son haberler

Sürünün Dediği olur

Yayınlanma Tarihi: 25 Şubat 2013 okunma

Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

Senelerin hem kişiler hem de toplumlar üzerinde yaptığı değişikliği zaman içerisinde anlıyoruz.

Dün itiraz ettiğimiz çok şeyi bu gün evlatlarımızda normal olarak görüyoruz. Açıklama ise gayet basit: Herkes öyle yapıyor.

Dün birisi size gelecek hakkında bilgi verirken bu değişimleri anlatacak olsa; öce inanmaz, değişimi sezdiğiniz veya görmeye başladığınız zaman ise kendi çocuklarınızı bu gibi davranışlardan muaf olacağını tahmin ederdiniz. Size birileri bu hususta “Hayır kabullenirsiniz; kabullenmezseniz toplum sizi dışına iter” gibi sözler söylerse de; onlara şiddetle muhalefet eder, “Bizde böyle şeyler olmaz” tahmin ve temennisini dile getirirsiniz.

Ancak seneler sonra dün itiraz ettiğiniz şeyleri yakınlarında görmeye başlayınca; ilk anlardaki muhalefet ve ikazlar işinize yaramayıp hayatın tabii seyri içindeki değişimini artık kabullenmeye başlayınca; “Maalesef bazı şeylerin önüne geçilemiyor” ifadeleri ile “beyaz bayrağı” çeker veya biri sizler çektirir.

Artık siz de toplum gibi düşünmeye başlarsınız. “Şimdi zaman böyle götürüyor” cümlesinin altında çok şey yatar. Siz içinizden kabullenmediğiniz her duruma dışından muhalefet edemezsiniz. Buna cesaretiniz yoktur. Cesaretiniz olsa da gücünüz yoktur. Kısaca kendi anlayışınızın dışındaki dünyaya mağlup olmuşsunuzdur.

“Yaptıkları doğru şeyler değil ama herkes yapınca o da sele kapılmış” mazereti bile içinizin acısına yeterli gelmez. Dilinizin söylediği bu cümleleri ruhen kabul etmezsiniz. Daha dün bunlarının olabileceğini söyleyen kişilere ne çok kızar ne çok itiraz etmişsinizdir hâlbuki. Hatta bir ara celallenip “Olmaz, olamaz. Benim yakınlarımda böyle şeyler görünmez. Yoksa asarım keserim vs…” gibi lafların ardından yutkunup artık “susarım” bile diyemezsiniz. Çünkü susmuşsunuzdur.

Yani susturmuşlardır.

Bütün olup bitenlere karşı koyamamamızın sebepleri çok basittir: “Çocuğumuzu kaybetmeyelim.”

Canı sağ olsun yeter anlayışı, canın ne istiyorsa yapabilirsin anlayışı ile aynıdır aslında. Burada anlatılanlar sadece bir zümreye, bir aileye, bir köye ve şehre ait değildir. Muhtelif sosyal ve ekonomik yapılara sahip kişiler üzerindeki değişmeler ebeveynlerin anlayışına ters geldiği müddetçe bu çatışma olacaktır.

Kılık kıyafetten dinlediği müziğe kadar farklılaşan nesil, aslında birbirlerine göre daha yakınlar. Burada ayrılıklar fertler arasından çok devirler arasında olmaktadır. Dün sosyal ve kültürel yapısı ne olursa olsun saçını tarakla tarayıp yatırmaya çalışan kişiler; bu gün jöle ile dik durması için uğraşıyorlar. Yani farklı anlayışlarda dav olsa aynı şekilde davranıyorlar. Aralarında tek ve en önemli fark genel düşünce tarzı ve ekonomi. Artık zengin de fakir de “blue Jean” giyip camiye veya meyhaneye gidebiliyor.

Artık eski adetlerimizi ortak yeni kurallara göre yaşayacağız.

Bakalım devran daha neler göstercek…

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

SENSİZ BAHARIN ŞEVKİ YOK

29 Mart 2024 okunma
    Ne zaman mart ayı gelse hep aynı hatıra canlanır gözümde. Sanki daha dün gibiydi… Köyümüze okul açılması haberi gelince okul çağında çocukları olan ailelerde bir telaş başladı. Ben okul ne, niye okula gidiliyor bilmiyordum. Hatta çok kişi... Devamını Oku

TORUL’U ANARKEN

7 Mart 2024 okunma
Aradan yedi ay gibi bir zaman geçti. Geçmiş notlarımı incelerken 20 Temmuz 2023 tarihinde yani sıcak bir yaz gününde yolum Torul’a uğramış; orada bulunan bir çay ocağında mola vermiştim. Daha sonra 12 Kasım 2023 tarihinde “Torul’da Bir Çay Bahçesi”... Devamını Oku

KAĞIZMAN’IN ÇİÇEKLİ ÇAYI

18 Şubat 2024 okunma
Bazen bizim basitmiş gibi görüp, tarihe mâl olan o kadar çok şey vardır ki kayıt altına alınmadığında unutulup gider. İnsan hayatında olduğu gibi toplumların hayatına girmiş ve zaman içinde yok olmuş neler vardı kim bilir? Tarihi ve kültürel değerlerin... Devamını Oku

DERELİ’Yİ GÖRELİ

6 Şubat 2024 okunma
Nemli bir yaz ayıydı. Takvimler 18 Temmuz 2023 tarihini gösterirken düştüm yollara. Maksadım daha önce ayak basmadığım toprakları yerinde görmekti. Her ne kadar uzun sür kalamayacak olsam da en azından dünya gözü ile etrafı bir temaşa edip, havasını... Devamını Oku

AYVACIK SAKİN ŞEHİR OLUR MU?

25 Ocak 2024 okunma
Yolumun Samsun’un Ayvacık ilçesine düşmesiyle şehri bira dolaştıktan sonra Belediye Başkanı ile bir görüşme yapmak istedim. Her vatandaş gibi görüşme için sıramı aldım ve davet edilince makama kabul edildim. Daha içeri girer girmez Ordu’nun Perşembe... Devamını Oku

ÇAMOLUK: GİRİŞİ OLUP ÇIKIŞI OLMAYAN İLÇE

10 Ocak 2024 okunma
Takvimler 23 Temmuz 2023’ü gösteriyordu. Sahilin hem kavurucu hem de buram buram terleten sıcağından uzaklaşmak için daha güneyine doğru birkaç günlük bir ziyaret etmeyi planladım. Ünye’den yola çıkıp, sahil boyu yol aldıktan sonra, Giresun’un Dereli... Devamını Oku

ÇATALPINAR’DA BİR GÜZ VAKTİ

4 Ocak 2024 okunma
Takvimler aralık ayını gösteriyordu. Bölge sonbaharın güzel anlarını yaşıyordu. Sararmış yapraklar yer ile buluşu hasbihal etmeye başlamış, daha önce aynı dalı süslemiş diğer yaprakların da yanına gelmesini bekliyordu. Yazın terleten sıcaklığı... Devamını Oku

İSLİ DEMLİK ÇAYEVİ

22 Aralık 2023 okunma
  Her ne kadar “Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı var” denişe de çayın yeri bir başladır. Çay; dost ile de içilir düşman ile de… Kalabalıkta da içilir, yalnızken de… Evde, parkta, piknikte, lokantada ve buna benzer yerlerde içilen sıcak bir... Devamını Oku

KÜRTÜN

11 Aralık 2023 okunma
Karadeniz’e yüksekten bakan bir vatan toprağı. Tarihi de coğrafyası da incelemeye değer. Geçmişi bazen hazin, bazen göğüs kabartan bir özelliğe sahip. Biz tarihine ve coğrafyasına teferruatlı bir şekilde girmemiz mümkün değil. Hani “Geçiyordum... Devamını Oku

BİR KÜLTÜR TEMSİLCİSİ: AHMET SOYLU

2 Aralık 2023 okunma
  Kendisi ile tanışmadan önce ismini duymuştum. Ne zaman arkadaşlarla kültürel bir araştırmadan bahsedilse bana “Siz Ahmet Soylu’yu tanıyor musunuz” sorusunu sorarlardı. Ben de il zamanlar “hayır” cevabı versem de zamanla “İsmini sık duyuyorum”... Devamını Oku