son haberler

ÖĞRETEN-ÖĞRENEN

Yayınlanma Tarihi: 17 Kasım 2021 okunma

Süleyman ERKAN s-erkan-12@hotmail.com

        Her 24 Kasım da öğretmenlik mesleğinin kutsallığından bahsederiz. Günümüzde kutsal saydığımıza değer vermeyi sözcüklerle anlık yaparız. Eğer kutsallığını düşünsek; emeğinin karşılığını her yerde maddi, manevi şekilde vererek ödüllendiririz.

       Kapitalin çarkından çıkan toz, duman arasında kimse kimseyi görmüyor, duymuyor. Birilerinin hoşuna gitse de bu durumdan ülkemizin geleceği ve insanları zarar görmektedir.

      Günümüz yöneticileri öğretmenlere özgürlük adı altında kılık- kıyafette serbestlik getirdi. Saçı sakalı birbirine karışan, yelekli, kotlu, şalvarlı, terlikli, kravatlı kravatsız, başı acık, örtülü derse giren öğretmenler görüyoruz. Rol model teşkil edecek öğretmenler, öğrencilere model olamıyorlar. Okul yöneticileri öğrencilerin mutlaka okulun formasını giymelerini söylerken, aynı duyarlılığı öğretmenlerimize de getirseler olmaz mı? Özgürlüğü tüm öğrencilerde fırsat eşitliği yaratarak, okutup diploma sahibi yaptığı öğrencilerine iş imkânı olarak sunsalar olmaz mı? Öğretmenlerin Özgürlüğünü maddi imkânlarını en üst seviyeye çıkartarak, bilgi, görgü ve deneyimini yükselterek olmaz mı? Öğrencilerinin karşısında kılık, kıyafet ve davranışlarıyla örnek olsalar olmaz mı?

            Cumhuriyetin ilk kurulduğu yıllara baktığımızda köy enstitülerini görürüz. O yıllarda yoksul köy çocukların eğitim- öğretim olanakları imkânsızdı. Anadolu’nun dört bir yanında çoban ateşi yakılarak, eğitim seferberliği başlatıldı. Köy Enstitüsünden mezun olan her bir öğretmen, çelik gibi sert, kahramanlar gibi gözü kara cehaletin üstüne gitmişlerdir. Köy enstitüsü mezunu öğretmenler, çalışkanlığı, üretkenliği, onurlu bilgeliğiyle toplumun rehberi ışığı olmuşlardır. Örnek öğretmenliğini okulda, yolda, tarlada, ormanda, köyde, şehirde bilgilerini aktararak rehber olmuşlardır. O zamanın yoksulluğuna göre giyim ve kuşamları gözle görülür, gıpta edilirdi.

          Öğreten- öğrenen arasında ki sıkı bağın adı saygı ve sevgiydi. İsteyerek, severek, arzu ederek sevgi saygı ekseninde çalışma disiplini oluşturanlar, istedikleri başarıyı elde edenlerdi. Öğretmenler; bilim adamlarıdır, sanatçıdır,  ustadır gözlemleyip araştırandır. Bulunduğu topluluktan ülkesine hizmet edecek bireyleri yetiştirendir.

           Öğretmenler; güler yüzü, tatlı diliyle yüreğinde ürettiği sevgi tohumlarını bilgi ile saçandır. Kinleri, öfkeleri, nefretleri kardeşliğe dönüştürendir. Bulunduğu yoz, yobaz, cahillik cehennemini cennete dönüştürenin adıdır öğretmen…

             Öğretmenlere gereken maddi değeri vermedikleri gibi öğretmen evlerini özelleştirerek öğretmen birliğine darbe atılmıştır. Tüm sendikaların bir ağızdan öğretmen evleri öğretmenlerin öz malıdır demelidirler.

               Öğretmene saygı duyan toplumlar, dilini, bilimi, sanatı, iyi öğrenip kullanan muasır medeniyete ulaşmak için yarışan toplumlardır.  Öğretmene verilen değer insanına, vatanına, milletine, bayrağına verilen değerdir. Her bireyin yaşam boyu öğrenme, deneme, yanılma ve başarı günü olan 24 Kasım 365 gün kutlu olsun.

 

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

   KOZA TIRTIL HİKÂYESİ

1 Şubat 2023 okunma
 “  Ormanda gezinen adamın biri kelebeğin kozadan çıkmaya çalıştığını görürü. Kozadan çıkmaya çalışan kelebeği saatlerce izler. Sonra adam, kelebeğin kozadan çıkmak için çabalamaktan vazgeçtiğini, gücünün kalmadığını düşündü. Kelebeğe... Devamını Oku

  BİZ UYURKEN VÜCUDUMUZDA UYUR MU?

30 Ocak 2023 okunma
      İnsan kendini tanıdıkça, harika bir yaratılışa sahip olduğunu öğrenir. Vücudumuzun organları birbirine bağlı, makine gibi ömrümüz boyunca çalışır durur. Vücudumuzun uyumayan nöbetçileri var.     Gözümüzü yumduğumuzda uyuruz.... Devamını Oku

ŞU METRİSİN ÖNÜ

28 Ocak 2023 okunma
        “ Şu Metris’in önü alan, Bir tek seni sevgim gerisi yalan.”           Enver Karagöz; O bir öğretmendi. Demokrasiden yana, insan haklarını savunan, emekten haktan yana tavır alandı. O devrimciliği savunan insandı. Artvin TÖB-DER... Devamını Oku

YAŞAM SAVAŞCILARI

23 Ocak 2023 okunma
Hayat insanlar için güzeldir. Yaşamak için mücadele verilmelidir. Demirde altında birer madendir. Demir tabiatta bol miktarda bulunur ucuzdur. Altın elementi tabiatta zor bulunur pahalıdır. Yıl 1965 Tokat-Turhal’da Varvara( Manisa) mahallesinde ki Devrim İlkokulunda... Devamını Oku

Dr. ANOOSHİRVAN

24 Aralık 2022 okunma
     Dr. Anooshirvan Miandji ( Anuşirvan Miyancı) İranlı (Güney Azerbaycanlı) kendisi Türk’tür. Önce kimyacı, sonra felsefecidir. Halan Türkiye’de yaşamaktadır. 1995 yılından beri Ankara’da ikamet etmektedir. Gazi Üniversitesinde Eczacılık... Devamını Oku

DEĞMEN BENİM GAMLI YASLI GÖNLÜME

14 Aralık 2022 okunma
       Tokat’ta1910 yıllarında medrese mezunu imaretçi oğullarından Abdullah Sami Efendi nalbantlık yapardı. O yıllarda hayvan gücünden yararlanıldığı için nalbantlık önemli bir meslekti. Yaz aylarında ilçe, ilçe, köy, köy gezerek hayvanları... Devamını Oku

DENİZLİ

9 Kasım 2022 okunma
Manisa’nın Spil dağından aşağı, İzmir’e indiğinizde düz, verimli ova sizi karşılar. Yüksek yerlerinde zeytini, ovasında inciri, narı, üzümü tüm meyve çeşitleriyle sebzesini bulursunuz. Aydın ilinin kilometrelerce uzunlukta ki ovada yol aldıktan sonra... Devamını Oku

PLATON (EFLATUN)

5 Kasım 2022 okunma
    Platon Atina’da M Ö 428-427 veya 424-423 yılında doğmuştur. Çocukluğu aristokratik bir ortamda şekillenmiştir. Matematik, edebiyat, sanat, felsefeye yakın olmuştur. Gençliğinin bir bölümü Pelaponnes savaşlarına denk gelmiştir. Savaşla erken... Devamını Oku

ZEYTİN İLE İNCİR AĞACI

1 Kasım 2022 okunma
 Zeytinin yararlı, besleyici bir meyve olduğunu bilmeyen yoktur. İncirde zeytin kadar değerli bir meyvedir. Zeytin ile incir ağacını bilimsel olarak inceleyecek olursak, her iki ağaçta doğada ters çalışır. Bütün bitkiler gündüz oksijen verirken zeytin, incir... Devamını Oku

 BÜYÜK MÜBADELE DERNEĞİ

25 Ekim 2022 okunma
    İnsanlığa büyük acı veren dramın öyküsü mübadele! Sana sorulmadan, bir anda atanın, babanın, kendinin kazandığı, emek verip anılarla büyüdüğün toprakları terk etmek. Göz nurunu, aşlarını, umutlarını bıraktığın toprakların adıdır. (... Devamını Oku