son haberler

Çocuk Emektir

Yayınlanma Tarihi: 20 Mart 2014 okunma

Semra YİĞİT smryigit@gmail.com

Kaç yazıya başladım bilseniz, bu yazıyı yazana kadar… Şu son günlerde her tarafı kuşatan, kırıp geçiren, yıkıp deviren öfkeyi yazmak istedim önce; kontrolsüz öfkeyi… Başladım yazmaya… ancak sözcük durduğu yerde durmadı, aldı beni saldırganlık, kin, nefret sözcüklerine kadar götürdü. Yeni başlıklar açtım ama içim karardı. Hepsinden vazgeçtim. Çevirdim yolumu sevgiden yana. Sevgiye bir merhaba dedim… Berkin dedi, Burak Can dedi, Ali İsmail, Ahmet, Mehmet dedi ve perişanlığımı görünce sustu, daha da bir şey demedi.

“Can yasası bu insanın: / Savaşlara yoksulluklara / Ve binbir belaya karşın / İlle de yaşayacaksın!” (Can Yücel)

Berkin’in kara gözleri, Ali İsmail’in güleç yüzü, Burak Can’ın “Neler oluyor?” der gibi soran bakışı bırakmadı peşimi. Ve öldürülen diğer çocukların anıları…

“Bir nazlı kuşa benzer / Çocuk dediğin. / Ev ister ekmek ister / Öpülmek okşanmak ister.” “Çocuktu, aceleci bir hali vardı. / Bahar günleri geldi miydi / Saçları uçardı.” (Cahit Külebi)

Ve anneler, babalar… O tonlarca ağırlıktaki acılarının altında omuzlarını düşürmeden dik durmaya çalışan; kederlerini anlatmada sözcüklerin yetersiz kaldığı anneler, babalar…

“Öyle yıkma kendini, / Öyle mahzun, öyle garip… / Nerede olursan ol, / İçerde, dışarda, derste, sırada, / Yürü üstüne üstüne, / Tükür yüzüne celladın, / Fırsatçının, fesatçının, hayının… / Dayan kitap ile / Dayan iş ile. / Tırnak ile, diş ile, / Umut ile, sevda ile, düş ile / Dayan rüsva etme beni.” (Ahmed Arif)

Bu ülkenin insanları bir zamanlar çocuklarına Sevgi, Duygu, Erdem, Fazilet, Sevinç gibi adlar takarlardı. Siz şimdi neyin kavgasını yapıyorsunuz? Bir çocuğun, bir insanın hayatından daha değerli olabilecek bir makam, rütbe var mıdır? Hangi servet bir can eder? Tüm evreni verseniz bir anneye, acaba çocuğunun kesip attığı tırnağa değişir mi? Siz neyin savaşındasınız?

“Şölensiz, sevinçsiz yaşıyoruz şimdilerde, / Bir iğdiş ve buruşuk zamanı. / Kimsenin türküsü yok dilinde / (….) / Bıçak açmıyor ağızları; /Acı, yalnız acı var yüreklerde.” (Metin Altıok)

Sahiden yerel seçim yarışı mı bu; yerel yönetimlerden başka her şeyin konuşulduğu?.. Hangi ilin, hangi ilçenin, hangi sıradan hizmetini kimin yapacağının kavgası mı bu; kıyasıya bir kin ve nefretle sürdürülen ölüm kalım savaşı?..

Üç çocuk, beş çocuk… Marifet çocuk doğurmakta değil, onu büyütmekte. Bir kadın doğururken değil, büyütürken anne olur. Yani asıl iş emek vermekte. Kimin doğurduğu da çok önemli değildir zaten. Çocuklar hepimizindir. Çocukları yaşatamıyorsak başka neyin anlamı var?..

Bu bozguna, talana, bunca yalana inat aslolan hayattır. Aslolan her biri gülen ayva, ağlayan nar; gözleri boncuk boncuk, diyar diyar çocuklardır.

Öfkelenmemeliyiz dedikçe öfke, şiddet durmalı dedikçe şiddet artıyor. Acaba sevgi dersek bu defa da sevgisizlik mi artar? Ama biz yine de sevgi dileyelim korkmadan.

Bir nefes almalı, soluklanmalı.

“Gün olur, alır başımı giderim, / Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda. /Şu ada senin, bu ada benim, / Yelkovan kuşlarının peşi sıra. / Dünyalar vardır, düşünemezsiniz; / Çiçekler gürültüyle açar; / Gürültüyle çıkar duman topraktan. / Hele martılar, hele martılar, / Her bir tüylerinde ayrı telaş!.. /Gün olur, başıma kadar mavi; / Gün olur başıma kadar güneş; /Gün olur, deli gibi…” (Orhan Veli Kanık)

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Her Şey Tatsız Tuzsuz

5 Mart 2020 okunma
Benim deniz kokulu, yosun kokulu, ıhlamur kokulu kentim. Güneşli umutlarım, gri hüzünlerim, zifiri karanlık korkularım… Yağmur gibi yağan sevinçlerim, öksüz kederlerim ve dindirilemez öfkelerim… En derin, en acımasız terk edilmişliklere seninle direndik ve... Devamını Oku

Yol, Yolculuk, Bir Avuç İnsan ve Einstein

30 Kasım 2018 okunma
“Alıp başımı gitmek. Atsız arabasız/ Alıp başımı düşlerin çıkmazından/ Karışmak taşa toprağa. Yolculuk…” (Rıfat Ilgaz) Oldum olası severim yolculukları; en çok da otobüs yolculuklarını… Hızla geriye akan manzarayı seyrederken düşüncelere... Devamını Oku

Hüzün, Melankoli ve Şiir

12 Aralık 2017 okunma
Son zamanlarda bir garip hüzün dalgası arada bir yoklayıp duruyor beni. Bu da neyin nesi? Nereden çıktı şimdi bu hüzün? Tüm olumsuzluklara rağmen kendimi bile hayrete düşürecek kadar umut dolu değil miyim ben?.. Françoise Sagan’ın bir çırpıda okunuveren o... Devamını Oku

Bir Şenay Varmış… Meğer Hayalmiş

10 Mayıs 2017 okunma
“Nedir acelesi ecelin? Daha bitmeden yaşama sevincim.” (Halide Edip Adıvar) Benim dünyalar güzeli melek kardeşim, senin hakkında yazacağım nereden gelsin aklıma. İnsan bu kadar iyi, bu kadar güzel, bu kadar hayat dolu olur da, hiç bu kadar yakın durur mu... Devamını Oku

Özlem

1 Aralık 2016 okunma
En yakıcı duygulardan biridir özlem. Kimi için sıla, kimi için sevgili; kimine göre çocuk, kimine göre ana-baba-kardeştir. Şarkılar onu söyler, şiirler onu haykırır. Özlemi yazar öyküler, tablolar onu resmeder. Özlem değer vermektir, sevmektir özünde.... Devamını Oku

Hayatın İçinden

15 Nisan 2016 okunma
Mevsimler her ne kadar eskisi gibi olmasa da yine de geliyor bahar, yine de geliyor yaz. Doğa yeniden canlanıyor ve kuşlar bir başka ötüyor bu mevsimlerde. Fındık bahçelerinde dolanırken “Yine yeşillendi fındık dalları” türküsünü hatırlarım hep. Fındık... Devamını Oku

Sahi, Öğretmenlere Ne Oldu Böyle?..

3 Mart 2016 okunma
Belediye hoparlörünün tiz, gıcırtılı sesi ortalığı kaplıyor. Kadın görevli, bir konferansın anonsunu yapıyor: “Ahir Zamanda Kadın konulu konferans bugün…” Doğru mu duydum acaba? Ahir zamanda mı dedi? Neyse ki anons ikinci kez tekrarlanıyor. Pür... Devamını Oku

Arkadaşımın Mektubuna Cevap (3)

10 Şubat 2016 okunma
10 Şubat 2016 Canım Arkadaşım, Biliyorum, cevabım epeyce gecikti. Fırsat bulup yazamadım bir türlü. Kusura bakma n’olur. Yazın ortalarına doğru almışım son mektubunu. Okullar tatildeyken yani. Kıskançlık konusunda kalmışız. Düşüncelerine katılıyorum... Devamını Oku

Biri Bana Bunları Açıklayabilir mi?..

7 Ocak 2016 okunma
Karın bembeyaz aydınlığı salonun her tarafına yayılıyor. En kuytu köşeler bile ışık içinde. Yumuşacık, lapa lapa yağan karı seyrediyorum camdan. Uzun zamandır bu kadar yoğun bir kar yağışı görmemiştim. Kalınlığı en az elli santimetreyi buldu.... Devamını Oku

Arkadaşımdan Mektup Var (3)

9 Temmuz 2015 okunma
Sevgili Semra, Her şey yolunda mı, iyi miyim, kötü müyüm, inan ki ben de bilmiyorum. Hayatım birden bire değişti. Şahin yurtdışına gidiyor… gitmek zorunda. Aniden ortaya çıkan bu duruma uyum sağlayamadım henüz. Duygularım bir o yana bir bu yana gidip... Devamını Oku