İmparatorluğu), İskitler, Miletliler (daha öncesi kolonist Fenikeliler), Khalybeler, Kimmerler, Frigler, Tibarenler, Mossinoikler, Lidyalılar, Persler, Helenler, Pontoslular, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular, Danişmendoğulları, Lâtinler, Cenovalılar, İlhanlılar, Çepniler, Anadolu Selçukluları, Trabzon Rum Devleti, Timur İmparatorluğu, Hacı Emiroğulları, Taceddinoğulları, Osmanlılar, Âyanlar (Derebeyleri) ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti şeklinde sıralamıştık.

Ünye’nin Kabataş ve Yontmataş Çağları’nda, Yüceler Köyü ile Cevizderesi yöresinin içlere kadar uzanan tabii mağaralarında yaşanan ve sonraki dönemlerini de yansıtır tarihî taşınamaz kültür varlıkları vaktiyle mutlaka mevcuttu. Ama zaman içerisinde yangın, sel, zelzele gibi doğal felâketler, savaşlar, imar değişiklikleri, sosyal dengelerdeki bozulmalar vb. hususlar nedeniyle birçoğu tarih sahnesinden silinmiş ve günümüze dek ne yazık ki uzanamamışlardır.

Eğitimci Orhan Bora, 29 Ağustos 1964 tarih ve 201 sayılı “Şirin Ünye Akkuş Sesi” Gazetesi’nde yayımlanan makalesinde şöyle der: “3001’inci mağarasını Ünye’de açan Prof. Dr. İ. Kılıç KÖKTEN, programına almış olduğu beş bölgedeki kazılarını tamamlamıştır. Yapılan kazılarda tarih öncesinde Ünye’mizde yaşayanların yaşayışları aydınlatılmaktadır. Kazı yapılan yerlerde çıkan eserler: Cevizdere Koytakkaya: Prehistorya ve Roma’ya ait eserler. Tilkikaya Mağaraları: Paleolitik ve Kalkolitik eserler. Kale: Paleolitik ve Roma – Bizans’a ait eserler. İn-Önü Mağaraları: Roma – Bizans, Cilâlı Taş Devri eserleri. Göçet Mağaraları: Paleolitik Devre ait eserler.27

Cevizdere’deki mağaralar, Saraçlı Mahallesi’ndeki antik yol ve toprak altındaki kiliseler, Midrebolu’daki, Mitrapolis şehrinin kalıntıları, Midrebolu tarafında başlayan ilk yerleşim, sonra Saraçlı Mahallesi’ne ve daha sonra Çakırtepe eteklerine oturan Unieh kenti…

Şehre saraylar da inşâ edildiğini biliyoruz. Son Pontos Kralı VI. Mithrydates Ünye’ye hayli görkemli bir saray inşâ ettirmişti. Sarayın temelleri üzerine Bizanslılar da bir saray yaptılar. Bizans İmparatoru olacak I. Andronikos Kommenos, Ünye’de sürgün yaşadığı yıllarda bu sarayı yaptırmıştır. Saray ekseriya Ünye Kalesi ile karıştırılmıştır. Süleyman Paşa Sarayı (Âyan Konağı) da bu temeller üzerine inşâ edilen üçüncü saraydır.

Taşınamaz Kültür Varlıkları yanında bazı Taşınabilir Kültür Varlıkları da günümüze kadar gelebilmiştir. Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde antik baş takıları seksiyonunda sergilenen KÜPE (çift) 4,85 cm çapında ve 26 g ağırlığında olup, M.Ö. IV. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendirilmiştir. Sade, büyük halkanın uçları telkâri ve granüle bezeli topun içine girerek kapatılmıştır. Top ortadan ince altın telle bölünmüştür. Topun bir tarafında halkayla birleştiği yere ince bir altın tel sarılmıştır.  Ünye’nin Denizbükü mevkiinde müsadere yoluyla elde edilen bu takı da Ünye sosyal tarihine az da olsa ışık tutmaktadır.

Mağara kültürü geleceğin Ünye turizmi için bâkir bir alan olup, gizemini korumaktadır. Günpınarı Köyü’nün kendi adıyla anılan mevkiinde bulunan Ünye’ye 2 km uzaklıktaki Tozkoparan Mağaraları yakınında ve çevresinde Kaya Mezarları bulunmaktadır. Kayalara oyulmuş olan bu eski mezarların tarihi hakkında kesin bilgiler mevcut değildir. Bu mağara bakımsızlıktan harap bir haldedir. Yanına inşâ edilen evlerin arasında kalmıştır. Mağaraların girişinde yanda, her iki köşeden hayvan figürleri yer almaktadır. İçinde de çeşitli hayvan ve insan motifleri mevcuttur.22 Son yıllarda keşfolunan Yazkonağı Mağarası’nda benzer tip insan yapısı tarihî kanıtlara rastlanılamamıştır.

Kimmerlerin Karadeniz Bölgesi’ndeki varlığını gösteren arkeolojik ve filolojik kanıtlar tarihî gerçeklerin ortaya çıkarılmasında önem arz eder. Ünye’de bulunan, phiale tipindeki bir gümüş kap13 Kimmerler’in son eserlerinden biri olarak M. Ö. VI. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendirilmektedir : Badem şeklindeki beş tümseğin arasına beş dağ keçisi motifi kabartma olarak işlenmiştir. Ortada ise yıldız motifinin uçlarına tomurcuklar yerleştirilmiştir. Bu eser karşılıklı etkileşimleri açıkça göstermektedir: Burada İskit – Med – Luristan sanatının izleri, bozkır sanatçısının özgür beğeni anlayışını ortaya koyar.14

Ünye Kazâsı dahilindeki kalelerin tarihsel önemleri de yadsınamaz. Emine ALTUNEL, Ünye kaleleri hakkında şu bilgileri vermektedir : “Kazâ dahilinde birisi Ünye – Niksar (Kale Köyü) şosesi üzerinde, diğeri de Çöreği Köyü’nde denize yakın bir mahalde, üçüncüsü de Erbaa üzerinde Gevgir Kale olmak üzere üç tane kale bakâyası vardır.21

Ünye Kalesi’nin de ne zaman inşâ olunduğuna dair kesin bir belge yoktur. Ünye eğer önceden fethedilmemiş ise II. Mithrydates zamanında (M.Ö. 255 – 220) alınmıştır. Zira, burada sönmüş bir volkan tepesi üzerine çok müstahkem bir kale yaptırmış, böylece hem bu bölgenin hâkimiyetini sağlamış hem de Ünye – Niksar Kervan Yolu’nu denetim altına almıştır.7

Araştırmacı ve Eğitimci O. İrfan IŞIK, eğer poternler ortaya çıkarılabilirse; “Hititler ezeli düşmanları Kaşkaların Anadolu’ya en kısa geçit veren yeri Ünye-Niksar yolunu ve demir madeni yataklarını denetlemek ve korumak için kendi parlak tarihlerine yakışacak görkemde ÜNYE KALESİ’ni inşâ etmiş olamazlar mı?” demektedir.9 Prof. Dr. Bilge UMAR ise “Kale içinde sarnıçlar ve potern türü (kuşatma zamanında gizlice dışarıya çıkmayı sağlayabilecek) merdivenli yer altı geçitleri vardır. Ancak, Hitit başkenti Hattuşa’da da karşılaşmamız, sanmıyorum ki buradakini dahi Hitit yapıtı yahut Hitit Çağı’ndan kalmış saymamıza tek başına haklı gösterebilsin!” yorumunu getirir.23

Ermeni Seyyah Bıjıskyan Ünye’ye de gelmiş ve Ünye Kalesi’nin Cenevizliler’den kaldığını söylemiştir : “…Şehrin güneyinde yarım saat mesafede sivri bir tepenin üzerinde, dört kat surla çevrili metin bir kale vardır. İki kapılıdır ve içinde yedi sarnıç vardır. Cenovalılar’dan kalmış olan bu kale, ağaçların içinde kaybolmuştur; fakat derebeyler onu meydana çıkararak tamir etmişlerdir.”7 – 10 demektedir.

Tarihî coşku ve perspektiften Ünye’ye selâmlar.. esen kalınız.

Devam Edecek…

KAYNAKÇA :

 7 DOĞAN, Osman – Tarih Boyunca Ünye, Belediye Kültür Yy. 3, Samsun, 2003, 514 sh.

9 IŞIK, İrfan – Ünye Kalesi, 27.06.2007. http://www.unyeses.net/unyekales.htm

10 BIJISKYAN, P. Minas – Karadeniz Kıyılarının Tarih ve Coğrafyası (1817/18), İst., 1969.

13 AKURGAL, Prof. Dr. Ekrem – Orient und Okzident, 1966, 216, res. 67, 218 vd.

14 TARHAN, Doç. Dr. M. Taner – Eski Anadolu Tarihinde Kimmerler.

21 ALTUNEL, Emine – Ünye Kazası Monografyası, İstanbul, 1939/40 (İ.Ü. Yayımlanmamış I. Disiplin Tezi).

22 TOSUN, İrfan – Oney’den Ünye’ye, Ankara, 1995, sh. 24.

23 UMAR, Prof. Dr. Bilge – Karadeniz Kappadokia’sı (Pontus), İstanbul, 2000.

27 ŞEN, Yüksel – Ünye ve Tarih… http://unyezile.com/tarih.htm Ünye Ticaret ve Sanayi Odası 1923 – 1933 İktisadî Hareketleri isimli Rapor, sh. 3. 29 Ağustos 1964 tarih ve 201 sayılı “Şirin Ünye Akkuş Sesi” Gazetesi.

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Canik Sancağı ve İdarecileri – V

14 Haziran 2018 okunma
Giresun Kaymakamı Mehmed Ziya Bey 1903 yılında görevinden alınarak yerine Ünye’den Kaymakam İbrahim Halil Paşa atanmıştır. İbrahim Halil Paşa (1902), İbrahim Halil Tarhan (1903), Arif Bey (1904) ve Fahreddin Kiper 1909 yıllarında Ünye’de kaymakamlık... Devamını Oku

Ünye’de Karantina Ve Tahaffuzhâne – I

8 Haziran 2018 okunma
Karantina, bulaşıcı ve salgın hastalıklardan korunmak için insan veya hayvanların belli bir yerde gözetim altında tutulmasıdır. Etimolojik olarak; “yolcuların gözetim altında tutulma süresi” demek olan ve İtalyanca ‘kırk’ anlamına gelen quarantena’dan... Devamını Oku

Tarihî Değerlerimiz – V

1 Haziran 2018 okunma
Köprübaşı’nda Lâhna Deresi’ni takiben 150 m içeriden sol istikamete doğru bir 100 m daha ilerlediğinizde Balık Değirmeni mevkiine varırsınız. Burada değirmen yoktur.. ama belirli bir mesafe önünde ve arkasında vaktiyle değirmen varmış. U şeklinde taş... Devamını Oku

Ünye’ye Dair Dört Osmanlıca Belge

25 Mayıs 2018 okunma
Sayın Murat Dursun TOSUN, Ünye ile ilgili olarak Osmanlıca yazılı 4 dosyada bulunan belgeleri inceleyip bizlere de istifade imkânı sağlamıştır. Ünye Makaleleri içerisinde yer almasında fayda mülâhaza ettiğim bu transkripsiyon çalışmasını sizlerle... Devamını Oku

Ünye’de İz Bırakan Eşkıya ve Çete Reisleri – II

18 Mayıs 2018 okunma
Bu uzun makale dizisinde, birlik ve beraberliğe daha çok ihtiyaç duyduğumuz bugünlerde özellikle tarihin tekerrür etmemesine odaklı ders alınması gereken acı ve tatsız yaşanmışlıklar ele alınmıştır(konuyu istismar etmeye eğilimli, okuma kültüründen... Devamını Oku

Ünye’nin Demografik Yapısı – V

11 Mayıs 2018 okunma
Lozan Barış Konferansı’nda 30 Ocak 1923’te Yunanistan’da yerleşik Müslümanlarla Türkiye’de yerleşik Ortodoks Rumların zorunlu göçünü öngören Mübadele Sözleşmesi imzalanmış ve 24 Temmuz 1923’te Lozan Anlaşması ile onaylanmıştı. Türkler için... Devamını Oku

Canik Sancağı ve İdarecileri – IV

4 Mayıs 2018 okunma
1805 tarihinde Erzurum’dan idarî olarak ayrılan Şarkî Karahisar tekrar Trabzon Livasına bağlanmıştır. Bu tarihlerde Ordu (Bayramlı ve Bucak) ve yine Ordu’ya bağlı Hapsamana (Gölköy) nahiyeleri de Şarkî Karahisar’a bağlıydı. Bayramlı, Ordu şehrinin 4 km... Devamını Oku

Tarihî Değerlerimiz – IV

27 Nisan 2018 okunma
Karadeniz sahilinde 16. ve 17. yüzyıllarda en mühim ticaret iskelesi Ünye’de mühim bir tersane mevcuttu ve devletin ihtiyaç duyması halinde savaş gemileri de inşâ edilirdi. Özellikle Osmanlı Devleti’nin savaşa girdiği yahut donanmanın güçlendirilmesine... Devamını Oku

Muhaceret Anlatımlarında Ünye Kazası

20 Nisan 2018 okunma
Şubat 1916 ve sonrasında, önce Erzurum’un düşüşü ve sonra Karadeniz sahili boyunca Fındıklı’dan itibaren Rize’ye doğru Rus kuvvetlerinin ilerlemeye başlaması1 bölge insanını göçe zorlamıştır. Trabzon vilâyet merkezinde ve çevresinde Şubat 1916 ve... Devamını Oku

Ünye’de İz Bırakan Eşkıya ve Çete Reisleri – I

13 Nisan 2018 okunma
Osmanlı topraklarına göç eden ve sayıları yüzbinlerle ifade edilen muhacirlerden bir kısmı kanunsuz işlere tevessül ederek, birtakım problemlere sebep olmuşlardı. Aşağıda belge ve kaynaklara dayalı anlatılan bu olaylar genele şâmil değildir ve tahmin... Devamını Oku