son haberler

Ünye Sözlü Tarihi Çalışmalarından İnciler

Yayınlanma Tarihi: 11 Ağustos 2011 okunma

Misafir Kalem unyetv@unyetv.net

Rumlar Kasım 72’de “ayyos” şöleni yaparlardı. Kilisenin papazı 10 santimlik hacı yalıda denize atardı. Rum gençleri de kayıklarla denize dalar. Hacı bulmak için uğraşırlardı. Yalıda 80-100 kayık olurdu. Hacı bulan genç, gümüş tepsi içinde hacı mahallelerde dolaştırarak ”ayyos” diyerek arkadaşlarıyla koşarak nara atarlardı. Biz de onların peşinden koşar coşkularına katılırdık.

 Anlatan: Hüseyin Sümer 90 yaşında

Rumlar yalıda otururdu. Orada meyhaneler, fırınlar vardı. Dimitris fırıncı idi. Fırının önünde simitler satarlardı. Çocukken bayılırdım o simitlere, sonra Rumlar gittiler. Askerde bahriyeli oldum. Gemimiz Atina’ya uğradı. O zaman buradan giden Rumlar Türk gemilerini karşılar, “Samsunlu var mı? Giresunlu var mı? Ünyeli var mı?” diye sorarlardı. “Ben Ünyeliyim” dedim. Genç bir rum aldı beni götürdü. “Baba bak Ünyeli birini getirdim” dedi. Geldiğimiz yer kıyıda bir fırındı. Dimitri’ yi hemen tanıdım. Konuştuk, o da babamı tanıdı. Bana Ünye’yi anlattırdı. Gece benim için eğlence tertiplediler. Gece 10’a kadar izin almıştım. Beni salmadılar. Amirlerim anlayışla karşıladı, sabaha kadar omuz omuza dans ettik. Dimitri orada da simit satıyorlardı. Babama ve bütün Ünyelilere selam yolladı.

 Anlatan: Şerif Öztürk 85 yaşında (Terzi) vefat etti

Babam ameliyat olmaya Mısır’a gitmiş. Orada iken de Osmanlı bankasından hisse almış. Sonra o kağıtlar elimize geçti ama uğraşamadık. Babam çok zenginmiş. İtalya’ya yumurta, tavuk yollarmış. Karadeniz’in çok fırtınalı olması sebebiyle gemi bir hafta denizde kalmış, gecikmeli olarak İtalya’ya gitmiş. Yumurtalar çürümüş, tavuklar ölmüş. Babam iflas etmiş. Babam “canlı hayvan ve ürünlerin ticaretini yapma oğlum diye nasihat ederdi”.

 Anlatan: Evren Lüleci 75 yaşında (Fotoğrafçı)

En büyük eğlencemiz sahilde gezmeye çıkmaktı. Çömlek fırınlarının olduğu yerden bize habire çamurdan yapılmış misketler atıyorlardı. Bayanlar sahilde rahat gezemezlerdi. Her evin önünde lokum fırınları vardı. Herkes ortaklaşa yakar yiyecekleri hamur işlerini pişirirlerdi.

 Anlatan: Türkan Altıoklar (Emekli öğretmen)

1960 yılında milletvekili iken İsmet İnönü ile çok samimi idik. 60 ihtilalinde İsmet İnönü ile aynı arabadaydık. Yolu kesmişlerdi. Arabadan indik İsmet Bey çok sakindi. İleride barikat kurulmuştu. Yürüyerek barikatı geçtik. Jandarma komutanı hareketsizdi, özür diledi. Erler çok mahcuptu. “Siz yolu kestiniz, madem öyle bizde tarladan gideriz” dedi. Karşıki tepeye çıkıp birer sigara yaktık, bir süre hiç konuşmadık. İsmet İnönü ile ailece görüşürdük sık sık davetler verir, görüşürdük.

 Anlatan: Hüsrev Yürür (Eski belediye başkanı, Chp milletvekili)

Meydan 1950lerde hep mezarlıktı.57’de hükümet binası yapılırken kaldırılmış. Hükümet konağının yanındaki mezarı sökememişler. Kime ait olduğu tam bilinmiyor. Fakat eski bir Türk büyüyü olmalı. “Tiryaki Hasan Paşa” yazan Ünye taşından mezar taşı varmış. Belediye mezar taşını kaldırmış, taş şimdi kayıp. Arapça yazılı uzunca bir taş imiş, görenler var.

 Anlatan: Fahrettin Erkoç (Öğretmen)

Evlerimiz şimdiki ortaokulun karşısında idi. Rum komşularımızda vardı o zamanlar. Ramazan aylarında camiye giderdik. Mevlit okunduğunda çok kalabalık olurdu.

Bir rum komşumuz vardı. Geceleri gizlice caminin yanına gelir, mevlidi dinler ve ağlardı. Sonra cami dağılmadan evine kaçardı.. Hem kendi cemaatinden hem bizden çekinirdi. Onu hem kendi cemaati, hem bizimkiler kınardı.

Anlatan: Zehra Tan (Ev hanımı)

Bizim evlerimiz Rum evleriydi. Kayınpederim giden Rumlardanmış. Bir gün tesadüfen alt katta duvarda boşluk olduğunu fark ettim. Duvara vurunca değişik bir ses geliiiyordu. Kireçleri kazıyınca bir küp göründü. Çok heyecanlandım, koşup eltime haber verdim. Kapıları perdeleri kapatıp kapatıp eltimle duvarı kırmaya başladık. Küp iyice meydana çıktı, heyecanımız giderek arttı. Ancak küpün içi boştu, çok büyük bir küptü. Sonra fark ettik ki küpün altı kırılmış sonra yeniden sıvanmıştı. Küp ev inşa edilirken duvarın içine gömülmüştü, sökülmüyordu, sabitti.

 Anlatan: Fahriye Tan

Ünye’de ki orta medreseyi bitirip, gemiyle İstanbul’a gidip, medrese bitirip kadı ulema olan Ünyeli gençlere anneleri Ünye’den kız bakarlar, beğenince oğullarına haber verir, oğulları gelir Ünye’den evlenir, eşiyle birlikte görev yerine geri dönerlerdi. İster kadı olsun, ister ulema, ister kaptan, isterse paşa Ünye’den evlenirlerdi. Genelliklede aynı mahalleden seçilirdi eşler, akraba evliliği pek görülmezdi. Benim eşimde aynı mahalledeydi. Pek muhterem bir insandı, ailesi Balkan göçmeniydi.

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

ÜNYE-AKKUŞ-NİKSAR KARAYOLU

26 Ekim 2021 okunma
    Yollar bir memleketin can damarlarıdır. Hasretlikleri bitiren, kültürleri harmanlaştıran, ekonomimizi canlandıran birlik ve beraberliğimizi sağlayan yollarımızdır. Ünye- Akkuş- Niksar yolunu kullananlar nostaljiyi, heyecanı birlikte yaşarlar. Yıllara... Devamını Oku

  NASIRLI ELLER

21 Ekim 2021 okunma
           Süleyman Erkan      Türkiye’nin güzel bölgelerinden Karadeniz’i gezip görenlerin hafızalarında mutlaka iz bırakmıştır. Karadeniz’in girintili çıkıntılı kenarları, geceleri gelinlik kızın boynuna takılı beşi birlik gibi parlar... Devamını Oku

Geçmişten Günümüze

16 Ekim 2021 okunma
Süleyman Erkan     Yaşam var oldukça hırslar, öfkeler, kinler, var olacaktır. Bu savaşı tetikleyen en önemli unsur beğenilmek, üstün olmak, başkalarından daha fazla mala mülke sahip olmaktır. Söz sahibi olmanın malla, mülkle, parayla olunamayacağını... Devamını Oku

İnsan

13 Ekim 2021 okunma
TOLGA ÖZSOY İNŞ. TEKNİKERİ tolgahanozsoy.52@gmail.com   Temel içgüdü ve duygularla hareket eden, yeteri kadarını alan, psikolojik ve sosyolojik açıdan baskı uygulamayan, vicdansız ve çıkarcı yaklaşmayan, kötü gözle bakmayan, çalmayan, savaşmayan,... Devamını Oku

Zaman

7 Ekim 2021 okunma
  TOLGA ÖZSOY İNŞ. TEKNİKERİ tolgahanozsoy.52@gmail.com   Neydi zaman? Doğduğum an ile öldüğüm an arasındaki yaşantım mı? Unutmak için verilen bir ilaç mı? Suratımı kırıştıran ya da saç rengimi benden alan… Neydi zaman! Babam öldüğünde... Devamını Oku

İhtiyaç Meselesi

27 Eylül 2021 okunma
TOLGA ÖZSOY İNŞ. TEKNİKERİ tolgahanozsoy.52@gmail.com   Çok çeşitli ihtiyaçlarımız var. Hatta bazen neye ihtiyacımız var diye market ve mağazaları gezmeye başlayanlar bile var. Babaannem lüzumsuz bir şey almamamı çok söylerdi işte onlarda top balon... Devamını Oku

F-N-D-K-Ç  Ş-H-P

10 Eylül 2021 okunma
  TOLGA ÖZSOY İNŞ. TEKNİKERİ tolgahanozsoy.52@gmail.com   Türkçe’de bir sözcük f,s,t,k,ç,ş,h,p harflerinden biriyle bitiyorsa ve ek kelimenin baş harfi d,c harfi ile başlıyorsa! Ortalık bir anda sertleşir. d=t olur t=ç olur sıkı durun bu matematiği... Devamını Oku

İş-Sizsiniz

6 Eylül 2021 okunma
  TOLGA ÖZSOY İNŞAAT TEKNİKERİ tolgahanozsoy.52@gmail.com Neden işsiz kaldığımızı bulalım. İşsizlik yaşınız en az 24! Bunu biliyor musunuz? Temel eğitim 1 yıl, ilk eğitim 4 yıl, Orta eğitim 4 yıl, lise eğitimi 4 yıl, hazırlık 1 yıl, üniversite... Devamını Oku

Alçak Alçak Dere Yataklarına Ev Kurmasınlar

19 Ağustos 2021 okunma
  Tolga Özsoy İnşaat Teknikeri tolgahanozsoy.52@gmail.com     Hepimizin malumu olduğu Candan ERÇETİN’in “yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar” şarkısı; doğaya, doğanın tabiatına karşı gelmekten ve gelin kızlarımızı ağlatmaktan başka bir... Devamını Oku

Toplumsal Sorunlar ve Altyapıları

3 Haziran 2021 okunma
Hatice Satgun_Giresunî   TV’lerde izlenen diziler ile Türk insanının aile yapısının çökertilmesi hedeflenmiş ve bu algı operasyonları yapılıyorken de, özellikle ‘Z Kuşağı’ dediğimiz gençlerin beyinlerine odaklanılmış olması ve... Devamını Oku