son haberler

POLİTİKACILARIN HANDİKAPI İKTİDAR OLMAK!..

Yayınlanma Tarihi: 2 Ağustos 2023 okunma

Mehmet Emin DANIŞ m.emindanis@hotmail.com

Handikap, aslında at yarışlarında kullanılan bir terimdir; “at yarışlarında, biniciyle eyerin toplam ağırlığının koşu için gerekli olan ağırlığa ayarlanması” anlamına geliyor ama “elverişsiz durum, engel” mecaz anlamı da var. Hem asıl anlamı hem de mecazına baktığımızda politikacıların durumunu anlatmaya uygun gördüm. Şöyle ki, handikap kelimesi özetle “dengeyi sağlayamamak, elverişsiz şartlarda çalışmak ve engel oluşturmak anlamında ele alınabiliyor.

Politikacıların durumlarını düşündüğümüzde iktidara geldiklerinde yaşadıkları sorunların en başında “kendisine oy veren vatandaşların bekletileriyle kendisini o göreve seçtiren partisinin beklentileri arasında boğuştuklarını ve yeniden seçilme/ oy kaybetmeme gibi” sorunlarla boğuştuklarını görüyoruz.

Örneğin Belediye Başkanlarını ele alalım:

Belediye Başkanları seçildikleri kentin “Şehriül Emini”dir. Yani o beldendeki insanların yereldeki sorunlarını çözmek üzere tüm yetki ve imkanlarını emanet ettiği kişidir. Şehirdeki sosyal ihtiyaçlar, alt ve üstyapı tamamen onun sorumluluğundadır… Elbette dürüst bir Belediye Başkanı bu görevini yapmak ister ama ne kadar dürüst olursa olsun önündeki politik engellerle boğuşmak durumundadır.

Vatandaş (haklı olarak) ondan modern bir şehir oluşturmasını ister, aslında o da bu amaç doğrultusunda çalışmak ister ama daha şehir imar planına başlar başlamaz bireysel ve politik engeller yığınıyla karşılaşırlar.

Çarpık gelişmiş veya yetersiz kalmış bir sokak/caddeyi düzeltmek istese ilk olarak o bölgedeki işyeri, konut ve arsaların sahiplerinin engeliyle karşılaşır. Malum, Türkiye’deki belediye statüsündeki bütün beldelerin oluşumu en az 40-50 yıla dayanıyor. Zamanında yapılmış bir plansızlıktan faydalanarak maddi değer kazanmış konut, işyeri ve arsa sahiplerinin engeli o projeyi daha başlamadan durdurmaya yetiyor. Bu örnek üzerinde düşünmek bile konumuzu anlatmakta yeterlidir.

Politikaya giriş sebebi “en kısa zamanda iktidar olmak olan kişi ve partiler” maalesef seçimlerin ardından bağımsız çalışma özgürlüklerini siyasi kaygıya teslim etmek zorunda kalıyorlar. Yasalarda “bağımsız bir yetkiye sahip” gibi görülse de bulundukları görevleri kendisine kazandıran kişilere karşı bağımlılık sorunu yaşıyorlar.

Bu sorunu aşamadıkları için de maalesef hasır altına süpürülen küçük sorunların zamanla birikerek dev sorun haline gelmesine sebep oluyor. Yıllar önce yazdığım “Belediyeler Milli Kalkınmanın Temeli Olmalıdır” başlıklı yazımda da ifade ettiğim gibi bir an önce kişi ve partilerin “yeniden seçilme endişesi”ni ortadan kaldıran katı kurallar üretmek zorundayız.

6 Şubat’ta başlayan ve halen devam eden depremler ve diğer doğal afetlerden etkilenme sebebimizin başında kişi ve partilerin “yeniden seçilmek kaygısı”yla sorun biriktirmeleri geliyor.

Eğer “hata yapan ve suç işleyen” yetkilileri katı ve değiştirilemez kanunlarla cezaya tabi tutsaydık bence o kadar sayıda bina yıkılmaz, onca can kaybı yaşamazdık. Çünkü çürük veya üzerine binen ağırlığı taşıyamayan binalar daha inşaat başlamadan önlenmiş olurdu. Hiçbir yetkili memur, yönetici yetersiz yapıya izin verecek imzayı atmaya cesaret edemezdi. Gerçi imzaları bürokratlar atar ama mevcut sistemde politikacı olan genel başkan, bakan, milletvekili, belediye başkanı, il ve ilçelerin başkanları gibi imza konusunda yetkisiz ama atama konusunda yetkili gibi davrananlar kişilerden habersiz imza atmaları mümkün görülmüyor..

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Doğamızı Korumak İnsanlık Görevimizdir!..

31 Mayıs 2024 okunma
Bütün bilim dallarında yapılan araştırmaların sonunda dünyamızın son yıllarda oldukça yıprandığını ve insan kaynaklı bu yıpranmanın ardından kıyamet adı verilen sona yaklaşıldığı ifade ediliyor. Müslüman bilim insanları Kur’an-ı Kerim ve... Devamını Oku

Fatma Şahin ve Hilmi Güler Nasıl Yapıyor?

25 Mayıs 2024 okunma
Peşin söyleyeyim, 2000’lerin başında yani nerdeyse 15-20 yıl önce Fatma Şahin’in olduğu bir toplantıyı sadece basın kısmından dinledim, Mehmet Hilmi Güler’le de bir toplantısından sonra yemek ikramı esnasında biraz sohbetim oldu.. İkisiyle de... Devamını Oku

ANNELER GÜNÜNE ÖZEL; KİMSESİZLİK…

10 Mayıs 2024 okunma
KİMSESİZLİK… “Anasız-babasız, kimsesiz… çocukları düşündüm.” Çok şükür, hem annem, hem de babamı görme şansına eriştim ve ben doğmadan önce, çocuk yaşta boğmacadan ölen ablam ve abim dışındaki tüm kardeşlerimle birlikte büyüdüm.... Devamını Oku

ALLAH’A SIĞINIRIM…

5 Mayıs 2024 okunma
Babam, 1940’larda askermiş.. Pek anlatmazdı, anlatan olursa dinlerdi ama o susar, uzaklara bakıp dalardı… Tek bildiğim yokluk dönemiymiş.. O günlerden söylediği bu tek satırlık cümle aklımda; “Ekmek yoktu, kuru peksimet verirlerdi, kurtluydu,... Devamını Oku

DUYDUM Kİ SEBEP ARIYORMUŞSUNUZ…

18 Nisan 2024 okunma
Aslında 2019’un Mayıs ayında yazmıştım… Tabi sakalımız yok ki, (muhalif değiliz ki) okuyasınız… Belki şimdi “dank” etmiştir, okursunuz ve “Reis”inize iletirsiniz… İşte, bahsettiğim o yazı: Bunca gücün olsun,... Devamını Oku

Hep ve her şeye rağmen gülümseyen adam…

16 Nisan 2024 okunma
Geçen yıl, (Ramazan ayında) 1 Nisan 2023’te Ordu ve Ünye’nin sevilen-sayılan iki değeriyle Ünye Orta Cami avlusunda merhum Başbuğ’la olan anıları konuşmuştuk… Mayıs 2023 seçimleri için MHP’den Aday olan Erol Bayram ve Ordu Üniversitesi’ne... Devamını Oku

SANA RAĞMEN.

6 Nisan 2024 okunma
Yalan politikalarla büyüttüğün geleceğin, yalancı politikacılarla çevrili şimdi… Her köşende bir yalancı! Her karış bedeninde bir seven ölü… Hep, gizli bir korkuyla yaşadım, sana olan sevdamı, hep seni sevdiğimi bilmenden korktum. Çünkü uçsuz... Devamını Oku

UYARI-YORUM…

28 Şubat 2024 okunma
28 Şubat yıldönümünün düşündürdükleri… Dava dedikleri hedefe varmak için politikayı araç olarak kullanan birçok kişinin zirveye çıkınca ulaştıkları şatafata kapıldığını ve maalesef o şatafatın devamı için tekrar aynı araca bindiğini ama bu... Devamını Oku

BİR UĞRUNA ONLARA KARIŞTIK…

25 Şubat 2024 okunma
Parça parça hücrelere ayrılmış millet, Millet bâtıl olunca bitmez ki zillet.. * Doğruyu yanlışı Allah bilir, birde O’nun âlim yaptığı, Önce mezhep dediler; dördü helâlmiş, öyle kabul ettiler… Sonra “bir” için yola çıktık deyip de... Devamını Oku

MİRAS..

22 Şubat 2024 okunma
Eskiden olsa, mesela 20-30 sene önce bıraktığım mirasla zengin olurdun, yani öyle sevinir, onur duyardın ama şimdi bilemiyorum, çünkü iyi insan olmak değerini yitirdi. Özür dilerim Yavrum, dostluk mezatında esnaf olmadım! Sana “iyi insan” olmanın... Devamını Oku