son haberler

Sıra Üzerine İsmi Yazılan Sevgili

Yayınlanma Tarihi: 4 Mart 2013 okunma

Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

Bir imtihan öncesiydi. Daha evrakları dağıtmadan sıraları kontrol ediyorduk. Biraz sonra on beş öğrenci soruları cevaplamak için ter dökecekti. Her imtihandan önce yapılması gereken şeyleri yapıyorduk. Salon başkanının görevleriydi bunlar.

Önce kimliklere baktık. Sonra her adayın yanında olması gereken diğer evraklar. Bu arada sınıfın veya salonun bir imtihan için uygun olup olmadığı, sıraların sallanıp sallanmadığı, sıra yüzeyinin yazı yazmaya mani olup olmadığı titizlikle kontrol ediliyordu.

Bu işler yapılırken yanımdaki görevli arkadaşım sıra üzerine kazılarak yazılmış yazılara dikkat çekerek “yazık olmuş sıralara” dedi. Sonra “bu sıraları devlet gönderiyor biz kullanamıyoruz” diye de devam etti.

Daha imtihanın başlamasına vakit vardı. Bu konuşmalar adayların heyecanını bir nebze azalttı. Görevli arkadaşım aynı mevzuya devam ediyordu. “Masaların üzerine isim yazmışlar” dedi. Adaylardan birisi de “ Belki sevdiğinin ismidir” diye cevap verdi. Bunun üzerine görevli “ Ben sevdiğimin ismini kalbime yazarım. Sıranın üzerinde işi ne” diyerek mukabelede bulundu.

Kısa bir sükûttan sonra aday tekrar karşılık verdi:

“Söz uçar yazı kalırmış” dedi.

Bir sükût daha…

“Kalbindeki hep seninledir” dedi görevli; sıradaki ise herkese açıktır…”

İmtihan başlamıştır diyen ses karşılıklı konuşmayı sonlandırdı. İki saat boyu bu konuşmaları düşündüm hep. Muhataplar arasında mühim bir yaş ve tahsil farkı vardı.

Ben bir şey göze mi, gönle mi hitap etmeli biçiminde algıladım bu konuşmayı. Sıra üzerine veya kalbe yazmak. Çok tuhaftı.

İmtihan esnasında sıraların üzerine kazınmış isimleri okuyarak geçti. Kaç tanesi oraya yazdığı isme hala sadık diye düşündüm. Acaba fikir değiştirenler var mıydı? Bu fikir değiştirenler başkalarının da ismini kazıdı mı bir yerlere. Kim kaç tane isim yazdı bilinmez. Ancak sadece yazma hakkı var. Ama silme hakkı yok.

Zaten on beş tane sıra üzerinde belki elli tane isim vardı. Ancak her gönülde bir kişi olabilirdi. Bu açıdan bakılınca “Söz uçar yazı kalır” sözü bu konuyu içine almıyordu. Kalbine yazanın kalbinde kalsa da kalmasa da kimse rahatsız olmuyordu.

Çöller üşütür beni sanmayın susuyorum

Derdim içimde saklı ben ondan susuyorum.

Sonunda bitiş zili çaldı ve biz işimize döndük.

Sizce isim nereye yazılmalı?

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Yunus Emre Ünye’de Mi?

13 Nisan 2022 okunma
Herhangi bir Ünyeliye “Yunus Emre Ünye’de mi” diye soracak olsak alacağınız cevap “evet” olacaktır. Yunus Emre bu milletin ruh hamurunu yoğuran mümtaz şahsiyetlerden biridir ve manevi alanda herkesindir. Ülkenin muhtelif yerlerinde “makamı” olduğu gibi... Devamını Oku

Ali Dayı

31 Mart 2022 okunma
Atalarımız “Yiğit namıyla anılır” dememiş boşuna. Bazı isimler vardır ki kimlikte yazanın önündedir. Ali Dayı’da öyle. Kendisini şahsen epey geç tanıdım. Bugünkü Sağlık Ocağı karşısında mütevazı bir dükkânı vardı. Her kahvaltıda namını... Devamını Oku

Meydan Simitçisi

28 Şubat 2022 okunma
Siz karanlığı bilir misiniz? Sokak lambaları hayatımıza girdiği günden beri “zifiri karanlık” hayatımızdan çıktı. Bütün lambaları kapatsak bile hareketli olan her şeyi siluet halinde görebiliyoruz. Zifiri karanlık hayatımızdan çıktığı günden beri,... Devamını Oku

Bir Şehir Nasıl Bozulur?

15 Şubat 2022 okunma
Meşhurdur, “Bülbülü altın kafese koymuşlar, ah vatanım” demiş. Bundan dolayı her köy, ilçe, il diğerlerinden hep güzeldir. Kime göre? Orada yaşayanlar veya oralı olanlara göre. Her yerin güzelliği kendine göredir. Yeryüzü yaratıldığından beri... Devamını Oku

Şiir; Karakoç’un Mu, Mahsuni’nin Mi?

9 Şubat 2022 okunma
  Yetmişli yıllardı. Üniversitelilerin ön ayak olduğu ideolojik hareketler yavaş yavaş liselilere kadar inmişti. Herkesin herkesten şüphelendiği yıllardı. Dava önemliydi… Çok kişi kardeşini, babasını, oğlunu kendi davası için ispiyonladığı... Devamını Oku

ÜNYE VE AİDİYET

31 Ocak 2022 okunma
  Ülkemizde nereli olunursa olunsun herkes bulunduğu yeri sever ve över. Bu insanın tabiatında var olan bir şeydir. Gayet normal bir haldir. Hatta güzel bir haslettir. Peki insan bir yerli nasıl olur? Genelde gurbette yaşayanlar kendi köyünü, ilçesini, ilini ve... Devamını Oku

İçi Temiz İşçi

26 Ocak 2022 okunma
Nedense okuduğumuz ve duyduğumuz haberlerden güzel olanı fazla konuşulmuyor. Belki olması gerekiyordu diye düşündüğümüz içindir. Ünye’de haber değeri kazanmış ve vatandaşların bilgisine sunulmuş o kadar güzel şeyler oldu ki, bence bunların ülke... Devamını Oku

“Z”  KUŞAĞI MI “Y”  KUŞAĞI MI?

20 Ocak 2022 okunma
Artık son “kuşağın” da bir ismi oldu. Eskiden “nesil” denilen ve günümüzde “kuşak” olarak adlandırılan insan topluluğu. Adına da (Z) kuşağı denilmiş. Dünya var olduğu günden beri “kuşaklar arası” anlaşmazlık hep olmuştur. Kısaca; dede,... Devamını Oku

TURGUT DAĞDEVİREN

18 Aralık 2021 okunma
Onunla ilk defa Hizmet Televizyonu muhabiriyken tanıştım. Takvimler 2004 yılını gösteriyordu yani. Yaklaşık olarak çeyrek asra yakın bir tanışıklığımız var. Ben Hizmet Gazetesinde yazmaya başlamıştım. Radyo, televizyon, gazete aynı çatı altındaydı.... Devamını Oku

Makamın Soğuk Yüzü

15 Aralık 2021 okunma
Kır yıla yakın çalıştım devlet dairesinde. Okuduğum yıllar hariç… Daha öğrenci iken tanıştım resmiyetin ve makamın soğuk yüzüyle. Arkadaşlarım, ne zaman “Seni idareden çağırıyorlar” diye haber verdiğinde içimde bir fırtına ile çalardım okul... Devamını Oku