son haberler

Vuslat’a Yunusça Kavuşmak

Yayınlanma Tarihi: 1 Ekim 2021 okunma

Zeki ORDU zekiordu.zekiordu@gmail.com

Ayrılığı şımartmamak lazım…

Şayet “Vuslat”a ermek istiyorsak “Yunusça” yanmak gerek…

“Vazgeçemediğim”iz şeylerimiz olmalı…

Ömrümüz, “Şelaleler” gibi akıp geçerken, geriye nelerin kaldığına dikkat etmek gerekir bazen.

Şairin “Geriye hoş sada” bırakmak gerek dediği gibi, geriye bırakacağımız kalıcı eserlerimiz olmalı. Tarihe kayıt düşen eserlerimiz.

Sanatın her türü ancak bir vesika bırakıldığında yarınlara ulaşır. Söz, dünü dünde bırakır, yazı dünü yarınlara taşır.

Bu kadar girizgâhın ardından meramımıza geçelim.

Değerli arkadaşım, şair, yazar ve burada sayamayacağım vasıflara sahip, kültür insanı; Giresunî mahlasıyla tanınan Hatice Satgun’un yeni eserinden bahsedeceğim. Yani “Yunusça”dan.

Hatice Satgun bu zamana kadar kitaplaştırdığı; Vazgeçemediğim, Şelaleler, Ayrılık Şımarmasın, Vuslat ve son olarak da Yunusça adlı esere imza attı. Öncelikle bu başarı ve meziyetinden dolayı kendisini tebrik ediyorum.

Şiirde heceyi ustalıkla kullanan, sosyal, kültürel, hissi, tarihi ve birçok konuyu ele alan şiirleri yazabilme başarısına sahip. İşin tuhaf yanı şu zamanlar onun bir şiiri üzerinde yazı yazmaya karar vermişken bizi Yunusça ile tanıştırınca yazımızın konusu da değişti.

Ömür olsun yeter ki… Yazmayı tasarladığımız yazıyı da yazarız bir gün.

Kendisiyle şahsen tanışıklığım olduğundan; okuma, yazma, sosyal ve kültürel hayat dâhil olmak üzere hayata ve insana dair sohbetlerimiz olmuştur. Özellikle ilinin ve bölgesinin tanıtımı için gayretlerini takdirle karşıladım hep.

Kendisinin uzun yıllar bu sahada birçok esere imza atacağından şüphem yok. Eser verme açısından genç sayılacak bir yaşta ve uzun yıllar bölge ve ülke kültürüne katkıda bulunacaktır.

Her zaman “Vuslat”a kavuşmak son değildir. Mühim olan kavuştuğun şeyi koruyabilmektir. Onun için “Yunusça” pişmek gerekir.

Kolay değil pişmek. Pişmek için sancıları incilere çevirmek gerek.

Her mısra bir sancının mahsulüdür. Durup dururken ortaya çıkmaz.

Bitirmeden önce böyle bir esere sahip olduğu için de Hatice Satgun’u bir defa daha tebrik ediyorum.

Yeni eserleriniz bekliyoruz. Ayrılığı şımartmayınız.

Yazımı iki şahsıma ait iki mısra ile bitirmek istiyorum.

Bir fikre sahip isen sancıların var demek

İçimde taşıdığın incileri var demek

Siz de yorum yapın, görüşlerinizi belirtin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları.

Yunus Emre Ünye’de Mi?

13 Nisan 2022 okunma
Herhangi bir Ünyeliye “Yunus Emre Ünye’de mi” diye soracak olsak alacağınız cevap “evet” olacaktır. Yunus Emre bu milletin ruh hamurunu yoğuran mümtaz şahsiyetlerden biridir ve manevi alanda herkesindir. Ülkenin muhtelif yerlerinde “makamı” olduğu gibi... Devamını Oku

Ali Dayı

31 Mart 2022 okunma
Atalarımız “Yiğit namıyla anılır” dememiş boşuna. Bazı isimler vardır ki kimlikte yazanın önündedir. Ali Dayı’da öyle. Kendisini şahsen epey geç tanıdım. Bugünkü Sağlık Ocağı karşısında mütevazı bir dükkânı vardı. Her kahvaltıda namını... Devamını Oku

Meydan Simitçisi

28 Şubat 2022 okunma
Siz karanlığı bilir misiniz? Sokak lambaları hayatımıza girdiği günden beri “zifiri karanlık” hayatımızdan çıktı. Bütün lambaları kapatsak bile hareketli olan her şeyi siluet halinde görebiliyoruz. Zifiri karanlık hayatımızdan çıktığı günden beri,... Devamını Oku

Bir Şehir Nasıl Bozulur?

15 Şubat 2022 okunma
Meşhurdur, “Bülbülü altın kafese koymuşlar, ah vatanım” demiş. Bundan dolayı her köy, ilçe, il diğerlerinden hep güzeldir. Kime göre? Orada yaşayanlar veya oralı olanlara göre. Her yerin güzelliği kendine göredir. Yeryüzü yaratıldığından beri... Devamını Oku

Şiir; Karakoç’un Mu, Mahsuni’nin Mi?

9 Şubat 2022 okunma
  Yetmişli yıllardı. Üniversitelilerin ön ayak olduğu ideolojik hareketler yavaş yavaş liselilere kadar inmişti. Herkesin herkesten şüphelendiği yıllardı. Dava önemliydi… Çok kişi kardeşini, babasını, oğlunu kendi davası için ispiyonladığı... Devamını Oku

ÜNYE VE AİDİYET

31 Ocak 2022 okunma
  Ülkemizde nereli olunursa olunsun herkes bulunduğu yeri sever ve över. Bu insanın tabiatında var olan bir şeydir. Gayet normal bir haldir. Hatta güzel bir haslettir. Peki insan bir yerli nasıl olur? Genelde gurbette yaşayanlar kendi köyünü, ilçesini, ilini ve... Devamını Oku

İçi Temiz İşçi

26 Ocak 2022 okunma
Nedense okuduğumuz ve duyduğumuz haberlerden güzel olanı fazla konuşulmuyor. Belki olması gerekiyordu diye düşündüğümüz içindir. Ünye’de haber değeri kazanmış ve vatandaşların bilgisine sunulmuş o kadar güzel şeyler oldu ki, bence bunların ülke... Devamını Oku

“Z”  KUŞAĞI MI “Y”  KUŞAĞI MI?

20 Ocak 2022 okunma
Artık son “kuşağın” da bir ismi oldu. Eskiden “nesil” denilen ve günümüzde “kuşak” olarak adlandırılan insan topluluğu. Adına da (Z) kuşağı denilmiş. Dünya var olduğu günden beri “kuşaklar arası” anlaşmazlık hep olmuştur. Kısaca; dede,... Devamını Oku

TURGUT DAĞDEVİREN

18 Aralık 2021 okunma
Onunla ilk defa Hizmet Televizyonu muhabiriyken tanıştım. Takvimler 2004 yılını gösteriyordu yani. Yaklaşık olarak çeyrek asra yakın bir tanışıklığımız var. Ben Hizmet Gazetesinde yazmaya başlamıştım. Radyo, televizyon, gazete aynı çatı altındaydı.... Devamını Oku

Makamın Soğuk Yüzü

15 Aralık 2021 okunma
Kır yıla yakın çalıştım devlet dairesinde. Okuduğum yıllar hariç… Daha öğrenci iken tanıştım resmiyetin ve makamın soğuk yüzüyle. Arkadaşlarım, ne zaman “Seni idareden çağırıyorlar” diye haber verdiğinde içimde bir fırtına ile çalardım okul... Devamını Oku