son haberler

Ünyetv.net Yazarları

Kara Kalemin Kara Günleri

Zeki ORDU 19 Ocak 2015 okunma
Şimdi neslin anlayamayacağı bir hikâye bu. Yani aslında hikâye de onlara masal gibi gelecek. Kim bilir belki de doğru yazmadığımı bile düşünenler olacak. Siyah renkli kurşunkalemin çok kıymetli olduğu zamanlardı. Yani o günlerin söylenişi ile altmışlı yıllar. Biz bin bir zorlukla şehirden aldığımız o siyah... devamını okuyun

Yaşam Laboratuvarından

Semra YİĞİT 15 Ocak 2015 okunma
Eskilerden güneşli bir pazar gününü hatırlıyorum. Mayıs ayındaydık. Tiyatro Ayna’nın Küçük Sahne’de sergilediği Rosa Luxsemburg adlı oyunu görmeye gitmiştim. Önümdeki sırada Aziz Nesin, Yıldız Kenter ve Hadi Çaman oturuyorlardı. Oyunu onlarla birlikte izlemiş olmaktan ayrı bir keyif almıştım. Rosa Luxsemburg’u... devamını okuyun

Kuzine

Zeki ORDU 12 Ocak 2015 okunma
Aslında biz ona guzine deriz. Çok yakına kadar evlerimizin vazgeçilmez eşyalarından biriydi. Yaz kış yakılırdı. Hem ısınma için kullanılır hem de bir nevi ocak görevini görürdü. Her ne kadar yazın fazla itibar görmese de ara sıra hatırı sorulurdu. İlk evlerimizde ocaklık olarak kullanılan yer ısınma... devamını okuyun

Bir Anı

Semra YİĞİT 8 Ocak 2015 okunma
Oturduğumuz kafeden kalkıyoruz. Bir arkadaşım ve kızımla birlikte Mecidiyeköy’den Şişli’ye doğru yürüyoruz. Arkadaşım işine yetişecek, bizse karşı yakaya, Kadıköy’e geçeceğiz. Biraz ilerlemiştik ki aniden bir kadın, kızımı yakalayıp sarılıyor ona. Şaşkın şaşkın bakıyoruz hafif korkarak. Olayı anlamaya... devamını okuyun

Bir Ocak Günü Soğukta Satılan Limon

Zeki ORDU 6 Ocak 2015 okunma
Umut ne sihirli kelime.. Dağların ardında da olsa insan yine vazgeçmiyor ondan. Umut bazen çaresizliğin bazen de hayalin anahtar kavramı. Çok şeyin ileride olmasını arzu etmek… Peki gelecekte daha iyi olmasını istediğimiz şeyler için yeterli mücadele ediyor muyuz? Her şey bu “mücadele” kavramıyla hal olur... devamını okuyun

Klasikleri Uyarlamak

Semra YİĞİT 1 Ocak 2015 okunma
“İşte gökteki bulutlar kabarıp dönmeye başladı önümde, uzaktan bir yıldız parladı. Ormanların loşluğu, ayın donuk ışığı gözümün önünden kaydıkça kayıyor… Ayaklarımın altında mavi bir sis şeridi yayıldı… Havada gerilen bir telin vınlamasını duyuyorum. Bir yanımda deniz, öbür yanımda İtalya. İşte... devamını okuyun

Kenar Süsü

Zeki ORDU 29 Aralık 2014 okunma
Hayatımızdan o kadar çok şey çekildi ki farkında bile olamadık. Aradan yıllar geçtikten sonra bir şekilde hatırladığımız bize ait bazı şeyleri hüzünle yâd ederiz. Kâh bizi terk eden, kâh bizim terk ettiğimiz o kadar çok şey var ki. Bunların bir kısmı daha kullanılır olan yenilerinin... devamını okuyun

Yalnız Kalabilmek ve Sevebilmek

Semra YİĞİT 25 Aralık 2014 okunma
“Yalnızlığına kaç, dostum! Seni büyük adamların gürültüsünden sersemlemiş, küçüklerin iğneleriyle de delik deşik olmuş görüyorum. / Seninle nasıl susulacağını pek iyi bilir orman ve kaya. O sevdiğin ağaca benze yine sen, o geniş dallıya: sessiz ve dinlercesine sarkar o, deniz üstüne. / Yalnızlığın bittiği... devamını okuyun

SahafZade’de Kültür Sohbeti

Zeki ORDU 22 Aralık 2014 okunma
Öncelikle “Sahafzade” kelimesinin yanlış yazıldığını düşünenler olabilir. Haklılar da. Ancak Giresun’da bulunan bir kitabevi ismini böyle vermiş. Yani sahaf ve zade kelimesi bitişik yazıldığı halde, ortada bulunan “z” harfi büyük yazılmış. Her ne is. Konumuz bu değil. Geçen hafta SahafZade Kitabevi tarafından... devamını okuyun

Yaşamak, Yaşlanmak

Semra YİĞİT 18 Aralık 2014 okunma
Çarşının dar caddelerinde yürüyorum. Kış mevsiminin bu ayında çok nadir görünen güneşin bahşettiği bir avuç ışıklı sıcaklığı yakalayıp yaşam enerjisine dönüştürmeye çalışıyorum. İnsanlar günün telaşı içinde -kimi hızlı kimi yavaş- bir yerden bir yere gidip geliyorlar. Gürültü de trafik de büyük... devamını okuyun
';