son haberler

EGİTİM ANADOLU’NUN AĞLAYAN YÜZÜ

Yayınlanma Tarihi: 2 Aralık 2021 okunma

Süleyman ERKAN s-erkan-12@hotmail.com

          Biliyoruz ki bilgisiz, eğitimsiz toplumları yönetmek kolaydır. Kalkınan gelişen milletler bilimle, sanatla, akılla dağarcığını doldurmuşlardır. Eğitim-öğretimin sürekliliğini sağlayarak başka milletler karşısında üretimde, teknolojide dik dururlar. Bunun içindir ki rahat ve refah içinde toplumunu yaşatırlar.  Eğitim öğretim sayesinde başka milletlerin beğenisini, övgüsünü kazanırlar.

          “Eğitimdir ki bir milleti ya özgür bağımsız şanlı yüksek bir topluluk halinde yaşatır ya da esaret ve sefalete terk eder.”Atatürk

         Yüz yıllardan günümüze akıp gelen bilgi tecrübe deneyimleri, anlatımla, yazıyla, şekillerle, resimle, töremizle, geleneğimizle günümüze ulaşmıştır. Var olan bilgi, ilim bilgilerini geliştirerek eğitim-öğretim yoluyla bir sonraki nesillere aktarmak zorundayız. 

         Cumhuriyetin ilk kurulduğu yıllarda Anadolu’da okuryazarlık oranı oldukça düşüktü. Türkçe konuşan bir millet, Arap harfleriyle Osmanlıca yazıp okuyan küçük bir azınlık. Cumhuriyet devrimlerinin en önemlilerinden biriside 01 Kasım 1928 harf devrimi kabul edildi. Okuma yazma oranı az olan ülkenin, harf devrimiyle yükselmeye başladı. Anadolu’nun kırsallarında yaşayan yoksul köy çocuklarını Köy Enstitülerinde eğitim, öğretim vermeye başladılar. Anadolu’nun dört bir yanına ilim bilim yayan Köy Enstitüsü Öğretmenleri gericiliğe, bağnazlığa, sömürüye karşı bayrak açmışlardı. Okuyan köy çocukları üretmeye, sorup soruşturmaya, çevresini aydınlatmaya başlayınca şıhlar, ağalar, beylerin öfkeci artmaya başladı. Emperyalist güçler en kısa yoldan köy enstitülerini kapatmalıydılar. Öylede oldu. Düşünen, gelişen, hakkını arayan bir birey kabullenemezdi emperyalistler. Eğitimde Anadolu bir kez daha darbe almıştı.

      Türkiye Cumhuriyeti’nin iki milli bakanlığı vardır. Milli Eğitim Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı. Bu iki bakanlıkta siyaset yapılmaksızın vatandaşlara eşit şartlarda kucaklamak zorundadır. Eğitimde eşitlik sağlanamamıştır. Özel okullar paralı, devlet okulları tasarrufa giderek taşımalı sisteme geçmiştir. Köy okulları düşman eline bırakırcasına harap, yıkık bakımsız bırakılmıştır. Kaderine terk edilirken Anadolu’da ki köy okulları yoksul, fakir çocukları taşımalı eğitime mahkûm edildi. Zor geçim, aileleri büyük şehre zorlayınca, köylerde boşaldı. Yaşlılar, çaresizler kaldı köylerde. Anadolu da tüm köy okullarının ağlayan yüzünü görürsünüz gezseniz Anadolu’yu.

        Günümüzün salgın hastalığı nedeniyle tüm okullar kapatılınca, yoksul, taşımalı öğrencilerin işleri daha da zorlaştı. Derslerine ( internetten) girip dinlemeleri gerekecek. İnterneti olmayanları derdi bir yandan, olup da interneti çekmeyenlerin derdi bir yandan. Bu toplumun öğrencileri sizce ne kadar başarılı olurlar. Öğrenim gören öğrenciler, sosyal, kültürel eğitimi nasıl alacaklar? Bir ulusun eğitim-öğretim ağı çökertilirse o toplumun kalkınıp, gelişmesinden söz edilir mi?  “ Eğitimin yapamayacağı hiçbir şey yoktur. Hiçbir şey onun etki alanının dışında kalamaz. Kötü ahlakları iyiye çevirebilir; kötü ilkeleri yıkar ve yerine yenilerini koyar. İnsanları melekler seviyesine çıkartabilir.” Mark Twain

     Japonya’nın uzak bir yerleşim yerinde oturan bir kız çocuğuna özel tren sabah alıp, ders bitimi evine bırakıyormuş. Bu olayı her gün tekrarlıyormuş. Eğitim, öğretime bu kadar önem veren bir milletin sözü de dinlenir, ekonomisi de iyi olur. Tam bağımsız olmanın ilkelerinin başında eğitim, öğretim gelmektedir. Her bireyin aklının bir köşesine mutlaka; “ Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” Atatürk. Sözü yatmalıdır.

        Her birey birer cevherdir. Kız, erkek ayrımı yapmadan çağın bilgi birikimiyle kendilerini geliştirmelidirler. Eğitim, öğretim doğumdan ölüme kadar devam eder. Öğrenmeye başlarsın, okulda devam edersin, diplomanı alırsın. Ama asla okulun verdiği bilgi, ilim ışığından mezun olamazsın. Mezun olduğunda hayatın son bulur.

       “ Bir millet irfan ordusuna sahip olmadıkça, muharebe meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferin kalıcı sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuna bağlıdır.”  Atatürk.

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Yeni Yıl

12 Ocak 2022 okunma
       Yeni bir yıla daha girdik. 2021 yılı bitip 2022 yılına girerken her yıl olduğu gibi yeni umutlar, yeni beklentiler içinde olacağız. Dünyada ve ülkemizde yaşanan kovit salgını ile ekonominin kötü gidişi ülkenin tüm insanlarını zora soktu.... Devamını Oku

Diline Sahip Çık!

23 Aralık 2021 okunma
     Güzel Türkçemizi korumak, milli birliğimizi pekiştirmek için dilimize sahip çıkmalıyız. Diline sahip çıkan ülkesine ve milletine de sahip çıkar. Dil bir ülkenin bel kemiğidir. Dil sosyal, ekonomik, kültürel ve teknolojik yapısı ile iç içedir. Bir... Devamını Oku

İNSAN

29 Kasım 2021 okunma
        Her canlının kendine özel yaşama özellikleri, beslenme ve barınmaları vardır. İnsanın en büyük özelliği aklını kullanarak, tüm uzuvlarını gerektiği gibi harekete geçirmesidir. Akıl tüm saldırı, savunma ve besin bulma saklamasıyla, diğer... Devamını Oku

ÖĞRETEN-ÖĞRENEN

17 Kasım 2021 okunma
        Her 24 Kasım da öğretmenlik mesleğinin kutsallığından bahsederiz. Günümüzde kutsal saydığımıza değer vermeyi sözcüklerle anlık yaparız. Eğer kutsallığını düşünsek; emeğinin karşılığını her yerde maddi, manevi şekilde vererek... Devamını Oku

FINDIK İLE KABUGU

15 Kasım 2021 okunma
      Karadeniz’in milli ürünleri; çay, fındık, balık, madenler, kerestecilik ilk akla gelenlerdir. Her ürünü üretirken mutlaka bir zahmeti vardır. Fındıktan yılda sadece bir defa ürün alınabiliniyor. Fındık ürünüyle adından en çok söz ettiren... Devamını Oku

DOLMA KALEM

8 Kasım 2021 okunma
            Turhal Varvara mahallesinde harman yerlerine yapılmış Atatürk Ortaokul 1/A sınıfı öğrencisiydim. Yıl 1969 evimize uzak olmayan bir yerdedir okulumuz. Eskiden bu düzlükte dövenle sap sürer, saman savururduk. Sınıfımız Fransızca dil... Devamını Oku