son haberler

Veli İmparatorluğu

Yayınlanma Tarihi: 16 Eylül 2013 okunma

Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

Her sene okul açılışında başta yazılı ve görüntülü basın olmak üzere gündemdeki konulardan birisi de eğitim-öğretim hakkında haber vermek yorumlar yapmaktır. Yazılı basın daha aktüel olduğundan olmalı ki “şimdi okullu olduk” kabilinden başlıklar atarak, okula yeni başlayan öğrencilerin ve velilerin heyecanını öne çıkartır. Özellikle de ilk defa veli olacak olan kişiler hem kendileri hem de çocuklarının heyecanı daha başkadır.

Televizyonlar ise velilere yönelik programlar yapar. Bu programlarında “sevgi” ön plandadır. Demek ki önemli eksiğin “sevgi” olduğu kanaatindeler.

Eğitimin mutfağında bulunanlara hiç sormadan, onlarla konuşulup konu hakkında karşılıklı görüşmeden “hariçten söz edenler” bir anda gündemi meşgul ederler. Bu hususta ülke olarak çok eksiğimiz ve ihmalimiz var.

Eğitim bir ülkenin can damarıdır. Eğitim sistemini sağlıklı bir yapıya oturtmadan hiçbir alanda başarılı olma imkanı yoktur. Günümüzde ekonomisi bozuk, endüstrisi gelişmemiş, terör ile başı dertte ülkelere baktığımızda bunların eğitim seviyelerinin arzu edilen yerde olmadığını görürüz.

Bir işte başarılı olmak için önce hastalığı teşhis etmeli gibi basit ve çok bilinen bir kural vardır. Sonra tedavi merhalesi gelir. Ancak ekonomistten sağlık problemleri, sağlıkçılardan eğitim meselelerini çözüme kavuşturulması beklenemez. Hangi konu ile ilgili çözüm aranıyorsa o konunun mutfağındakilerden görüş alınması en isabetli karar olacaktır.

Okulların açılmasından iki gün sonra eğitim konusu gündemden düşecek, bir daha ki eğitim yılına kadar karne hariç bu husus rafa kalkacaktır. Çünkü her gün gündemi değişen bir ülke olduğumuzdan; basın için çok aktüel olmayan bir konu.

Eğitim konusunda devlet çok ciddi tedbirler almalıdır. Bu konuda her başarısızlığın ardından öğretmenlerin sorgulanmasından vazgeçilmeli. Eğitimi sadece öğretmenden ibaret sayan anlayıştan uzaklaşmalıyız. Öğretmen öğrenci münasebetlerinin saygı sevgi zeminine oturtmalı, bunun için veli hususunda çalışmalar yapılmalıdır.

Veli; seçmen olmanın orantısız ağırlını öğretmen üzerinde baskı unsuru gibi görmesi bir nevi dokunulmazlık zırhına bürünmesi demektir. Her başarısızlığın ardında öğretmeni gören zihniyet sayıca az değildir. Başarılı öğrenci velisi başarıyı çocuğunda görürken, başarısızlığın sebebini de öğretmene bağlamaktadır. Zaten bu zihniyete sahip olan kişilerin ruh halleri çocuklarına da geçerse, sosyal ve kültürel açıdan başıboş ve de egoist nesillerle karşı karşıya gelebiliriz.

Eğitim kimsenin müdahale ‘edemeyeceği’ bir sisteme büründürülmelidir. Her başarısız denemeden sonra işi öğretmenin üzerine yıkmaya kimsenin hakkı yoktur. Sistemler sağlam olduktan sonra uygulayıcılar da başarılı olurlar.

Eğitim karneden karneye, okul açılışlarında, sınavlardan sınavlara tartışılacak bir şey değildir. Tarlaya ektiğiniz fidanlar çürüse en çok o sene mahsul alamazsınız ve kayıplarınızı satın alarak giderebilirsiniz. Hatta bir hekimin bir hatası en fazla bir kişiye zarar verir. Ancak köklü ve kalıcı temeller üzerine inşa edilmemiş bir eğitim sistemi geleceğimizi tehlikeye atmak demektir. Buna da kimsenin hakkı yoktur.

Burada en önemli iş yetkililere düşmektedir. Öncelikle veli eğitimine önem verilmeli veliler eğitilmelidir. Aksi halde kendince her olumsuz durumla karşılaşan veli üst makamları aşındırmaya devam ederse; yarın ülkenin temelleri aşınmaya başlar. Güçlü olanın haklı olduğu bir cemiyete doğru gideriz. Unutulmamalıdır ki “El elden üstündür” atalar sözü boşa söylenmemiştir.

Adete binaen biz de yeni eğitim yılının ülkemize hayırlı olması temennisi ile sözümüzü noktalyalım.

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Yunus Emre Ünye’de Mi?

13 Nisan 2022 okunma
Herhangi bir Ünyeliye “Yunus Emre Ünye’de mi” diye soracak olsak alacağınız cevap “evet” olacaktır. Yunus Emre bu milletin ruh hamurunu yoğuran mümtaz şahsiyetlerden biridir ve manevi alanda herkesindir. Ülkenin muhtelif yerlerinde “makamı” olduğu gibi... Devamını Oku

Ali Dayı

31 Mart 2022 okunma
Atalarımız “Yiğit namıyla anılır” dememiş boşuna. Bazı isimler vardır ki kimlikte yazanın önündedir. Ali Dayı’da öyle. Kendisini şahsen epey geç tanıdım. Bugünkü Sağlık Ocağı karşısında mütevazı bir dükkânı vardı. Her kahvaltıda namını... Devamını Oku

Meydan Simitçisi

28 Şubat 2022 okunma
Siz karanlığı bilir misiniz? Sokak lambaları hayatımıza girdiği günden beri “zifiri karanlık” hayatımızdan çıktı. Bütün lambaları kapatsak bile hareketli olan her şeyi siluet halinde görebiliyoruz. Zifiri karanlık hayatımızdan çıktığı günden beri,... Devamını Oku

Bir Şehir Nasıl Bozulur?

15 Şubat 2022 okunma
Meşhurdur, “Bülbülü altın kafese koymuşlar, ah vatanım” demiş. Bundan dolayı her köy, ilçe, il diğerlerinden hep güzeldir. Kime göre? Orada yaşayanlar veya oralı olanlara göre. Her yerin güzelliği kendine göredir. Yeryüzü yaratıldığından beri... Devamını Oku

Şiir; Karakoç’un Mu, Mahsuni’nin Mi?

9 Şubat 2022 okunma
  Yetmişli yıllardı. Üniversitelilerin ön ayak olduğu ideolojik hareketler yavaş yavaş liselilere kadar inmişti. Herkesin herkesten şüphelendiği yıllardı. Dava önemliydi… Çok kişi kardeşini, babasını, oğlunu kendi davası için ispiyonladığı... Devamını Oku

ÜNYE VE AİDİYET

31 Ocak 2022 okunma
  Ülkemizde nereli olunursa olunsun herkes bulunduğu yeri sever ve över. Bu insanın tabiatında var olan bir şeydir. Gayet normal bir haldir. Hatta güzel bir haslettir. Peki insan bir yerli nasıl olur? Genelde gurbette yaşayanlar kendi köyünü, ilçesini, ilini ve... Devamını Oku

İçi Temiz İşçi

26 Ocak 2022 okunma
Nedense okuduğumuz ve duyduğumuz haberlerden güzel olanı fazla konuşulmuyor. Belki olması gerekiyordu diye düşündüğümüz içindir. Ünye’de haber değeri kazanmış ve vatandaşların bilgisine sunulmuş o kadar güzel şeyler oldu ki, bence bunların ülke... Devamını Oku

“Z”  KUŞAĞI MI “Y”  KUŞAĞI MI?

20 Ocak 2022 okunma
Artık son “kuşağın” da bir ismi oldu. Eskiden “nesil” denilen ve günümüzde “kuşak” olarak adlandırılan insan topluluğu. Adına da (Z) kuşağı denilmiş. Dünya var olduğu günden beri “kuşaklar arası” anlaşmazlık hep olmuştur. Kısaca; dede,... Devamını Oku

TURGUT DAĞDEVİREN

18 Aralık 2021 okunma
Onunla ilk defa Hizmet Televizyonu muhabiriyken tanıştım. Takvimler 2004 yılını gösteriyordu yani. Yaklaşık olarak çeyrek asra yakın bir tanışıklığımız var. Ben Hizmet Gazetesinde yazmaya başlamıştım. Radyo, televizyon, gazete aynı çatı altındaydı.... Devamını Oku

Makamın Soğuk Yüzü

15 Aralık 2021 okunma
Kır yıla yakın çalıştım devlet dairesinde. Okuduğum yıllar hariç… Daha öğrenci iken tanıştım resmiyetin ve makamın soğuk yüzüyle. Arkadaşlarım, ne zaman “Seni idareden çağırıyorlar” diye haber verdiğinde içimde bir fırtına ile çalardım okul... Devamını Oku