son haberler

Baharın Gülleri Açtı

Yayınlanma Tarihi: 1 Nisan 2013 okunma

Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

Baharı niçin bekleriz? Beklediğimiz bahar mı, yoksa kıştan kurulmak mı? Mevsimler arası tercihimizin altında yatan sebep veya sebepler ne?

Şayet gelmesini istediğimiz özel bir gün yoksa; mesela borcumuz o gün bitiyor, beklediğimiz o gün geliyor, düğün dernek o gün oluyor, askerlik o gün bitiyorsa; beklediğimiz o anın hangi mevsim içersinde olduğu mühim değildir. Çünkü o gün yani beklenilen gün ne ise ya bir güzel şeyle karşılaşılacak ya da istemediğimiz bir şeyden kurtulacağız.

Kimse askerden gelecek çocuğu için biraz daha kalsın da kış çıkınca gelsin demez. Bir şekilde mahkûm olmuş birisi için hürriyete kavuşma gününün ne olduğu önemli değildir. Bunların bir an gelmesi arzu edilen günlerdir. Aynı şeyler güzel olanlar içinde geçerlidir. Düğünün yapılış tarihi, mezuniyet tarihi gibi…

Özel durumlar hariç en az istenen şeydir kış mevsimi. Özellikle dr gelirli kişiler için; soğuktur, işsizliktir, yakıttır velhasıl zahmettir.

Sabit işi olanlar için bir şey değişmez ekonomik olarak. Onlar sadece bir senenin yorgunluğunu giderecek bir tatil özlemi içersinde olabilir ancak. Günlerin uzaması daha fazla güneş, daha fazla gökyüzü, daha fazla Günyüzü görmektir.

Genelde arzu edilen şeydir kış mevsimin sona ermesi. Kendimizi aylarca bir mekâna hapsedilmiş gibi hissederiz. Bu sebepten kurtulmak istediğimiz tek mevsimdir kış. İnsanın kışın kendisini bir mekâna hapsedilmiş sanır.

Ancak bahar her zaman umutların yeşerdiği zamanlar değildir. Aslında bir yılın sonudur fiili olarak. Okulların bitmesi, değişik adlarla anılan imtihanların yapılması, umutların mahsulünün beklendiği zamanlardır.

Bahar her zaman neşe ve sevinci getirmez yanında. Hani tuzu kuru sınıfından insanların yaza yaklaşma sevinci ile ekmeğini gündelik işlerde arayanların umududur bahar. Sonuç aynıdır ama sebep farklıdır.

Biz eskiden beri methiyeler düzdük bahar için. Tabiat ile umutlarımız da yeşerirdi baharda. Ancak bazen bunların tersi de olabiliyor. Bir rast şarkıda “Baharın gülleri açtı âh yine mahzûndur bu gönlüm” diye terennüm etmiş bestekâr. Yani bütün güzelliliklere rağmen bestekar aradığı huzuru bulamamanın hüznü içersindedir.

Dünya bu. Kimi baharda üzülür, kimi kışta sevinir.

Kimi esaretten kurtulur, kiminde yine bir hasret başlar. Bir Mardin türküsünde: “Bahar geldi gül açtı/Bülbül yuvadan uçtu” sözleri hem bir ayrılığın hem de bir hürriyetin ortak ifadesidir. Siz hangisinin yerindesiniz?

Gülün mü, bülbülün mü?

Yani; yuvadan uçmayı mı bekliyorsunuz, yoksa yuvaya dönmeyi mi?

Ah bahar!..

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Yunus Emre Ünye’de Mi?

13 Nisan 2022 okunma
Herhangi bir Ünyeliye “Yunus Emre Ünye’de mi” diye soracak olsak alacağınız cevap “evet” olacaktır. Yunus Emre bu milletin ruh hamurunu yoğuran mümtaz şahsiyetlerden biridir ve manevi alanda herkesindir. Ülkenin muhtelif yerlerinde “makamı” olduğu gibi... Devamını Oku

Ali Dayı

31 Mart 2022 okunma
Atalarımız “Yiğit namıyla anılır” dememiş boşuna. Bazı isimler vardır ki kimlikte yazanın önündedir. Ali Dayı’da öyle. Kendisini şahsen epey geç tanıdım. Bugünkü Sağlık Ocağı karşısında mütevazı bir dükkânı vardı. Her kahvaltıda namını... Devamını Oku

Meydan Simitçisi

28 Şubat 2022 okunma
Siz karanlığı bilir misiniz? Sokak lambaları hayatımıza girdiği günden beri “zifiri karanlık” hayatımızdan çıktı. Bütün lambaları kapatsak bile hareketli olan her şeyi siluet halinde görebiliyoruz. Zifiri karanlık hayatımızdan çıktığı günden beri,... Devamını Oku

Bir Şehir Nasıl Bozulur?

15 Şubat 2022 okunma
Meşhurdur, “Bülbülü altın kafese koymuşlar, ah vatanım” demiş. Bundan dolayı her köy, ilçe, il diğerlerinden hep güzeldir. Kime göre? Orada yaşayanlar veya oralı olanlara göre. Her yerin güzelliği kendine göredir. Yeryüzü yaratıldığından beri... Devamını Oku

Şiir; Karakoç’un Mu, Mahsuni’nin Mi?

9 Şubat 2022 okunma
  Yetmişli yıllardı. Üniversitelilerin ön ayak olduğu ideolojik hareketler yavaş yavaş liselilere kadar inmişti. Herkesin herkesten şüphelendiği yıllardı. Dava önemliydi… Çok kişi kardeşini, babasını, oğlunu kendi davası için ispiyonladığı... Devamını Oku

ÜNYE VE AİDİYET

31 Ocak 2022 okunma
  Ülkemizde nereli olunursa olunsun herkes bulunduğu yeri sever ve över. Bu insanın tabiatında var olan bir şeydir. Gayet normal bir haldir. Hatta güzel bir haslettir. Peki insan bir yerli nasıl olur? Genelde gurbette yaşayanlar kendi köyünü, ilçesini, ilini ve... Devamını Oku

İçi Temiz İşçi

26 Ocak 2022 okunma
Nedense okuduğumuz ve duyduğumuz haberlerden güzel olanı fazla konuşulmuyor. Belki olması gerekiyordu diye düşündüğümüz içindir. Ünye’de haber değeri kazanmış ve vatandaşların bilgisine sunulmuş o kadar güzel şeyler oldu ki, bence bunların ülke... Devamını Oku

“Z”  KUŞAĞI MI “Y”  KUŞAĞI MI?

20 Ocak 2022 okunma
Artık son “kuşağın” da bir ismi oldu. Eskiden “nesil” denilen ve günümüzde “kuşak” olarak adlandırılan insan topluluğu. Adına da (Z) kuşağı denilmiş. Dünya var olduğu günden beri “kuşaklar arası” anlaşmazlık hep olmuştur. Kısaca; dede,... Devamını Oku

TURGUT DAĞDEVİREN

18 Aralık 2021 okunma
Onunla ilk defa Hizmet Televizyonu muhabiriyken tanıştım. Takvimler 2004 yılını gösteriyordu yani. Yaklaşık olarak çeyrek asra yakın bir tanışıklığımız var. Ben Hizmet Gazetesinde yazmaya başlamıştım. Radyo, televizyon, gazete aynı çatı altındaydı.... Devamını Oku

Makamın Soğuk Yüzü

15 Aralık 2021 okunma
Kır yıla yakın çalıştım devlet dairesinde. Okuduğum yıllar hariç… Daha öğrenci iken tanıştım resmiyetin ve makamın soğuk yüzüyle. Arkadaşlarım, ne zaman “Seni idareden çağırıyorlar” diye haber verdiğinde içimde bir fırtına ile çalardım okul... Devamını Oku