son haberler

BIRAKIN VEKİLLER ÇALIŞSIN!

Yayınlanma Tarihi: 19 Haziran 2023 okunma

Mehmet Emin DANIŞ m.emindanis@hotmail.com

Hüsrev Kutlu, “Adıyaman siyasetinin son yıllarda yetiştirdiği en dobra kişisidir” diyebilirim… Nüktedandır. Yani “ince anlamlı, düşündürücü ve güldürücü, şakalı, zarif söz” söylemeyi becerebilen ve bu özelliğiyle başına çok dert de açmıştır… Bu yönüyle kendime benzetiyorum. Bildiğim doğruyu Adıyaman tabiriyle “lappadanağ” söylüyorum… Bu paragrafı yazmamdaki sebep onun anlattığı bir gerçek olay…

 

Hüsrev bey, Milletvekilliği bitince Adıyaman’a Belediye Başkanı seçilmişti… Ziyaretçilerin ardı arkası kesilmiyordu… Sonunda dayanamış ve misafirlerden bir grubun yüzüne “bırakın da çalışalım” demişti… Sahi, seçilmiş veya atanmış birilerine “hayırlı olsun” amaçlı giden binlerce kişi bu davranışından nasıl bir fayda sağlıyor?

 

Bir gün caddede karşılaştığımızda bana “ gelmiyorsun” diyen Hüsrev beye nezaketen “geliyorum sizi yerinizde bulamıyorum” demiştim, “o halde orada olduğumda gel” diyerek espirisini patlatmıştı… Bu anımı anlatmamın sebebi de aslında kapı aşındıran binlercesi “o günlük ziyarete gelen binlerce kişiden bir slüet” olmaktan öteye gidemez, aksine gitmeyen kişi fark edilir… Gidip sorun, Hüsrev bey, o binlerceden istisnalar hariç çoğunu hatırlamaz ama uygun zamanda görüşmek üzere bu ziyareti ertelediğimi bilir ve beni hatırlar.

 

Elbette tanıdığımız bir insanın herhangi bir bakama gelmesinden mutluluk duyacağız, onun başarılı olması için dua ve temennide de bulunacağız ama tadında, kıvamında bir davranış biçimiyle bunu yansıtmak daha faydalıdır… Aksi durumda özellikle seçilmiş makam sahiplerinin gözünde “yağ için görünen veya işini gördürmek üzere gelen” kişilerden birisi olmanız muhtemeldir.

 

Bırakın, lütfen bırakın… Her şeyi zamanına bırakın. Elbette o sevdiğiniz, değer verdiğiniz, makam sahibi olduğu için mutlu olduğunuz kişilerle bir şekilde ve bir yerde karşılaşırsınız… Sevincinizi söz veya davranışla göstermenize de gerek yoktur, gözlerinizden zaten okunur.

 

Bakın, 14 Mayıs seçimlerinin üzerinden koskoca 1 ay geçti, Milletvekilleri görevlerine başlamak üzere yemin de ettiler… ama ziyaretçilerin ardı arkası kesilmezse nasıl çalışacaklar?

 

Milletvekillerinden günlerce sonra göreve atanan Bakanlar, atanma emrinin hemen ardından yollara düştüler… Her biri bir şehir veya ilçeye giderek kendi görev alanıyla ilgili çalışmaya başladı; Bakanlar sokağa indiği için onlara bağlı bütün kurumların çalışanları da mecburen koşturmaya başladı… Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı izliyorsunuz, adam neredeyse ayakta duramayacak kadar yorgun, gecesi-gündüzüne karışmış, koşturup duruyor ama Milletvekilleri, halen konuk ağırlamak mecburiyetinde kalıyorlar… O, bunca koşturmayı yaparken devletin hiç bir kurumunda atalet olmaz, kimse işinden kaytaramaz, tembellik yapamaz…

 

Bakın dünyada yaşanmış en büyük felaketlerden birini yaşayan milyonlarca mağdur insan var, deprem bölgesinde olmadığı halde bu afetten zarar görenleri saymıyorum bile… Milletvekillerinin performansına engel olan ziyaretleri erteleyin lütfen! Onlar size “gelmeyin, işim var, çalışmam lazım, proje üretmem gerek, mevcut projeleri takip etmem gerek” diyemez ki…

 

Mehmet Emin Danış

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Doğamızı Korumak İnsanlık Görevimizdir!..

31 Mayıs 2024 okunma
Bütün bilim dallarında yapılan araştırmaların sonunda dünyamızın son yıllarda oldukça yıprandığını ve insan kaynaklı bu yıpranmanın ardından kıyamet adı verilen sona yaklaşıldığı ifade ediliyor. Müslüman bilim insanları Kur’an-ı Kerim ve... Devamını Oku

Fatma Şahin ve Hilmi Güler Nasıl Yapıyor?

25 Mayıs 2024 okunma
Peşin söyleyeyim, 2000’lerin başında yani nerdeyse 15-20 yıl önce Fatma Şahin’in olduğu bir toplantıyı sadece basın kısmından dinledim, Mehmet Hilmi Güler’le de bir toplantısından sonra yemek ikramı esnasında biraz sohbetim oldu.. İkisiyle de... Devamını Oku

ANNELER GÜNÜNE ÖZEL; KİMSESİZLİK…

10 Mayıs 2024 okunma
KİMSESİZLİK… “Anasız-babasız, kimsesiz… çocukları düşündüm.” Çok şükür, hem annem, hem de babamı görme şansına eriştim ve ben doğmadan önce, çocuk yaşta boğmacadan ölen ablam ve abim dışındaki tüm kardeşlerimle birlikte büyüdüm.... Devamını Oku

ALLAH’A SIĞINIRIM…

5 Mayıs 2024 okunma
Babam, 1940’larda askermiş.. Pek anlatmazdı, anlatan olursa dinlerdi ama o susar, uzaklara bakıp dalardı… Tek bildiğim yokluk dönemiymiş.. O günlerden söylediği bu tek satırlık cümle aklımda; “Ekmek yoktu, kuru peksimet verirlerdi, kurtluydu,... Devamını Oku

DUYDUM Kİ SEBEP ARIYORMUŞSUNUZ…

18 Nisan 2024 okunma
Aslında 2019’un Mayıs ayında yazmıştım… Tabi sakalımız yok ki, (muhalif değiliz ki) okuyasınız… Belki şimdi “dank” etmiştir, okursunuz ve “Reis”inize iletirsiniz… İşte, bahsettiğim o yazı: Bunca gücün olsun,... Devamını Oku

Hep ve her şeye rağmen gülümseyen adam…

16 Nisan 2024 okunma
Geçen yıl, (Ramazan ayında) 1 Nisan 2023’te Ordu ve Ünye’nin sevilen-sayılan iki değeriyle Ünye Orta Cami avlusunda merhum Başbuğ’la olan anıları konuşmuştuk… Mayıs 2023 seçimleri için MHP’den Aday olan Erol Bayram ve Ordu Üniversitesi’ne... Devamını Oku

SANA RAĞMEN.

6 Nisan 2024 okunma
Yalan politikalarla büyüttüğün geleceğin, yalancı politikacılarla çevrili şimdi… Her köşende bir yalancı! Her karış bedeninde bir seven ölü… Hep, gizli bir korkuyla yaşadım, sana olan sevdamı, hep seni sevdiğimi bilmenden korktum. Çünkü uçsuz... Devamını Oku

UYARI-YORUM…

28 Şubat 2024 okunma
28 Şubat yıldönümünün düşündürdükleri… Dava dedikleri hedefe varmak için politikayı araç olarak kullanan birçok kişinin zirveye çıkınca ulaştıkları şatafata kapıldığını ve maalesef o şatafatın devamı için tekrar aynı araca bindiğini ama bu... Devamını Oku

BİR UĞRUNA ONLARA KARIŞTIK…

25 Şubat 2024 okunma
Parça parça hücrelere ayrılmış millet, Millet bâtıl olunca bitmez ki zillet.. * Doğruyu yanlışı Allah bilir, birde O’nun âlim yaptığı, Önce mezhep dediler; dördü helâlmiş, öyle kabul ettiler… Sonra “bir” için yola çıktık deyip de... Devamını Oku

MİRAS..

22 Şubat 2024 okunma
Eskiden olsa, mesela 20-30 sene önce bıraktığım mirasla zengin olurdun, yani öyle sevinir, onur duyardın ama şimdi bilemiyorum, çünkü iyi insan olmak değerini yitirdi. Özür dilerim Yavrum, dostluk mezatında esnaf olmadım! Sana “iyi insan” olmanın... Devamını Oku