son haberler

Ünye –Canik (Kurultay) Üniversitesi

Yayınlanma Tarihi: 10 Ağustos 2009 okunma

Misafir Kalem unyetv@unyetv.net

Kurultayın büyük cümlesi;

Rakım Efendi, Hat Sanatı, Fındık, Ünye Kalesi,

Kurultayın küçük cümlesi; Ünye Üniversitesi…

“Medeniyetleri besleyen sanat kolları vardır, hat sanatı bunlardan birisidir.”Av. Halil İbrahim Alperen, kurultayda ki sunumuna bu sözle başladı.

Ve “hat sanatını” anlattı. Hat sanatının tüm dünyada çok ilgi gördüğünü biliyoruz. Ünye’de de bu güzel sanatın en önemli sanatçılarının çıktığını biliyoruz.

Mustafa Şıvgın’da “ Hattat Ünyeli Mustafa Rakım Efendi’nin Hayatını anlattı. Uzun bir sunumdu ama bu kadar önemli bir sanatçı için sadece “Hat ve İsmail Zühdi Efendi ile kardeşi Mustafa Rakım Efendi “ konulu konferans bile düzenlenebilir.

Alperen, İsmail Baltacı’nın “Rakım bizim Picasso’muz” sözünü aktardığın da düşündüm, Ünye’yi tanıtmak için bundan daha iyisi olamaz. UNESCO 2011–12 yılının faaliyetlerine “HAT SANATI ve SANATÇILARI” konusunu da katabilir.

Kurultaya katılan, Emine (Güven) Çavuşoğlu, “her Ünyeli mutlaka Halil İbrahim Alperen’in Hat ve Tezhip Sergisi’ni izlemeli” diyordu ve hayran kaldığını belirtiyordu. Bence de aynen öyle. Hat sanatına hayranım.

Harun Kırık tarafından sunulan “Ünye’ de mezar taşları konusu da Ünye tarihi ile ilgili en somut bilgileri içeriyordu, Ünye’yi bir nilüfere benzetirsek, tarih gölündeki köklerini çekip çıkartmak gibi idi.

Mehmet Karayalman ,”Sadullah Bey Medresesi” hakkında bilgi verirken (ki uzun süredir bu konu ile ilgili çalışıyordu) anlaşıldı ki Orta Çarşı, Suluhan, arastalar ve Orta Camii bu medresenin külliyeleri ama Ünyeliler tarihi binaları bir gecede yıkıp, yok edip otopark yapsınlar bakalım.

Ahmet Derya Varilci hem çok başarılı hem de zengin bir sunum yaptı. “Ünye’de Tarihsel Miras ve Beklentiler” Ahmet Kabayel her zaman ki gibi çok samimi ve güler yüzle sundu” Kültür, turizm ve çevre konusunda son yıllara bir bakış” konusunu. Ki çevre çok önemli gelecek demek, onun bilinci için Ünye halkı zihnin de birkaç çağ atlamak gerek.

Yahya Cumhur Tapçı, “Yunus Emre ve Ünye” sunumundan sonra Ünye’de kültür adına yapılmayanları ve yapılması gerekenleri bir bir dile getirdi.

Yunus Emre’nin mezarının birçok yerde olduğunu ve Ünye adının da birçok kaynakta geçtiğini bildirdi. Yunus Emre mezarının Ünye’de olmadığı veya Başka bir Yunus olabileceği ve bu durumun düzeltilmesi sık sık dile getiriliyor.

Madem ki Yunus Emre’nin mezarı nerede tam belli değil, madem ki 10 yerde olduğu iddiası var, Ünye’ de on birinci olsa ne fark eder.Hani Mevlana’nın türbesi Konya’ da bunu cümle alem biliyor, tutarda “Mevlana Ünye’ de ”dersek komik oluruz.Yunus Emre’nin nerede yattığı belli değil ama öldüğü yıl belli.(!!!)

On yerden herhangi birisi kesin delillerle ispatlanmadığı sürece bırakın ”Ünye Şeyh Yunus Türbesi” de on birinci olsun. Bu sözümün arkasındayım. Aksi, belgelerle ispatlanmadığı sürece. Yeri gelmişken belirteyim hiçbir zaman meydanda ki mezar için “Kanije Kahramanı Tiryaki Hasan Paşa” demedim ve yazmadım. Sadece” Tiryaki Hasan Paşa” dedim, ikisi de çok farklı. Yanlışı da 2000’ de belediyeye bizzat bildirdim.

Kurultay fuayesinde açılan “arşiv vesikalarında Ünye” konulu sergide çok değerli idi.

Sonuç bildirgesinde Ünye’nin birçok sorununa ilişkin kararlar alınmış. Bundan önce ki kararlar ne kadar gerçekleşmişse o kadar gerçekleşir. Yani bir kısmı olursa kar, olmayacak tabiî ki çoğu. Örnek; birinci kurultayda, Ünye’de bir tıp fakültesi açılması için çalışmalar yapılması kararı var ki Ordu için gerçekleşmiş, bir yüksekokul kararı var ki Ünye için gerçekleşmiş.

Ünye’nin tarihi ve Kültürel yerlerine gezi vardı, bu da gerçekleşti. İTÜ. Restorasyon Bölüm Bşk. Prof. Dr. Zeynep Ahunbay, çalışmaları hiç beğenmedi. Biz de beğenmiyorduk (çünkü çok değerli bir ve eski bir esere değerini düşüren, suni görünümlü bir restorasyon yapılıyor) Türkiye’ deki en yetkili uzmanı söyleyince bu konuya, bu çok çok önemli konuya dikkat edilir umarım.

Zeynep Hanım’ın dediği gibi (şimdiki haliyle bile)çok değerli olan kaleye mutlaka güvenlik konulmalı, çevre temiz tutulmalı ve tanıtıcı levhalar olmalı.

Ünye’de düğünler haftası olduğu için ve katılmamız elzem olan düğünler olduğu için “kurultay yemeğine katılamadık. Aslında çok acıktık. Onda başlaması gereken Kurultay, protokol geciktiği için tam 11’de başladı. Geç kalıyoruz diye yarı kahvaltılı geldik. Tek oturum hiç ara verilmeden saat 18’ de bitti.

Kısacası, 4. Ünye Kurultayı için “Tarih ve Kültür kurultayı” diyebiliriz.

Olumsuzluklar.

İki kez su dağıtıldı. İkincisini bizzat istedik. Ancak molaya gerek yoktu, hayrına birileri ufacık bir ikramda bulunsalardı. Birer simit mesela. Su petleri gibi hışırtı da çıkartmazdı salonda

Türkistanlı konuğumuzun sunumundan önce okunan makale de, Türkistan’ın kuruluş aşamasında, özgürlük mücadelesinde, yeni Türkiye Cum.’den yardım istediği ancak o dönem de “teyyare baloları ile meşgul olunduğu için Türkistan’ın yardımına gidilmediği dile getirildi ki, Allahaşkına yeni kurulmuş ve !. Dünya harbi yanı sıra dev devletlere karşı verilmiş “Kurtuluş Savaşı” mücadelesinden sonra ne gücü vardır ki yeni TC. devletinin yardım etsin? Bu cümle çok canımı sıktı.

Danışma kurulunda ve sunumlarda daha fazla akademisyen olması gerekirdi.

Az da olsa cep telefonu terörü.

Kurultay giriş kapısında ki yüksek sesli konuşmalar.

Süreyi aşan konuşmalar.

Soru cevap yapılamadı.

Soru için söz alanlar soru sormayıp kendilerini ve fikirlerini anlattılar, adeta “siz orada sunum yapıyorsunuz ama bakın ben neler biliyorum hatta sizden daha bilgiliyim” diyorlardı.

Çok sert olan salon sandalyeleri. Bel rahatsızlığı olanlar için işkence. İki gün kurultayın tamamını dinleyeceksiniz ve saatlerce oturacaksınız.(salon kurultay için boyanıp temizlenmiş, başka bir kurultaya daha rahat koltuklu salonda katılmak dileği ile.)

Öneriler.

Bir dahaki kurultay yürütme kuruluna tüm STK başkanları davet edilsin. Katılanların karar verdiği kişiler “kurultayda konuşmacı” olsun… Konuşmacı listesi mümkün olduğunca kalabalık olsun. Akademisyenler mutlaka bulunsun. Akademisyenler harici konuşmacılardan Ücret istensin, herkes ödedi mi parayı o zaman da bir hafta kurultay olsun.

İşte o zaman “ben Ünye için neler yaptım, beni konuşmacı olarak çağırmadınız küskünlüğü olmaz ve de dinlemeye de gelmem, kurultayı da beğenme psikolojisi oluşmaz.

Yani herkesi çağırın da güzelim çalışmayı yerden yere çalacak insan bırakılmasın geride.

Siyasetin “s”si bile yasak olsun ( ki bu kez pek siyaset yapılmadı) dinleyici olarak katılanları bile, siyasi yatırım yapmakla suçlamasınlar.

Artık tek konulu kurultaylar, ya da konferanslar, paneller olmalı. Her ne ise. Bu şart. Bir kaç günde birçok konu sadece çeşni oluyor. Örnek fındık. Tüccarı, çiftçisi, üretici birliği, akademisyenleri, tanıtım gurupları,işçileri,imalatçıları, ilgili ve bilgili şahısları konuşup tartışmalı.Örnek sanatçılarımız sanatlarımız, ekonomi sadece tarih, turizm, çevre. Vb.

Ünye Üniversitesi’ne gelince; sadece tek bir cümle olarak geçti. Canik Üniversitesi olarak da sonuç bildirisin de yer aldı.

Annem çook umutsuz durumlarda bir soru sorardı “Deniz yanar mı?” sonrada cevabını kendisi verirdi “bir ihtimal”.

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

ÜNYE-AKKUŞ-NİKSAR KARAYOLU

26 Ekim 2021 okunma
    Yollar bir memleketin can damarlarıdır. Hasretlikleri bitiren, kültürleri harmanlaştıran, ekonomimizi canlandıran birlik ve beraberliğimizi sağlayan yollarımızdır. Ünye- Akkuş- Niksar yolunu kullananlar nostaljiyi, heyecanı birlikte yaşarlar. Yıllara... Devamını Oku

  NASIRLI ELLER

21 Ekim 2021 okunma
           Süleyman Erkan      Türkiye’nin güzel bölgelerinden Karadeniz’i gezip görenlerin hafızalarında mutlaka iz bırakmıştır. Karadeniz’in girintili çıkıntılı kenarları, geceleri gelinlik kızın boynuna takılı beşi birlik gibi parlar... Devamını Oku

Geçmişten Günümüze

16 Ekim 2021 okunma
Süleyman Erkan     Yaşam var oldukça hırslar, öfkeler, kinler, var olacaktır. Bu savaşı tetikleyen en önemli unsur beğenilmek, üstün olmak, başkalarından daha fazla mala mülke sahip olmaktır. Söz sahibi olmanın malla, mülkle, parayla olunamayacağını... Devamını Oku

İnsan

13 Ekim 2021 okunma
TOLGA ÖZSOY İNŞ. TEKNİKERİ tolgahanozsoy.52@gmail.com   Temel içgüdü ve duygularla hareket eden, yeteri kadarını alan, psikolojik ve sosyolojik açıdan baskı uygulamayan, vicdansız ve çıkarcı yaklaşmayan, kötü gözle bakmayan, çalmayan, savaşmayan,... Devamını Oku

Zaman

7 Ekim 2021 okunma
  TOLGA ÖZSOY İNŞ. TEKNİKERİ tolgahanozsoy.52@gmail.com   Neydi zaman? Doğduğum an ile öldüğüm an arasındaki yaşantım mı? Unutmak için verilen bir ilaç mı? Suratımı kırıştıran ya da saç rengimi benden alan… Neydi zaman! Babam öldüğünde... Devamını Oku

İhtiyaç Meselesi

27 Eylül 2021 okunma
TOLGA ÖZSOY İNŞ. TEKNİKERİ tolgahanozsoy.52@gmail.com   Çok çeşitli ihtiyaçlarımız var. Hatta bazen neye ihtiyacımız var diye market ve mağazaları gezmeye başlayanlar bile var. Babaannem lüzumsuz bir şey almamamı çok söylerdi işte onlarda top balon... Devamını Oku

F-N-D-K-Ç  Ş-H-P

10 Eylül 2021 okunma
  TOLGA ÖZSOY İNŞ. TEKNİKERİ tolgahanozsoy.52@gmail.com   Türkçe’de bir sözcük f,s,t,k,ç,ş,h,p harflerinden biriyle bitiyorsa ve ek kelimenin baş harfi d,c harfi ile başlıyorsa! Ortalık bir anda sertleşir. d=t olur t=ç olur sıkı durun bu matematiği... Devamını Oku

İş-Sizsiniz

6 Eylül 2021 okunma
  TOLGA ÖZSOY İNŞAAT TEKNİKERİ tolgahanozsoy.52@gmail.com Neden işsiz kaldığımızı bulalım. İşsizlik yaşınız en az 24! Bunu biliyor musunuz? Temel eğitim 1 yıl, ilk eğitim 4 yıl, Orta eğitim 4 yıl, lise eğitimi 4 yıl, hazırlık 1 yıl, üniversite... Devamını Oku

Alçak Alçak Dere Yataklarına Ev Kurmasınlar

19 Ağustos 2021 okunma
  Tolga Özsoy İnşaat Teknikeri tolgahanozsoy.52@gmail.com     Hepimizin malumu olduğu Candan ERÇETİN’in “yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar” şarkısı; doğaya, doğanın tabiatına karşı gelmekten ve gelin kızlarımızı ağlatmaktan başka bir... Devamını Oku

Toplumsal Sorunlar ve Altyapıları

3 Haziran 2021 okunma
Hatice Satgun_Giresunî   TV’lerde izlenen diziler ile Türk insanının aile yapısının çökertilmesi hedeflenmiş ve bu algı operasyonları yapılıyorken de, özellikle ‘Z Kuşağı’ dediğimiz gençlerin beyinlerine odaklanılmış olması ve... Devamını Oku