son haberler

Sen Gideli…

Yayınlanma Tarihi: 9 Mart 2018 okunma

Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

Sen gideli şu kadar zaman geçti ile gelmeyeli şu kadar oldu aynı şeyi mi ifade ediyor?

Günler geçti, aylar geçti, yıllar ve mevsimler geçti sen hala gelmedin…

 

Sen gideli; günler geçti, aylar geçti, yıllar…

Sizce gittiğinden sonra geçen zaman mı daha uzun; gelmesini beklediğinizi süre mi?

Ne fark eder ki…

 

Madem yok, madem gitti; ayrılık zamanını hangi ölçü birimi ölçebilir?

Madem yok, madem daha gelmedi geçen süre neyle tarif edilebilir ki?

 

“Yoluna göz dikeli yıllar oldu gelmedin” demiş şair.

Belli ki beklenmiş dönüşü. Karakoç ise şöyle terennüm etmiş ayrılığı:

 

“Beni düşünmüyorsan kendini düşün

Herkes seni kınar oldu gel gayrı”

 

Sen gideli…

Gelmeyeli…

Şu kadar zaman oldu, şu kadar süre geçti…

 

Hasret ve ayrılık yan yana durmuş hep.

Hasret ve beklemek komşu olmuş…

Belkiler, giderimden, gelirime daha yakın durmuş…

Umutlar var olandan yana değil, olmayan şeylerin sonucu olmuş.

 

Beklemek, gözlemek, umut etmek, temenni etmek…

Bir yanında ayrılığın, bir yanında hasretin, bir yanında…

 

Yani…

“Çok yanında” olmuş…

 

“Sen gideli şu kadar zaman geçti” de geçen zamanı hesaplattıran ney ki?

Her ne ise hangi ölçü birimine göre ölçüldü?

Sizce zaman her şey için aynı mı?

 

Beklenen şey gelse beraber olduğunuz süre ile beklediğiniz süre saatlere ve takvimlere göre aynı olsa bile gönlünüze göre de aynı mı?

 

Zaman, niye böylesin?

Bazen yıllar gün gibi, günler yıl gibi oluyor insana…

 

Son olarak, Burhan Bey’e ait bir mısra ile bitirelim:

 

“Aylar geçiyor sen bana hâlâ geleceksin…”

 

 

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Cesaretin Varsa Yardım Et

14 Haziran 2018 okunma
“Kalın kitapların ince, uzun cümlelerin kısa hükmü…” “ İyilikten maraz doğar” sözü ile ilk defa nerede söylenmiş hep merak ederim. Nasıl bir can yanmasıdır ki, hem iyilik edeceksiniz, hem de zararlı siz çıkacaksınız. Başta ‘hümanistler’ ve... Devamını Oku

Mekteb-i Sultani ve Müstahdem Ali Efendi

8 Haziran 2018 okunma
Malum olduğu üzere Galatasaray Lisesi’ni tanımayanımız yoktur. Bu lise 1481 yılında Galata Sarayı Enderun-u Hümayunu adıyla kurulmuş olup, 1 Eylül 1868 senesinde Mekteb-i Sultani adını almış olup; 1924 yılında Galatasaray Lisesi adıyla eğitimine devam... Devamını Oku

Oturun Oturduğunuz Yerde!

1 Haziran 2018 okunma
Belki on beş yıldan fazla oturup televizyon seyretmişliğim yoktur. Sadece naklen maç yayınları hariç. Bir de misafirliğe gittiğimde ev sahibi hangi kanalı açmışsa bizde mecburen o kanalı seyretmiş oluyoruz. Gördüğüm odur ki en çok diziler ve magazin... Devamını Oku

Kıraathane

25 Mayıs 2018 okunma
Kıraatin, okuma demek olduğunu bilenler bilir. Eskiden kıraat ilmi bile vardı. O zamanlar bu Kur’an okuma ilmi olarak yapılıyordu. Yani büyüklerimiz bir eserin nasıl okunacağının dahi ilmini gösteriyormuş. Sosyal ve kültürel değişmesiyle başlayan bazı... Devamını Oku

İstikamet Üzere Olmak

18 Mayıs 2018 okunma
Ne zaman ramazan ayı girse hummalı bir faaliyet başlar. Sanki herkes kıtlıktan çıkmış gibi alış-veriş yapar. Elbette en tabii hakları. Gün boyu yemenin ve içmenin olmadığı bu ayda iftar sofraları en güzel anlardandır. Oruçluyken kimin canı ne çekmişse... Devamını Oku

Ankara’da Ayakkabı Tamiri

11 Mayıs 2018 okunma
  Ben bir köy çocuğu olduğum için ilçe merkezinde yaşayanları “çok önemli” kişiler olduğunu öğrenerek büyüdük. Şehirli insanların tartışmadığını, birbirlerine kızmadığını, herkesin bilgili olduğunu, temiz giyindiğini, düzgün... Devamını Oku

Ankara ve Çevresi

4 Mayıs 2018 okunma
Yolumuz bu günlere Ankara’ya düştü. Biz de hazır Ankara’ya gelmişken şöyle görünen kısmıyla bir inceleyelim dedik. Öyle enikonu incelemek için yeterli vaktimiz yok. Adım başı birileriyle de konuşamayız. Ne de olsa başkent. Belli ki insanları kültürlü,... Devamını Oku

Ağlayan Ağaç

27 Nisan 2018 okunma
Herkesin malumu olduğu üzere bir iç ve dış turizmin gelişmesinde tanıtımın önemi oldukça fazladır. İnsanlar bulundukları yerden kalkıp başka yerleri gezip görmeye karar vermişse gittiği yer ile ilgili az-çok bilgiye sahiptir. Yoksa o kadar zamanı ve parayı... Devamını Oku

Mazide Hatıram Yahut Sosyal Geri Dönüşüm

20 Nisan 2018 okunma
Şöhret her devirde çok kişi tarafından arzu edilen şey olmuştur. Sadece münevver ve din adamları şöhrete yakın durmamışlar. Büyükler şöhreti iki kısma ayırır. “Birincisi, bir kimse şöhret olmayı arzu eder, o afettir” şeklindedir. Şöhret hangi... Devamını Oku

Ekmek Karnesinden Eee Karneye

13 Nisan 2018 okunma
Yıllar önce dedem ekmek karnesinden bahsederken ben anlamazdım. Yaşımın çok küçük olması yüzünden olduğunu düşündüğüm bu durumu büyüdüğüm zaman da kavrayamayınca; bu karnenin nasıl verildiği, kimlere verildiği, ne kadar sürede verildiği hususunda... Devamını Oku