son haberler

Politikada Seçmen Seviyesi

Yayınlanma Tarihi: 10 Mart 2014 okunma

Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

Sosyal medya da denilen sanal alem yazılıp çizilenlere baktığımızda ahlaki seviyede ne kadar irtifa kaybettiğimiz anlaşılmaktadır.

Ortalık kraldan çok kralcılarla dolu. Eskiler “Lisanı beyan aynıyla insan” demişlerdir. Yani insanlar söylediklerine benzerler.

Biz eskiden liderlerin söylediklerini dinlerdik. Onlar da siyasi rakiplerine tabiri caizse “Gavura vurdukları gibi vururlardı.” Ne ölçü vardı ne edep. Yani onların söylediklerine alışıktık. Demek sadece dinlemiyor, biz de tatbik ediyormuşuz. Bu durum internet denilen şey bulunalı ortaya çıktı.

Her yerde olduğu gibi Ünye’de de seçmenler beğendikleri adaylar için çalışma yapıyor. Bu gayet normal. Fakat bu süre içerisinde başka adaylar için öyle sözler söyleniyor ki insanın kanı donuyor. Bazen kantarın topuzu o kadar kaçıyor ki kimsenin ağzından çıkanı kulağı duymuyor. Gören de kendisi seçilecek sanacak.

Ünye’de seçim belli ki iki parti arasında kalmış. Aynı oy tabanlı bu iki parti seçimi son sandığa kadar taşıyacak gibi. Hal böyle olunca kimse kendisine rakip istemiyor. Madem seçim arenasında; o zaman karalama kampanyası başlıyor.             Seçimlerin en tuhaf şeyi, “icraatın ne” lafı. Yahu daha önce iş başında olmayan kişilerin icraatı mı olur?

Bu gün ülkemizde hemen hemen her partiden daha önce seçilmiş adaylar var. Bu adaylar görev süresi içerisinde bir şeyler yapmışlardır. Şimdi tam burada “icraatın ne” sorusu ne demek oluyor? O zaman bırakalım mevcutlar yerini korusun. Yani tamamen antidemokratik bir ifade.

Ülkede daha önce icranın başına geçmeden adaylar arasında mukayese yapılamaz. Bu, iş ilanı veren bazı kurumların “Tecrübeli elaman alınacaktır” mantığı ile aynı. İlk defa işe girmek isteyen ne yapacak?

Burada kötü örneklere yer vermek istemiyorum. Tabiri caizse belden aşağı vuran cümleler bunlar. Her şeyin sınırı vardır. illa da “edep”in…

Artık zaman daralmaya başladı insanlar da. Hani artık bitse de kurtulsak gibi laflar ediliyor. Bunu biraz da üçüncü sınıf kişiler buraya getirdi. Şu anda ülkenin kahir ekseriyeti seçimler üzerine konuşuyor. Bu konuşanlar da gevezelikten başka yaptığı bir şey yok. Üç-beş kişi bir araya gelince değme tahliller havada uçuşuyor. Sanki buradan konuştuklarını Malatya’dan duyan var?

Konuşması gerekenler meydanlarda. Onlar hem konuşuyor, hem de koşuşturuyor. Takdir etmek lazım. İşleri o. Herkes işini yaparsa, milletin kafası da rahat olur. Ne gezer. Her başkan adayı bir söylüyorsa, hariçtekiler beş söylüyor. Üstelik daha seviyeli bu sefer. En azından Ünye’de…

Seçimler de biter, her şey normale döner diye düşünenler varsa yanılıyor olabilir. Bu süre içersinde ağzımızdan çıkanı kulağımız duymazsa; söylenen sözler kalıcı olarak zihnimizde yer eder. İşte husumet tohumları buna derler.

Dünya gelip geçici bir yer. Bu dünyada Cengiz de, Makedonyalı İskender de, Kanuni de yaşamışlar ve şimdi görünen alemde yoklar. Hem ne götürdüklerine hem de ne bıraktıklarına baklmak lazım.

“Dünya malı dünyada kalır” sözüne inanmıyorum. Götüremediklerimiz dünyada da kalmıyor, kalamıyor… Cansızlar da sonlu yani…

Sonunuz hayırlı olsun.

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Yunus Emre Ünye’de Mi?

13 Nisan 2022 okunma
Herhangi bir Ünyeliye “Yunus Emre Ünye’de mi” diye soracak olsak alacağınız cevap “evet” olacaktır. Yunus Emre bu milletin ruh hamurunu yoğuran mümtaz şahsiyetlerden biridir ve manevi alanda herkesindir. Ülkenin muhtelif yerlerinde “makamı” olduğu gibi... Devamını Oku

Ali Dayı

31 Mart 2022 okunma
Atalarımız “Yiğit namıyla anılır” dememiş boşuna. Bazı isimler vardır ki kimlikte yazanın önündedir. Ali Dayı’da öyle. Kendisini şahsen epey geç tanıdım. Bugünkü Sağlık Ocağı karşısında mütevazı bir dükkânı vardı. Her kahvaltıda namını... Devamını Oku

Meydan Simitçisi

28 Şubat 2022 okunma
Siz karanlığı bilir misiniz? Sokak lambaları hayatımıza girdiği günden beri “zifiri karanlık” hayatımızdan çıktı. Bütün lambaları kapatsak bile hareketli olan her şeyi siluet halinde görebiliyoruz. Zifiri karanlık hayatımızdan çıktığı günden beri,... Devamını Oku

Bir Şehir Nasıl Bozulur?

15 Şubat 2022 okunma
Meşhurdur, “Bülbülü altın kafese koymuşlar, ah vatanım” demiş. Bundan dolayı her köy, ilçe, il diğerlerinden hep güzeldir. Kime göre? Orada yaşayanlar veya oralı olanlara göre. Her yerin güzelliği kendine göredir. Yeryüzü yaratıldığından beri... Devamını Oku

Şiir; Karakoç’un Mu, Mahsuni’nin Mi?

9 Şubat 2022 okunma
  Yetmişli yıllardı. Üniversitelilerin ön ayak olduğu ideolojik hareketler yavaş yavaş liselilere kadar inmişti. Herkesin herkesten şüphelendiği yıllardı. Dava önemliydi… Çok kişi kardeşini, babasını, oğlunu kendi davası için ispiyonladığı... Devamını Oku

ÜNYE VE AİDİYET

31 Ocak 2022 okunma
  Ülkemizde nereli olunursa olunsun herkes bulunduğu yeri sever ve över. Bu insanın tabiatında var olan bir şeydir. Gayet normal bir haldir. Hatta güzel bir haslettir. Peki insan bir yerli nasıl olur? Genelde gurbette yaşayanlar kendi köyünü, ilçesini, ilini ve... Devamını Oku

İçi Temiz İşçi

26 Ocak 2022 okunma
Nedense okuduğumuz ve duyduğumuz haberlerden güzel olanı fazla konuşulmuyor. Belki olması gerekiyordu diye düşündüğümüz içindir. Ünye’de haber değeri kazanmış ve vatandaşların bilgisine sunulmuş o kadar güzel şeyler oldu ki, bence bunların ülke... Devamını Oku

“Z”  KUŞAĞI MI “Y”  KUŞAĞI MI?

20 Ocak 2022 okunma
Artık son “kuşağın” da bir ismi oldu. Eskiden “nesil” denilen ve günümüzde “kuşak” olarak adlandırılan insan topluluğu. Adına da (Z) kuşağı denilmiş. Dünya var olduğu günden beri “kuşaklar arası” anlaşmazlık hep olmuştur. Kısaca; dede,... Devamını Oku

TURGUT DAĞDEVİREN

18 Aralık 2021 okunma
Onunla ilk defa Hizmet Televizyonu muhabiriyken tanıştım. Takvimler 2004 yılını gösteriyordu yani. Yaklaşık olarak çeyrek asra yakın bir tanışıklığımız var. Ben Hizmet Gazetesinde yazmaya başlamıştım. Radyo, televizyon, gazete aynı çatı altındaydı.... Devamını Oku

Makamın Soğuk Yüzü

15 Aralık 2021 okunma
Kır yıla yakın çalıştım devlet dairesinde. Okuduğum yıllar hariç… Daha öğrenci iken tanıştım resmiyetin ve makamın soğuk yüzüyle. Arkadaşlarım, ne zaman “Seni idareden çağırıyorlar” diye haber verdiğinde içimde bir fırtına ile çalardım okul... Devamını Oku