son haberler

ÇAMOLUK: GİRİŞİ OLUP ÇIKIŞI OLMAYAN İLÇE

Yayınlanma Tarihi: 10 Ocak 2024 okunma

Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

Takvimler 23 Temmuz 2023’ü gösteriyordu. Sahilin hem kavurucu hem de buram buram terleten sıcağından uzaklaşmak için daha güneyine doğru birkaç günlük bir ziyaret etmeyi planladım.

Ünye’den yola çıkıp, sahil boyu yol aldıktan sonra, Giresun’un Dereli ilçesinden itibaren sahilden uzaklaşmaya başladım. Önce Dereli, ardından Şebinkarahisar, sonra Alucra olmak üzere yolculuğum devam etti. Geceyi Çamoluk’ta geçirmeye karar vermiştim.

Çamoluk’a vardığımda akşama bir saat ancak vardı. Günlerin uzun olması gezilerin daha verimli geçmesini sağlıyordu.  İlçeye varır varmaz kalacağım yer olan Öğretmenevine uğrayıp gerekli işlemleri yapıp kendimi Çamoluk’un meydanına attım.

Meydan falan dedimse aldırmayın. Mütevazı bir ilçe. Alucra ile arasında benim geldiğim güzergâha göre bir saatlik bir mesafeydi ve bu süre içinde ne bir araba ardımdan geldi ne de ben bir taşıt ile geçiştim.

Kalacağım yere geldiğimde başka yerlerde de olduğu gibi Çamoluk’a neden geldiğimi sordular. Verdiğim cevabın çok şaşırtıcı olduğunu cevap verdikten sonra anladım. Bana “Hoca buralara bir amir gelir bir de memur. Neredeyse buranın halkı da burada olmayacak hale geldi. Kışın bin civarında kalan bir ilçe. Hakikaten sen ne için gelmiştin?”

Gel de çık işin içinden. “Buraları gezmeye geldim” açıklaması hiç de inandırıcı olmayacak gibi. Öyle ki niyetini saklayan biri durumuna düştüm. Bana “Buralarda tarihi bir eser yok, gölü yok, meşhur bir dağı yok, başka yerde olmayan farklı bir şeyi yok. Şu gördüğün tepeler, her yerde olan ağaçlar, yazın açan çiçekler, bir de şimdilik sakin sakin akan dere var.”

Belli ki oradaki varlık sebebimi anlatacak farlı kelimeler bulmam lazım. Ayrıca “Burası girişi olup, çıkışı olmayan bir yer” demesinler mi? Girişi olup, çıkışı olmayan yer nasıl olur?

Giresun’un güneyde son ilçesi. Ötesi, birbirini takip eden tepeler. Sanki “Biraz burada bekleyin sizi almaya geleceğiz” denilmiş de unutulmuş gibi bir yer.

Tepelerin tepeleri takip ettiği bir yer. Köyleri var mı, yolları nasıl, ne yer ne içerler… Komşuluk nasıl olur? En yakın ilçe olan Alucra 45 dakikalık yol. Neyse o gece orada geçiyorum. Çamoluk’la ilgili yazılacaklar bu kadar değil elbet. Güzel bir hatıra ile ilgili bitirmek istiyorum.

Sabah erken kalkmış, oradan ayrılmadan ilçeyi bir defa daha dolaşmak istedim. Zaten 15 dakikada şehrin her yerini gezebilirsiniz. Son olarak bir çay ocağına gidip biraz muhakeme yapmak istedim. Gördüğüm ilk çay ocağının camında “Cümlealem Çayevi” yazıyordu. Madem cümle âleme ait ben de bir yere oturayım dedim ve bir tabure çekip oturdum. Tabii ocakçıya da “çay” işareti yaptım.

Çay ocağının bulunduğu yer ferahtı. Şehrin kalan kısmına bakarak muhasebe yapıyordum. Kendime göre sağımda dört vatandaş hem konuşuyor hem de çay içiyorlardı. Benim elimde fotoğraf makinası, kalem defter ve önümde bir bardak çay vardı.

Dört arkadaş bazen birbirlerine kızar gibi, bazen tartışır gibi konuşuyor; daha sonra da gülüşüyorlardı. Samimi bir halleri vardı. Aradan az zaman geçti biri bana “Buralı değilsiniz” galiba dedi. Böylece muhabbet başladı. Ben misafir olduğumu söyleyince “Anladım zaten, tişörtünde ‘Perşembe’ yazıyor” diyerek dikkatli olduğunu belli etti.

Ben de Perşembeli olduğumu söyledim. Bana “Gazeteci misiniz” diye sordu bu sefer. Ben de “Sayılır” cevabı verince işin seyri değişti. Adlarının; Hasan Kürkçü, Yaşar Ekmen, Kenan Tepedelen ve Mustafa Yener olduğunu öğrendiğim bu kafadarlarla samimi bir sohbete başladım. Sonra onlara “Bu hatırayı yazarım ama günün bilmiyorum” dedim. Beş ayın ardından şimdi yazmak kısmetmiş.

Biraz suskunluğun ardından; “Bizi de yaz” dedi biri. “Nasıl yazayım” dedim.  “Nasıl yazarsan yaz. Belki bizi buradan sürerler de kurtuluruz” şeklinde nüktedan bir açıklamada bulundu.

Epey sohbet ettik. İstedikleri en önemli şey “yol” idi. “Şiran’dan gelen yolun Çamoluk’a uğramaması şehrin varlığını hissettirmiyor” dediler. Şiran’dan gelen yolun Kaledere denilen bir köyden Sivas’ın Gölova’ya sapıp oradan Sivas’ın Akıncılar’a gidiyor. Yani yol büyük problem diyorlar.

Sonra biraz daha konuşup ayrılıyorum Çamoluk’tan. Tabii bir miktar geldiğim yoldan geri dönüp sonra gideceğim yere gitmek için.

 

 

 

 

 

 

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

SENSİZ BAHARIN ŞEVKİ YOK

29 Mart 2024 okunma
    Ne zaman mart ayı gelse hep aynı hatıra canlanır gözümde. Sanki daha dün gibiydi… Köyümüze okul açılması haberi gelince okul çağında çocukları olan ailelerde bir telaş başladı. Ben okul ne, niye okula gidiliyor bilmiyordum. Hatta çok kişi... Devamını Oku

TORUL’U ANARKEN

7 Mart 2024 okunma
Aradan yedi ay gibi bir zaman geçti. Geçmiş notlarımı incelerken 20 Temmuz 2023 tarihinde yani sıcak bir yaz gününde yolum Torul’a uğramış; orada bulunan bir çay ocağında mola vermiştim. Daha sonra 12 Kasım 2023 tarihinde “Torul’da Bir Çay Bahçesi”... Devamını Oku

KAĞIZMAN’IN ÇİÇEKLİ ÇAYI

18 Şubat 2024 okunma
Bazen bizim basitmiş gibi görüp, tarihe mâl olan o kadar çok şey vardır ki kayıt altına alınmadığında unutulup gider. İnsan hayatında olduğu gibi toplumların hayatına girmiş ve zaman içinde yok olmuş neler vardı kim bilir? Tarihi ve kültürel değerlerin... Devamını Oku

DERELİ’Yİ GÖRELİ

6 Şubat 2024 okunma
Nemli bir yaz ayıydı. Takvimler 18 Temmuz 2023 tarihini gösterirken düştüm yollara. Maksadım daha önce ayak basmadığım toprakları yerinde görmekti. Her ne kadar uzun sür kalamayacak olsam da en azından dünya gözü ile etrafı bir temaşa edip, havasını... Devamını Oku

AYVACIK SAKİN ŞEHİR OLUR MU?

25 Ocak 2024 okunma
Yolumun Samsun’un Ayvacık ilçesine düşmesiyle şehri bira dolaştıktan sonra Belediye Başkanı ile bir görüşme yapmak istedim. Her vatandaş gibi görüşme için sıramı aldım ve davet edilince makama kabul edildim. Daha içeri girer girmez Ordu’nun Perşembe... Devamını Oku

ÇATALPINAR’DA BİR GÜZ VAKTİ

4 Ocak 2024 okunma
Takvimler aralık ayını gösteriyordu. Bölge sonbaharın güzel anlarını yaşıyordu. Sararmış yapraklar yer ile buluşu hasbihal etmeye başlamış, daha önce aynı dalı süslemiş diğer yaprakların da yanına gelmesini bekliyordu. Yazın terleten sıcaklığı... Devamını Oku

İSLİ DEMLİK ÇAYEVİ

22 Aralık 2023 okunma
  Her ne kadar “Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı var” denişe de çayın yeri bir başladır. Çay; dost ile de içilir düşman ile de… Kalabalıkta da içilir, yalnızken de… Evde, parkta, piknikte, lokantada ve buna benzer yerlerde içilen sıcak bir... Devamını Oku

KÜRTÜN

11 Aralık 2023 okunma
Karadeniz’e yüksekten bakan bir vatan toprağı. Tarihi de coğrafyası da incelemeye değer. Geçmişi bazen hazin, bazen göğüs kabartan bir özelliğe sahip. Biz tarihine ve coğrafyasına teferruatlı bir şekilde girmemiz mümkün değil. Hani “Geçiyordum... Devamını Oku

BİR KÜLTÜR TEMSİLCİSİ: AHMET SOYLU

2 Aralık 2023 okunma
  Kendisi ile tanışmadan önce ismini duymuştum. Ne zaman arkadaşlarla kültürel bir araştırmadan bahsedilse bana “Siz Ahmet Soylu’yu tanıyor musunuz” sorusunu sorarlardı. Ben de il zamanlar “hayır” cevabı versem de zamanla “İsmini sık duyuyorum”... Devamını Oku

ŞEHİT CEMAL MUTLU İLKOKULU ZİYARETİ ÜZERİNE

27 Kasım 2023 okunma
Emekli olduktan sonra eğitim camiasından kopmamak için belirli aralıklarla okul ziyaretleri yaparım. Bir eğitim-öğretim dönemi içinde her okulu en az bir defa ziyaret eder, yeni arkadaşlarla da tanışırım. Kültürel faaliyetlerim devam ettiği için de onlardan... Devamını Oku