son haberler

Hatice Satgun’a Saldırı

Yayınlanma Tarihi: 21 Nisan 2021 okunma

Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

Cemiyet içinde farklı özelliklere sahip kişiler vardır. Bu kişiler kendi ilgi ve meziyetlerine göre bazı faaliyetlerde bulunur. Kültürden, sanata; zanaattan, çiftçiliğe; musikiden, spora ve hayata ve insana dair birçok alanda çalışmalarda bulunurlar.

Bunlar yaşadıkları bölgenin bir nevi kanaat önderleridir. Her biri kendi sahasında bölge ve ülke kalkınmasında öncülük eder.  Her şeyden önce okur, gezer, araştırır, soruşturur ve neticede çalışmalarını bizlere sunar.

Hatice Satgun Hanımefendi de bunlardan biri.  Özellikle kendi ilinin kültürel yönünü ülkeye tanıtma mücadelesi veren, bunun için de devamlı olarak üreten; eğitimci, şair, yazar ve daha birçok vasıflara sahip biri.

Basından kendisine yapılan menfur saldırıyı okuyunca her duyarlı vatandaş gibi ben de üzüldüm. Benimle sosyal medyada canlı bir program yapmıştı. Tam program ile yazı yazmayı tasarlarken bu elim vakanın meydana gelmesi yazımın konusunu değiştirdi.

Kendisine yapılan saldırıyı basın yoluyla duyduğumda kendisiyle kısa bir görüşme yaptım. Bu durumda uzun uzadıya konuşmak olmazdı. Mesela vaziyeti kavramaktı.

Hatice Satgun’a yapılan bu elim saldırının sadece bir kişiye yapılmış alelade bir saldırı değildi. Bu durumu aşağıdaki başlıklar altında değerlendirdim.

1- Hatice Satgun öncelikle bir kadındı. Yaratılış itibariyle korunması, kollanması gerekirken zor kullanılması nasıl izah edileceğine dair bir kelime bulamıyorum.  Zor, cebir, şiddet, kuvvet kullanmak bir acizliğin tezahürü olmalıydı.

2- O bir anneydi. Anne; hem dini, hem ahlaki, hem örfi, hem milli, hem de evrensel olarak çok önem verilen bir vasıftır. Anne; şefkatin, sevginin, temizliğin, estetiğin ve hissin kaynağıdır. Hiçbir anne sebep ne olursa olsun menfi bir muameleye maruz bırakılamaz.

3- O bir yazardı. Kalem sahibiydi, kelam sahibiydi.

4- O bir şairdi. Şair demek, hisleri seslere dönüştüren demekti.

5- O bir gazeteciydi. Bildiklerini, gördüklerini, öğrendiklerini başkalarına da ulaştırmanın yolarından biri de basını kullanmaktı.

6- Sosyal medya üzerinden canlı yayınlar yapardı.  Ve gördüklerinden anında başkalarını da haberdar ederdi.

Yani; bir kadın, bir anne, bir şair, bir yazar, bir gazeteci, hâsılı bir kültür insanıydı. Menfur bir el bütün bunlara uzandı.

Fikirler, zorla değiştirilemez. Ancak beğenmediğiniz fikirlerin karşısına başka fikirlerle çıkma hakkınız vardır.

Bu durumda da fikir sahibi olmak lazım.

İzan, idrak, ahlak, görgü sahi olmak konusuna hiç girmeyelim.

Geçmiş olsun Hatice Hanım.

 

 

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Hasan Fahri Tan

29 Kasım 2021 okunma
Hasan Fahri Tan Şair… Kendisi talebe iken, tahsil gördüğü okulda öğretmendim. O da her öğrenci gibi dersleriyle meşguldü o zamanlar. Öğretmenler yazılılarda ders işlenmediği için, bir sessizliğin içinde bulur kendini. Öğrenciler kendilerine has heyecan... Devamını Oku

Recep Hoca

27 Kasım 2021 okunma
Bazı şeyler vardır ki söylenecek zamanı vardır. Recep Hoca adıyla maruf Recep Öztürk’ü yaklaşık çeyrek asır önce tanıdım. Tanışma sebebi ise bir hayli ilginç. Bir yaz aylarıydı. Yolum İstanbul’a düşmüştü. Malum İstanbul’a gidilince şayet... Devamını Oku

Leylâ Farkı

13 Kasım 2021 okunma
Efsanelerini dinledik hep halk âşıklarının. Ferhat ile Şirin, Kerem ile Aslı, Yusuf ile Züleyha, Vamık ile Azra, Tahir ile Zühre… Yukarıda yazılı çiftlerin hikâyeleri dilden dile dolaşır oldu. Varlar veya yoklar ne ehemmiyeti var. Mühim olan kıssaları ve... Devamını Oku

Çayla Sohbeteler 26

25 Ekim 2021 okunma
Ey çay! Bir yapımcı duysa kesin “Çayla sohbetler” adlı bir dizi film çekmeye karar verirdi. Ardımızda 25 yazı bıraktık. Hâlâ devam ediyoruz. Biliyor musun dert dinlemek bile maharet. Hiç katkısı olmasa bile sadece seni dinleyecek bir şeyler bile insanı... Devamını Oku

Çayla Sohbetler 25

12 Ekim 2021 okunma
Çay nasıl içilir? Hayda! Bu da soru mu? Siz çayın rastgele içildiğini mi sanıyorsunuz? Hiç de öyle değil. Aslında öyle olmamalı. Özellikle ilk bardak veya fincandaki çayın içimi çok özel olmalı. İçinizden “Nasıl yani?” diye bir soru geçerse izah... Devamını Oku

Vuslat’a Yunusça Kavuşmak

1 Ekim 2021 okunma
Ayrılığı şımartmamak lazım… Şayet “Vuslat”a ermek istiyorsak “Yunusça” yanmak gerek… “Vazgeçemediğim”iz şeylerimiz olmalı… Ömrümüz, “Şelaleler” gibi akıp geçerken, geriye nelerin kaldığına dikkat etmek gerekir bazen. Şairin “Geriye... Devamını Oku

Çayla Sohbetler 24

28 Eylül 2021 okunma
  Çay nasıl içilir? Hayda! Bu da soru mu? Siz çayın rastgele içildiğini mi sanıyorsunuz? Hiç de öyle değil. Aslında öyle olmamalı. Özellikle ilk bardak veya fincandaki çayın içimi çok özel olmalı. İçinizden “Nasıl yani?” diye bir soru geçerse... Devamını Oku

ÇAYLA SOHBETLER- 23

21 Eylül 2021 okunma
  Sayın çay! Sana “sayın” dedim diye alınma sakın. Benim “sayın”ım politikacıların hitabındaki manaya gelmez. Asıl “sayın” hitabını sen hak ediyorsun. Malum “Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır” diye bir sözümüz var. Ancak kahve... Devamını Oku

Elit Kurs Merkezi

20 Eylül 2021 okunma
Bir eğitimci olarak nerde eğitime hizmet eden bir kurum görsem, ülkemin insanına akademik ve kültürel yönden katkı sağlayacağına inanmışım hep. Bugün eğitim gören her genç yakın bir gelecekte ülkede çok önemli yerlere geleceği aşikâr. Bu kaçınılmaz... Devamını Oku

KADILAR YOKUŞU

16 Eylül 2021 okunma
Ünye’nin en tarihi yerlerinden biri.  Kaç kişi biliyor ve bilenler için ne ifade ediyor? Ünye’de yaşayan kırk yaşın üzerindekiler hemen tarif ederler. Kırk yaş altındakiler ise önce biraz bekler yine doğru tarif ederler. Neden bir taraf anında tarif edip,... Devamını Oku