son haberler

DOLMA KALEM

Yayınlanma Tarihi: 8 Kasım 2021 okunma

Süleyman ERKAN s-erkan-12@hotmail.com

            Turhal Varvara mahallesinde harman yerlerine yapılmış Atatürk Ortaokul 1/A sınıfı öğrencisiydim. Yıl 1969 evimize uzak olmayan bir yerdedir okulumuz. Eskiden bu düzlükte dövenle sap sürer, saman savururduk. Sınıfımız Fransızca dil eğitimi veriliyordu. Bizler neden İngilizce dil gören sınıfa düşemedik diye iç çeker dururduk.

           Okul müdürümüz Ömer Mercan matematik dersimize geliyordu. Orta boylu, orta yaşlı, beyaz saçlı, bel kayması olduğu için sol tarafa eğimli, konuşurken sürekli yukarı bakan bir müdürümüzdü. Matematik dersine geldiğinde tüm öğrenciler resmi ve sessiz olurlardı. Nede olsa okul müdürüydü. Tahtayı ikiye böler problemi el yazısıyla yazar, diğer tarafına da çözümünü yapardı. Birazcık problemi anlatır, çözümle ilgili yorumunu yapar, çekip idare işleri için giderdi. Tahtada ki problemi ve çözümünü sarı sayfalı matematik defterine yazardık. Aramızda bazen harf okunuşunu sorardık, bazen neden sonuç ilişkisini bir birbirimize sorar dururduk. Bir süre eli arkasında müdür gelir, bağırır çağırır gerekirse birkaç kişiyi pataklardı. Matematiği ilk gören biz bulgur kafalılar genellikle zayıf alırdık. Aile ve çevre eğitiminden yoksul aile çocuklarıyız, matematik, Türkçe dersleri bize süper zor geliyordu.

       Mustafa Yapıcı uzun boylu fen bilgisi öğretmenimiz okulumuzun müdür yardımcısıydı. Sakin ders anlatsa da aynalar, kapı momentleri, kaldıraçlar, kuvvet-hız problemlerini anlamamız oldukça zor geliyordu bizlere.(Hız=kuvvet yol) Öğrencisin öğreneceksin başka çaren yok. Ailede eğitimli insan yok. Çevrede danışacak adam bulamazsın. Yoksul ailelerin, fakir çocuklarıyız. Tek kaynak öğretmen ve kitapların haydi buyur oku babam oku.

        Ahmet Akay Türkçe öğretmenimiz, orta boylu etine dolgun tombul yapılı bir insandı. Güzel konuşan, sakin huylu, bazen sinirlenen öğretmenimizdi. Güzel yazı dersinde ve dilekçe yazımında herkesin mutlaka bir dolmakalemi olacak diyordu. Benim tüm araç gereçlerim var ama dolmakalemim yok. Ekim ayından başladım ( baba kalem al) diye Kasım’ın on beşi olmuştu hala alınmamıştı. Adamcağızın alacak zamanı yok. Ahırda hayvanların beslenmesi, küspe getirilmesi, tarlada pancar sökümü, taşınması hep babamın üzerineydi. Taşıt aracı olarak da kömüş arabası kullanırdı. “ Baba öğretmenim mutlaka dolma kaleminin olması gerek diyor! Ne olursun bana kalem al.” “Oğlum almam demiyorum ki, sende görüyorsun iki ayağım bir pabuçta ne yapacağımı şaşırıyorum.” Her haliyle haklıydı babam. Bende haklıydım. Öğretmenim de haklıydı. Babam sert kızan, çabuk öfkelenen adamdı ama okuyanı sever, sayardı. “ Oğlum yarın sende benimle tarlaya erkenden gel. İşçilerle pancar sök, başlarında dur. Ben çarşıya gidip kalem alıp geleyim.” Nasıl sevinmiştim. Sabah babamdan önce kalktım. Birlikte tarlaya gittik. Babam kahvaltı yapmadan çarşıya gitti. Saat on gibiydi elinde küçük bir poşetle geldi. Açtığımda bir dolma kalem, cam şişede mavi mürekkep vardı. Dolma kalem Çin yapımı, arkasında lastik vardı. Mürekkebi çekmek için sıkıp bırakacaksın. Tarladan sevinerek eve giderken ayaklarım yere basmıyordu. Okulda sabahçı-öğleci eğitim veriliyordu. Bende öğleciydim.

        Yol gösterenimiz, rehberimiz yoktu ama hayallerimiz vardı. Okuyup öğretmen ya da iyi bir işçi olacaktım. Kısa yoldan hayata atılıp, aileme katkıda bulunacaktım. Umudumuz en büyük enerjimizdi. Varvara mahallesinin yoksul aile çocukları umutları sayesinde memur, belediye başkanları, işçiler olup memleketin her tarafına yayıldılar. Mücadele eden, kararı kesin olan her birey mutlaka zorluklarla baş etmeyi bilir. Yaşıyorsan, hayalin ve umutların varsa, yapamayacağın başaramayacağın hiçbir iş yoktur. Bir işi istiyorsan, seviyorsan, hayallerinde her zaman büyütüp besliyorsan sen hedefe kilitlenmişsindir. Başarı seninledir, yolun acık olsun.

 

 

 

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

   KOZA TIRTIL HİKÂYESİ

1 Şubat 2023 okunma
 “  Ormanda gezinen adamın biri kelebeğin kozadan çıkmaya çalıştığını görürü. Kozadan çıkmaya çalışan kelebeği saatlerce izler. Sonra adam, kelebeğin kozadan çıkmak için çabalamaktan vazgeçtiğini, gücünün kalmadığını düşündü. Kelebeğe... Devamını Oku

  BİZ UYURKEN VÜCUDUMUZDA UYUR MU?

30 Ocak 2023 okunma
      İnsan kendini tanıdıkça, harika bir yaratılışa sahip olduğunu öğrenir. Vücudumuzun organları birbirine bağlı, makine gibi ömrümüz boyunca çalışır durur. Vücudumuzun uyumayan nöbetçileri var.     Gözümüzü yumduğumuzda uyuruz.... Devamını Oku

ŞU METRİSİN ÖNÜ

28 Ocak 2023 okunma
        “ Şu Metris’in önü alan, Bir tek seni sevgim gerisi yalan.”           Enver Karagöz; O bir öğretmendi. Demokrasiden yana, insan haklarını savunan, emekten haktan yana tavır alandı. O devrimciliği savunan insandı. Artvin TÖB-DER... Devamını Oku

YAŞAM SAVAŞCILARI

23 Ocak 2023 okunma
Hayat insanlar için güzeldir. Yaşamak için mücadele verilmelidir. Demirde altında birer madendir. Demir tabiatta bol miktarda bulunur ucuzdur. Altın elementi tabiatta zor bulunur pahalıdır. Yıl 1965 Tokat-Turhal’da Varvara( Manisa) mahallesinde ki Devrim İlkokulunda... Devamını Oku

Dr. ANOOSHİRVAN

24 Aralık 2022 okunma
     Dr. Anooshirvan Miandji ( Anuşirvan Miyancı) İranlı (Güney Azerbaycanlı) kendisi Türk’tür. Önce kimyacı, sonra felsefecidir. Halan Türkiye’de yaşamaktadır. 1995 yılından beri Ankara’da ikamet etmektedir. Gazi Üniversitesinde Eczacılık... Devamını Oku

DEĞMEN BENİM GAMLI YASLI GÖNLÜME

14 Aralık 2022 okunma
       Tokat’ta1910 yıllarında medrese mezunu imaretçi oğullarından Abdullah Sami Efendi nalbantlık yapardı. O yıllarda hayvan gücünden yararlanıldığı için nalbantlık önemli bir meslekti. Yaz aylarında ilçe, ilçe, köy, köy gezerek hayvanları... Devamını Oku

DENİZLİ

9 Kasım 2022 okunma
Manisa’nın Spil dağından aşağı, İzmir’e indiğinizde düz, verimli ova sizi karşılar. Yüksek yerlerinde zeytini, ovasında inciri, narı, üzümü tüm meyve çeşitleriyle sebzesini bulursunuz. Aydın ilinin kilometrelerce uzunlukta ki ovada yol aldıktan sonra... Devamını Oku

PLATON (EFLATUN)

5 Kasım 2022 okunma
    Platon Atina’da M Ö 428-427 veya 424-423 yılında doğmuştur. Çocukluğu aristokratik bir ortamda şekillenmiştir. Matematik, edebiyat, sanat, felsefeye yakın olmuştur. Gençliğinin bir bölümü Pelaponnes savaşlarına denk gelmiştir. Savaşla erken... Devamını Oku

ZEYTİN İLE İNCİR AĞACI

1 Kasım 2022 okunma
 Zeytinin yararlı, besleyici bir meyve olduğunu bilmeyen yoktur. İncirde zeytin kadar değerli bir meyvedir. Zeytin ile incir ağacını bilimsel olarak inceleyecek olursak, her iki ağaçta doğada ters çalışır. Bütün bitkiler gündüz oksijen verirken zeytin, incir... Devamını Oku

 BÜYÜK MÜBADELE DERNEĞİ

25 Ekim 2022 okunma
    İnsanlığa büyük acı veren dramın öyküsü mübadele! Sana sorulmadan, bir anda atanın, babanın, kendinin kazandığı, emek verip anılarla büyüdüğün toprakları terk etmek. Göz nurunu, aşlarını, umutlarını bıraktığın toprakların adıdır. (... Devamını Oku