son haberler

Küstürdüm Gônüli Güldüremedim

Yayınlanma Tarihi: 22 Eylül 2017 okunma

Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

Neşet Ertaş’ın hatırasına

Gönül kelimesini en güzel telaffuz eden usta…

Gönül adamı…

Bazı şeyler vardır ki kelimeler izah edemez. Ne kadar söylersen söyle, ne kadar yazarsan yaz bir yanı eksik bırakılır. İşte “gönül” de böyle bir kelime.

Gönül; ne yürek, ne kalp ile eşanlamlı değildir.

Sevgi, muhabbet, hürmet, ilgi, meyil, yönelme kelimeleri ise ondan neşet eder yani meydana gelir.

Belki de başka bir lisana tek kelime ile tercümesi mümkün değildir. Çünkü “gönül” denilen o mefhum hiç de tam olarak bizim anladığımız veye anlattığımız gibi değildir. Onu en yakın anlamıyla Neşet Ertaş dile getirmiş, onu en güzel Neşet Ertaş telaffuz etmiştir.

“Gönül Dağı” tabiri ona aittir. Tek başına bile üzerinde sayfalarca yazı yazılabilecek bir kavramdır. Ne müthiş bir ifade: Gönül dağı…

O bizim bildiğimiz dağlardan daha yüce, bizim bildiğimiz dağlardan daha heybetli ve bizim bildiklerimizden daha yalnızdır.

Gönül dağı…

Ötesi neresi?

Şimdi onun türkülerinden alınmış mısralar yazacağım buraya. Sadece yazacağım. Biliyorum bu yazıyı okuyanlar  kendisine göre anlayacaklar. İşte Ustanın büyüklüğü buradan geliyor. O bir söylüyor biz bin anlıyoruz. Daha doğrusu bizim gönlümüzce söylüyor gibi.

İşin içinde gönül olur da yâr olmaz mı? Zaten bu iki kelime yan yana gelince daha bir anlamlı oluyor.

Sözü ustaya bırakalım.

Gönülden gönüle yol gizli gizli.” İşte size bir “yol” tarifi. Yol hem var hem görünmüyor. Belki biliniyor…

Bu derdimin dermanını bulmaya ben yâre gidem.” Dert belli dermen belli.  Yine benzer şekilde bir mısra “ Dermansız bir derde düştüm, dermanı var yâr elinden.”

Bazen de yârine kavuşamamanın hüzünlü bir ifadesini dile getiriyor. “Gônim hep seni arıyor neredesin sen?” diye. Arayan ise gönül…

Ya şu mısralara ne demeli?

Hiç merham kar eylemez

Yar yarası var bende.

 

Yani dert belli dermen belli.

Veya:

Ancak sen merham olun

Gönümün yarasına

Yara belliyse derman da “yâr” olur ancak

Neşet Ertaş için daha önce de yazdığım şu cümleyi yazmadan geçemeyeceğim. O; “His coğrafyasını gönül sazıyla çizen usta”

Ne diyeyim başka gücümüz bu kadar yetiyor yazmaya. Yine onun sözüyle bitirelim yazımızı.

 Derde düştüm dermanını aradım

Dermanı o yarda var imiş meğer.

 

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Cesaretin Varsa Yardım Et

14 Haziran 2018 okunma
“Kalın kitapların ince, uzun cümlelerin kısa hükmü…” “ İyilikten maraz doğar” sözü ile ilk defa nerede söylenmiş hep merak ederim. Nasıl bir can yanmasıdır ki, hem iyilik edeceksiniz, hem de zararlı siz çıkacaksınız. Başta ‘hümanistler’ ve... Devamını Oku

Mekteb-i Sultani ve Müstahdem Ali Efendi

8 Haziran 2018 okunma
Malum olduğu üzere Galatasaray Lisesi’ni tanımayanımız yoktur. Bu lise 1481 yılında Galata Sarayı Enderun-u Hümayunu adıyla kurulmuş olup, 1 Eylül 1868 senesinde Mekteb-i Sultani adını almış olup; 1924 yılında Galatasaray Lisesi adıyla eğitimine devam... Devamını Oku

Oturun Oturduğunuz Yerde!

1 Haziran 2018 okunma
Belki on beş yıldan fazla oturup televizyon seyretmişliğim yoktur. Sadece naklen maç yayınları hariç. Bir de misafirliğe gittiğimde ev sahibi hangi kanalı açmışsa bizde mecburen o kanalı seyretmiş oluyoruz. Gördüğüm odur ki en çok diziler ve magazin... Devamını Oku

Kıraathane

25 Mayıs 2018 okunma
Kıraatin, okuma demek olduğunu bilenler bilir. Eskiden kıraat ilmi bile vardı. O zamanlar bu Kur’an okuma ilmi olarak yapılıyordu. Yani büyüklerimiz bir eserin nasıl okunacağının dahi ilmini gösteriyormuş. Sosyal ve kültürel değişmesiyle başlayan bazı... Devamını Oku

İstikamet Üzere Olmak

18 Mayıs 2018 okunma
Ne zaman ramazan ayı girse hummalı bir faaliyet başlar. Sanki herkes kıtlıktan çıkmış gibi alış-veriş yapar. Elbette en tabii hakları. Gün boyu yemenin ve içmenin olmadığı bu ayda iftar sofraları en güzel anlardandır. Oruçluyken kimin canı ne çekmişse... Devamını Oku

Ankara’da Ayakkabı Tamiri

11 Mayıs 2018 okunma
  Ben bir köy çocuğu olduğum için ilçe merkezinde yaşayanları “çok önemli” kişiler olduğunu öğrenerek büyüdük. Şehirli insanların tartışmadığını, birbirlerine kızmadığını, herkesin bilgili olduğunu, temiz giyindiğini, düzgün... Devamını Oku

Ankara ve Çevresi

4 Mayıs 2018 okunma
Yolumuz bu günlere Ankara’ya düştü. Biz de hazır Ankara’ya gelmişken şöyle görünen kısmıyla bir inceleyelim dedik. Öyle enikonu incelemek için yeterli vaktimiz yok. Adım başı birileriyle de konuşamayız. Ne de olsa başkent. Belli ki insanları kültürlü,... Devamını Oku

Ağlayan Ağaç

27 Nisan 2018 okunma
Herkesin malumu olduğu üzere bir iç ve dış turizmin gelişmesinde tanıtımın önemi oldukça fazladır. İnsanlar bulundukları yerden kalkıp başka yerleri gezip görmeye karar vermişse gittiği yer ile ilgili az-çok bilgiye sahiptir. Yoksa o kadar zamanı ve parayı... Devamını Oku

Mazide Hatıram Yahut Sosyal Geri Dönüşüm

20 Nisan 2018 okunma
Şöhret her devirde çok kişi tarafından arzu edilen şey olmuştur. Sadece münevver ve din adamları şöhrete yakın durmamışlar. Büyükler şöhreti iki kısma ayırır. “Birincisi, bir kimse şöhret olmayı arzu eder, o afettir” şeklindedir. Şöhret hangi... Devamını Oku

Ekmek Karnesinden Eee Karneye

13 Nisan 2018 okunma
Yıllar önce dedem ekmek karnesinden bahsederken ben anlamazdım. Yaşımın çok küçük olması yüzünden olduğunu düşündüğüm bu durumu büyüdüğüm zaman da kavrayamayınca; bu karnenin nasıl verildiği, kimlere verildiği, ne kadar sürede verildiği hususunda... Devamını Oku