son haberler

Yeni Kadı

Yayınlanma Tarihi: 27 Ocak 2014 okunma

Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

Tam seçim arsında da böyle bir yazı olur muydu bilmem ama aklıma geldi birden bire. Her gün seçimle yatıp seçile kalktığımıza göre normal sayılır.

Önce il ve ilçelerde aday adaylarının kim oldukları konuşuldu. Aynı partiden birden fazla aday adayı varsa kıyasıya bir çekişme geçti aralarında. Hatta öyle laflar edildi ki birbirlerine karşı düşman düşmana söylemezdi. Ee ne olacak koltuk kavgası –pardon ekmek kavgası- bu!

Malum seçimlere aday adayları değil, adayla girecek! Öyleyse ne olmalı? Elbette “ben” aday olmalıyımın mücadelesi başladı. Bunun için de başka parti aday adaylarıyla değil de kendi partisinin aday adaylarını karalamaya başladılar. Meğer ne kadar da iyi olmayan yönleri varmış kendi partisinden aday adayı olanların.

Kim söylüyor bunları? Kendi partisinin diğer adayları…

Sonra ne olacak? Kim kesin aday olursa şöyle diyecek. “Bu bir hizmet yarışıydı kaybeden yok!” Aday olamayanlar ne diyecek: “Bu bir yarıştı. Arkadaşımıza başarılar dileriz.” Biz de ferahlayacağız böylece.

Daha sonra seçim başlayacak!

Artık herkes muhalif partilerin adaylarına yüklenecek. Ahali arasında bir laf var. “Gavura vurur gibi vurmak” diye. Bazen kantarın topuzu kaçacak. Kimsenin ağzından çıkanı kulağı duymayacak.

Hepsi de öyle mi olacak?

Sanmıyorum. Aralarında ölçü sınırlarını aşmayan adaylar da olacak elbet. Yapacaklarını anlatan, projelerini açıklayan, ağzından çıkanı kulağı duyan ilkeli kişiler de olacak. Ve seiçmler başlayacak…

Gelelim biz tarihteki kadı hikâyemize…

Bir yerin kadısı hakkında üst makamlara şikâyet gider. Şikâyet konusu parayla fetva veriyor, hep güçlülerin dediği gibi yapıyor diye. Normal ahali bizardır kısa. Ancak her dilekçe yukarıda işleme konmaz. Şikâyetçilerin tamamı ahaliden oldukları için göz ardı ederler.

Ancak şikayetlerin ardı arkası kesilmez. Haftayı bulmaz ki Kadı Efendi’nin yolsuzluğundan bahsedilmesin. Sonunda yukarısı da kadıyı değiştirme kararı alır ve malum yere yeni kadı tayin eder.

Kadının evinin önünde iki göç vardır. Birileri eski kadının eşyalarını dışarı taşır. Bunu memnuniyetle yaparlar tez elden gitsin diye. Yeni kadı da eşyaların boşalmasını bekler sabırsızlıkla. Bir an evvel kendine tahsisi edilmiş eve yerleşmek için.

Eski kadı eşyelerı taşınırken “kıs kıs” gülmektedir. Millet üzülmesi beklerken onun gülüşüne bir mana veremez. Taşıyıcılar evden en son bir küp çıkarır. Çok ağırdır. Bu arada da eski kadıya sormadan edemezler.

-Niçin gülüyorsun?

Eski kadı gayet sakin cevap verir:

– Ben son olarak evden çıkarttığınız küpü doldurmak üzereydi. Dolduktan sonra kimseden bir şey istemeyecektim. Ancak yeni kadı hep boş küple geliyor. Vay halinize!

İyi seçimler efendim…

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Yunus Emre Ünye’de Mi?

13 Nisan 2022 okunma
Herhangi bir Ünyeliye “Yunus Emre Ünye’de mi” diye soracak olsak alacağınız cevap “evet” olacaktır. Yunus Emre bu milletin ruh hamurunu yoğuran mümtaz şahsiyetlerden biridir ve manevi alanda herkesindir. Ülkenin muhtelif yerlerinde “makamı” olduğu gibi... Devamını Oku

Ali Dayı

31 Mart 2022 okunma
Atalarımız “Yiğit namıyla anılır” dememiş boşuna. Bazı isimler vardır ki kimlikte yazanın önündedir. Ali Dayı’da öyle. Kendisini şahsen epey geç tanıdım. Bugünkü Sağlık Ocağı karşısında mütevazı bir dükkânı vardı. Her kahvaltıda namını... Devamını Oku

Meydan Simitçisi

28 Şubat 2022 okunma
Siz karanlığı bilir misiniz? Sokak lambaları hayatımıza girdiği günden beri “zifiri karanlık” hayatımızdan çıktı. Bütün lambaları kapatsak bile hareketli olan her şeyi siluet halinde görebiliyoruz. Zifiri karanlık hayatımızdan çıktığı günden beri,... Devamını Oku

Bir Şehir Nasıl Bozulur?

15 Şubat 2022 okunma
Meşhurdur, “Bülbülü altın kafese koymuşlar, ah vatanım” demiş. Bundan dolayı her köy, ilçe, il diğerlerinden hep güzeldir. Kime göre? Orada yaşayanlar veya oralı olanlara göre. Her yerin güzelliği kendine göredir. Yeryüzü yaratıldığından beri... Devamını Oku

Şiir; Karakoç’un Mu, Mahsuni’nin Mi?

9 Şubat 2022 okunma
  Yetmişli yıllardı. Üniversitelilerin ön ayak olduğu ideolojik hareketler yavaş yavaş liselilere kadar inmişti. Herkesin herkesten şüphelendiği yıllardı. Dava önemliydi… Çok kişi kardeşini, babasını, oğlunu kendi davası için ispiyonladığı... Devamını Oku

ÜNYE VE AİDİYET

31 Ocak 2022 okunma
  Ülkemizde nereli olunursa olunsun herkes bulunduğu yeri sever ve över. Bu insanın tabiatında var olan bir şeydir. Gayet normal bir haldir. Hatta güzel bir haslettir. Peki insan bir yerli nasıl olur? Genelde gurbette yaşayanlar kendi köyünü, ilçesini, ilini ve... Devamını Oku

İçi Temiz İşçi

26 Ocak 2022 okunma
Nedense okuduğumuz ve duyduğumuz haberlerden güzel olanı fazla konuşulmuyor. Belki olması gerekiyordu diye düşündüğümüz içindir. Ünye’de haber değeri kazanmış ve vatandaşların bilgisine sunulmuş o kadar güzel şeyler oldu ki, bence bunların ülke... Devamını Oku

“Z”  KUŞAĞI MI “Y”  KUŞAĞI MI?

20 Ocak 2022 okunma
Artık son “kuşağın” da bir ismi oldu. Eskiden “nesil” denilen ve günümüzde “kuşak” olarak adlandırılan insan topluluğu. Adına da (Z) kuşağı denilmiş. Dünya var olduğu günden beri “kuşaklar arası” anlaşmazlık hep olmuştur. Kısaca; dede,... Devamını Oku

TURGUT DAĞDEVİREN

18 Aralık 2021 okunma
Onunla ilk defa Hizmet Televizyonu muhabiriyken tanıştım. Takvimler 2004 yılını gösteriyordu yani. Yaklaşık olarak çeyrek asra yakın bir tanışıklığımız var. Ben Hizmet Gazetesinde yazmaya başlamıştım. Radyo, televizyon, gazete aynı çatı altındaydı.... Devamını Oku

Makamın Soğuk Yüzü

15 Aralık 2021 okunma
Kır yıla yakın çalıştım devlet dairesinde. Okuduğum yıllar hariç… Daha öğrenci iken tanıştım resmiyetin ve makamın soğuk yüzüyle. Arkadaşlarım, ne zaman “Seni idareden çağırıyorlar” diye haber verdiğinde içimde bir fırtına ile çalardım okul... Devamını Oku