son haberler

Zahide

Yayınlanma Tarihi: 24 Kasım 2017 okunma

Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

Bazı isimler tarihe mâl olmuştur. Leyla, Şirin, Züleyha ve Aslı bunlardan ilk akla gelenler. Hepsinin de bir kıssası var. Öteden beri söylene gelen bir kıssa.

Bu isimler belki gerçekte yoktu. Ancak “Gönül tarihimizde” önemli bir yere sahiptir. Kulaktan duyma da olsa bunlarla ilgili üç-beş cümle kalmıştır aklımızda.

Günümüzde de “Gönül tarihimize” giren iki isim vardır ki artık unutulmaları mümkün değildir. Bunlardan biri “Mihriban”dır. Elli yaşın üzerindekiler bunu şiir olarak. Şairi Abdurrahim Karakoç.  Bu şiiri  ünlü türkücü Musa Eroğlu bestelemiş ve gönüllerimize havale etmiştir. Burada şair ve bestekâr ayrı kültür iklimin iki insanıdır. Ve sanatta buluşmuşlardır.

Diğer bir isim ise “Zahide”dir.

Bozkırın tezenesi olarak bilinen büyük usta Neşet Ertaş sazıyla ve sözüyle Zahide’yle hissi bağ kurmamızı sağlamıştır.

Zahide kimdir?

Zahide çok şeydir aslında. Bir kalıba sığmaz. Tarife gelmez. Kelimelerle izahı yapılamaz. O sadece gönül sahibi olanların gönlünde yaşar.

Büyük usta:

Zahide gurbanım n’olacak halim

Gene bir laf duydum büküldü belim

Derken içinden neler geçiyordu acaba? Duyduğu lâf neydi? Duyduğu o lâf neden belini büküyordu. Hangi yükün altına girmişti ki beli bükülmüştü?

Sırta alınan yük insanın belini yıllar sonra büker. Çünkü o tartılabilen bir ağırlıktır. Bir lâf ile bükülen belin sebebi ne yıllardır ne yollardır. O bir gönül yüküdür ki büktüğü bel seneler geçse de doğrulmaz artık.

Sebebi gönül olan bel bükülmesinin ardından boyun da bükülür. Yük sadece belde değildir. Elde olmayan sebepler boynu da büker.

Gurbet ellerinde esirim esir

Zahide gurbanım hep bende kusur

 Gurbet ellerdeki esaret… Ne hazin ifade. Suçlu değilsin, kaçak değilsin ama kendini esir hissediyorsun. Çünkü:

Anadan ayrısın, babadan ayrısın, akraba ve dostlardan ayrısın, mekândan ayrısın…

Başka?

Ayrısın işte…

Öyle bir ayrılıktır ki bu acısı yürekte hissedilir.

Suç gurbetin mi peki?

Değil belki ama gurbette olmayı gerektirecek ne varsa onda.

Elde olmayan bütün sebeplerde. Belki bir anlık dalgınlıkta. Bir anlık yanlış kararda. Bir anlık yanlış tercihte. Bir anlık olmaz hayallerde.

Bir anlık…

Belki “ben”de…

İşte o “ben”in enine boyuna hesapsızlığında.

Zahide’yi kaybetmenin, Zahideleri kaybetmenin sebebi bunlar.

Eğer anan seni bana verirse

Nemize yetmiyor el kadar hasır

Belki de gönlü destan yazan büyük usta bu iki mısraya sığdırmış sevdasını.

Seninle olduktan sonra “el kadar” hasır bile yeter bize diyor. O el kadar hasır gönle göre en ulu dağlardan yüksek, en derin okyanuslardan derin, en geniş ovalardan daha geniştir. Değil mi ki o hasırın yeri gönüldür, fazla söze ne hacet.

Zahide, yani; Emine, Nurcan, Fatma, Nuran, Asuman, Leyla…

Zahide, yani; sevda, sevgi, muhabbet, gönül…

Zahide, yani; ben, sen, o…

Zahide, yani;…

Yanisi yok daha. Herkesin bir Zahide’si vardır mutlaka.

“Nemize yetmiyor…”

Değil mi Zahide…

 

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Cesaretin Varsa Yardım Et

14 Haziran 2018 okunma
“Kalın kitapların ince, uzun cümlelerin kısa hükmü…” “ İyilikten maraz doğar” sözü ile ilk defa nerede söylenmiş hep merak ederim. Nasıl bir can yanmasıdır ki, hem iyilik edeceksiniz, hem de zararlı siz çıkacaksınız. Başta ‘hümanistler’ ve... Devamını Oku

Mekteb-i Sultani ve Müstahdem Ali Efendi

8 Haziran 2018 okunma
Malum olduğu üzere Galatasaray Lisesi’ni tanımayanımız yoktur. Bu lise 1481 yılında Galata Sarayı Enderun-u Hümayunu adıyla kurulmuş olup, 1 Eylül 1868 senesinde Mekteb-i Sultani adını almış olup; 1924 yılında Galatasaray Lisesi adıyla eğitimine devam... Devamını Oku

Oturun Oturduğunuz Yerde!

1 Haziran 2018 okunma
Belki on beş yıldan fazla oturup televizyon seyretmişliğim yoktur. Sadece naklen maç yayınları hariç. Bir de misafirliğe gittiğimde ev sahibi hangi kanalı açmışsa bizde mecburen o kanalı seyretmiş oluyoruz. Gördüğüm odur ki en çok diziler ve magazin... Devamını Oku

Kıraathane

25 Mayıs 2018 okunma
Kıraatin, okuma demek olduğunu bilenler bilir. Eskiden kıraat ilmi bile vardı. O zamanlar bu Kur’an okuma ilmi olarak yapılıyordu. Yani büyüklerimiz bir eserin nasıl okunacağının dahi ilmini gösteriyormuş. Sosyal ve kültürel değişmesiyle başlayan bazı... Devamını Oku

İstikamet Üzere Olmak

18 Mayıs 2018 okunma
Ne zaman ramazan ayı girse hummalı bir faaliyet başlar. Sanki herkes kıtlıktan çıkmış gibi alış-veriş yapar. Elbette en tabii hakları. Gün boyu yemenin ve içmenin olmadığı bu ayda iftar sofraları en güzel anlardandır. Oruçluyken kimin canı ne çekmişse... Devamını Oku

Ankara’da Ayakkabı Tamiri

11 Mayıs 2018 okunma
  Ben bir köy çocuğu olduğum için ilçe merkezinde yaşayanları “çok önemli” kişiler olduğunu öğrenerek büyüdük. Şehirli insanların tartışmadığını, birbirlerine kızmadığını, herkesin bilgili olduğunu, temiz giyindiğini, düzgün... Devamını Oku

Ankara ve Çevresi

4 Mayıs 2018 okunma
Yolumuz bu günlere Ankara’ya düştü. Biz de hazır Ankara’ya gelmişken şöyle görünen kısmıyla bir inceleyelim dedik. Öyle enikonu incelemek için yeterli vaktimiz yok. Adım başı birileriyle de konuşamayız. Ne de olsa başkent. Belli ki insanları kültürlü,... Devamını Oku

Ağlayan Ağaç

27 Nisan 2018 okunma
Herkesin malumu olduğu üzere bir iç ve dış turizmin gelişmesinde tanıtımın önemi oldukça fazladır. İnsanlar bulundukları yerden kalkıp başka yerleri gezip görmeye karar vermişse gittiği yer ile ilgili az-çok bilgiye sahiptir. Yoksa o kadar zamanı ve parayı... Devamını Oku

Mazide Hatıram Yahut Sosyal Geri Dönüşüm

20 Nisan 2018 okunma
Şöhret her devirde çok kişi tarafından arzu edilen şey olmuştur. Sadece münevver ve din adamları şöhrete yakın durmamışlar. Büyükler şöhreti iki kısma ayırır. “Birincisi, bir kimse şöhret olmayı arzu eder, o afettir” şeklindedir. Şöhret hangi... Devamını Oku

Ekmek Karnesinden Eee Karneye

13 Nisan 2018 okunma
Yıllar önce dedem ekmek karnesinden bahsederken ben anlamazdım. Yaşımın çok küçük olması yüzünden olduğunu düşündüğüm bu durumu büyüdüğüm zaman da kavrayamayınca; bu karnenin nasıl verildiği, kimlere verildiği, ne kadar sürede verildiği hususunda... Devamını Oku